Namaz ile ilgili Şiirler

Dini Şiirler bölümünde yer alan bu konu MAKSUD tarafından paylaşıldı.

  1. MAKSUD

    MAKSUD Üye

    Namazla ilgili şiirler,Namaz ile ilgili Şiirler

    Namazın Güzellikleri
    Hakk’a imandan sonra kulluğun başı: namaz,
    Cevherlere çevirir toprağı taşı, namaz!

    Allah’ın ve Nebi’nin rızası var namazda,
    A zamanın Yusuf’u, kâr takva, kâr namazda!

    Namaz gözlerin nuru, namaz ki cana ışık,
    Her rükû ve her secde, derde, hicrana ışık!

    Tıpkı bedenlerdeki baş gibi, dinde namaz,
    Allah’ın en sevdiği, kılmak, vaktinde namaz!

    Cahil, namaz deyince zanneder ki zahmet var,
    Hayır! Bunda bereket… Hayır! Bunda rahmet var!

    Günahı siler atar, çağlayan bir su gibi,
    Eder can bahçesini cennet kokusu gibi!

    Kim tatsa bırakamaz! Bu aşk güzel, haz güzel,
    Çünkü Hakk’ın emridir: Vacip, sünnet, farz güzel!

    Kapıların önünde akan bir ırmak namaz,
    Ay gibi, Zühre gibi, eder yüzü ak, namaz!

    Cennet meyvesi ey can, çok rükû ve çok secde,
    Gafillerde yok şükür, gafillerde yok secde!

    Terki mümkün değildir, ne deniz, ne karada,
    Çünkü namazla erdi erenler hep murada!

    Âdem’e, Şit’e, Nuh’a emredince Hak, namaz,
    Kıldı bütün Nebiler, İbrahim, İshak namaz!

    Nebiler ve ümmetler kılageldi hep namaz,
    Allah’ın rızasına, cennete sebep, namaz!

    İşte Peygamber sözü: “Namaz ki, dine direk,”
    Onunla bütün hayır; onunla parlar yürek!

    Namazların terkini küfre denk tutar Nebi,
    Çünkü tehlikededir böyle âdet sahibi!

    Namazdan olacaktır kıyamette ilk sual,
    Namaz eksik gelirse mizanı aşmak muhal!

    İnsan gözünde dağlar deryalar belki büyük,
    Günahlar bakımından namazın terki büyük!

    Namaz kabrin yoldaşı, namaz ki yüze ziynet,
    Sabaha ve akşama, gece gündüze ziynet!

    Yüce Allah buyurdu: “Secde et, Bana yaklaş!”
    Musa ve Hızır gibi lütfa, ihsana yaklaş!

    İslam’ın temelidir: Oruç, zekât, hac, namaz,
    Artık nasıl olur da yürekler kıpırdamaz!

    Sağırlar duymasa da sabah akşam var davet,
    Rahmete ve nimete ermededir Yâr davet!

    Namaz yumurtasından cennet bülbülü çıkar,
    Çünkü bundadır takva, çünkü bunda bütün kâr!

    Ah ne güzel bir zikir, ne güzel bir secde bu,
    Hakk’ın has kullarını getirmede vecde bu!

    Rıza miracı demek, her secde ve her dua,
    Kimin ne kıymeti var, olmazsa eğer dua?

    Ta Âdem’den bugüne her ümmete var namaz,
    A Yusuf yüzlü oğul, dost namazdır, yâr namaz!

    Kıyam, kıraat, rükû, peşinden secde gelir,
    Artık duru gönüller bin türlü vecde gelir!

    Can artık gam seline bir değirmen olamaz,
    Kulun başı üstünde rahmettir çünkü namaz!

    “Beni zikretmek için namaz kıl!” buyurdu Rab,
    Nasıl müstağni kalır artık Türk, artık Arap?

    Secdeye koymak ile emrolundum ben başı,
    Çünkü ibadetlerin bu namazdır en başı!

    “Bugünün namazını yarın kılarım” deme,
    Nice yarınlar geçti, bir baksana âleme!

    Kim diyorsa aldanır “ederim kaza yarın,”
    Namazın terkine var, bin türlü ceza yarın.

    Namaz, mü’minin harcı; kuş, kuğu, at kılamaz.
    Çok kimse de ömründe tek bir rekât kılamaz!

    Yaratmada geceyi, yaratmada Rab günü,
    Nefsini hesaba çek, gelmeden hesap günü!

    İki rekât bir namaz şah olmaktan hoş bana,
    Çünkü Allah diyor ki: “Ey has kulum, koş bana!”

    Leyla’yı ve Şirin’i ne kadar var arayan,
    Allah’tan başka bir dost bulamaz yâr arayan!

    Namaz dostluk kapısı, namaz başların tacı,
    İşte âlemde budur mü’minlerin miracı!

    Her rükû, her secdede yüreklerden gam gider,
    Daha namaz bitmeden Resul’e selam gider!

    Kim çok secde ederse aferinler var ona,
    Nebiler ve melekler olacaktır yâr ona!

    Rahmete vesile kıl bu ömrü, bu az vakti,
    Ne mübarek vakittir ya Rabbi namaz vakti!

    Secde kulun Rabbine, işte en yakın hâli,
    Bizi de salihlerle haşreyle ya İlahî!

    Mustafa Necati Bursalı 21.10.2006

    Nasıl Olur da Sana Secde Etmez Bir İnsan

    Kaç trilyon hücreden, yaratırsın bedeni,
    Her bedene yüklersin, bir varoluş nedeni.
    Evrendeki her zerre, tesbih ederken seni,
    Baş eğerken emrine, bu kâinat , bu mîzan;
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    Ömür yetmez, verdiğin bir nefesin şükrüne,
    Ne mümkün bedel biçmek, yaşattığın bir güne.
    Cennetleri vâdettin, hem de Kur'ân üstüne.
    Haykırırken tabutlar, musallada an be an;
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    Mûcizeler verirsin; kulak duyar, göz görür,
    Kalp atar, dil konuşur, el tutar, ayak yürür.
    Mal, mülk, evlât verirsin; hepsi de yüz güldürür,
    Sağnak sağnak yağarken, bunca rahmet ve ihsan;
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    Fırtınalı denizden, kurtarırsın kulunu,
    Bir şans daha verirsin, ve açarsın yolunu,
    Lâkin; Sana eş koşar, cübbesini, çulunu,
    Bu büyük nankörlüğü, reddederken o vicdan,
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    İçki, zina ve kumar, birer şeytan oltası,
    Dünyaya hükmediyor, cehâletin sultası,
    Din, cahilin elinde, oldu zulüm baltası,
    Peygamber ahlâkını, emrederken o Kur'ân,
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    Şeytan ki; unutturur, o mahşer dehşetini,
    Gıybet ile yedirir, ölmüş kardeş etini.
    Cehenneme yol eder, bu dünya servetini;
    Davul zurna çalarak, gelirken bunca hüsran;
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    Çok şükür ! Rahmetinin, farkındayım nicedir,
    Sensiz geçen saniye, sabahsız bir gecedir.
    Bilirim.. Senin affın, azâbından yücedir;
    Yetmiyor kudretine, hiçbir söz, hiçbir lisan;
    Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.

    Cengiz Numanoğlu

    Namazla Diriliş

    İslamın beş şartından biri namaz
    Arzın Hak'ka en yakın yeri namaz
    Sırat-ı müstakimin ser levhası
    Dünyanın en ulvi seferi namaz

    Gece sonu günün doğuşu namaz,
    Nur-u Hak'kın narı boğuşu namaz
    Nar-ı nirandan kulun kurtuluşu
    Cennet yolu cennet koğuşu namaz

    Kötülükten uzaklaştıran namaz
    Kulu Rabbine yaklaştıran namaz
    Cemaatı camide buluşturan
    Saf tutturup kucaklaştıran namaz

    Cemaatın Hak'ka erişi namaz
    Hakla batılın devrilişi namaz
    Vuslatı, miracı, münacaatı
    Kulun imanla dirilişi namaz...

    18 Şubat 2007 Üsküdar - Ali Soyyiğit

    Secdeden Gayrı

    İlim kapısında verdim yılları,
    Dinledim, ''Hâkk'' diyen âlim kulları,
    Sordum, Dost'a giden bütün yolları;
    Yakın yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Ne bağış yaptığın, vakıf listesi,
    Ne de alkışların esrarlı sesi.
    Günde seksen kere, berât müjdesi;
    Veren yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Huşû tüllerinden, kanat açmaya,
    Bir lâhzada, yedi semâ geçmeye,
    Kevser şerbetini, elden içmeye,
    Ruhsat yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Dedim: yıllar yılı gönlüm harapta,
    Devâ bulamadım, sazda şarapta,
    Bir yudum su verin, kaldım serapta;
    Pınar yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Gördüm ki, insanın iki düşmanı,
    Biri kendi nefsi, biri şeytanı,
    Dedim: kuşansam mı kılıç kalkanı?
    Silah yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Yaklaştım.. Süslü bir, mermer kabire,
    Belli ki zenginmiş.. Dönmüş fakire.
    Fidye var mı? dedim Münker Nekir'e;
    Meded yok dediler.. Secdeden gayrı....

    Baktım.. Ay yıldızlar kalmaz zikirden,
    Var mı dedim sizde, şirk denen kirden?
    Dile geldi bütün, Kâinat birden;
    Biz de yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Rahmet çöllerinde, rahlemi kurdum,
    Gözlerimde seller, vakfeye durdum,
    Safâ'ya, Merve'ye, Kâbe'ye sordum;
    Mîrâc yok dediler.. Secdeden gayrı...

    Cengiz NUMANOĞLU