Mol gebelik

Hamilelik bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Mol gebelik, gestasyonel trofoblastik hastalığı (GTH) başlığı altında sınıflandırılan, Hipokrat'ın, İsa'nın doğumundan 400 yıl önce "bin bebek taşıyan anne" dediği, halk arasında, "üzüm gebeliği" olarak da bilinen hastalıklar grubudur. Mol gebelik, yumurta hücresi ile spermin döllenmesi sırasında meydana gelen, genetik bir hata sonucu oluşan kromozomal yapının sebep olduğu bir durumdur. Kadın Hastalıkları ve Uzmanı Doç. Dr. Tolga Ergin: “Bu hastalıklar grubu, embrionik dönemde bebeğin plasentasını ve de zarını oluşturan trofoblastik hücrelerden köken alan, aynı zamanda gebelik ürününün sağlıklı bir şekilde gelişme gösterememesi ile birlikte, rahim içinde üzüm tanesi gibi çok sayıda vezikül adı verilen, içi sıvı dolu yapıların olduğu, anormal bir gebelik şeklidir.” diyor.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün histolojik sınıflandırma sistemi aşağıdaki gibidir.

    1-Hidatiform mol.

    a-komplet mol hidatiform.
    b-parsiyel mol hidatiform.

    2-İnvazif mol hidatiform.

    3-Koryokarsinoma.

    4-Plasental yerleşim bölgesinden kaynaklanan trofpblastik tümör.

    5-Diğer, sınıflandırılamayan grup.

    Komplet mol hidatiform

    Komplet mol hidatiform gebeliğiniz durumunda, ultrasonografi ve histopatolojik incelemeleriniz sonucunda bebeğinize ait hiçbir yapı bulunmaksızın rahminiz, şişmiş şeffaf keseciklerle dolu olur. Bebeğiniz 46 adet (2x23) kromozom taşır, ancak hepsi baba kaynaklıdır. Tek bir sperm tarafından döllenen boş bir yumurtanızın ikiye bölünmesiyle ya da boş bir yumurtanın 2 adet sperm tarafından döllenmesiyle oluşur.

    Parsiyel mol hidatiform

    Parsiyel mol hidatiform gebeliğinizde ise, bebeğinize ait tanınabilir yapılar bulunabilir. Burada 1 adet anneye, 2 adet babaya ait genetik materyal söz konusudur. Bebeğiniz 69 (3x23) kromozom taşır.

    İnvazif mol hidatiform

    İnvazif mol, rahim kasınıza yayılmış olan mol gebeliğidir.

    Koryokarsinoma

    Koryokarsinoma, kanser davranışı gösteren, oldukça kötü seyirli bir tiptir. Üzüm salkımı tarzındaki kesecikler oluşur ve bebeğinize ait bölümler hiç görülmez.

    Trofoblastik tümör

    Plasental yerleşim bölgesinden kaynaklanan ve çok nadir görülen bir mol gebeliğidir. Plasentanın rahminize yerleşme bölgesindeki intermediyer hücreler bu gebeliğin oluşumuna neden olur. Ayrıca kemoterapiye de oldukça dirençlidir.

    Mol gebelik kimlerde daha sık görülür

    Yurdumuzda sıklığı tam olarak bilinmeyen mol gebelik hastalıklarının oranı, ülkeler arasında önemli değişiklikler göstermektedir. Mol hidatiform, hastalıkların en sık görülenidir. Avrupa ve ABD 'de 1500–2000 gebelikte bir görülmektedir. En çok görülen uzak doğu ülkelerinde ise sıklığı 100 gebelikte bire kadar çıkmıştır. Koryokarsinom ise, yaklaşık 40.000 gebelikte bir oranında görülmektedir.

    Mol gebelik, özellikle kadınlarda doğurganlık döneminin hastalığıdır. 15 yaşın altında ve 40 yaşın üzerindeki kadınların gebeliklerinde daha sık görülür. Mol gebeliğiniz kendiliğinden oluşabileceği gibi doğum, düşük veya dış gebeliğiniz sırasında da görülebilmektedir. Çok düşük yapmış olmanız riskinizi artırırken, çok doğum yapmış olmanızın koruyucu rolü olduğu uzmanlar tarafından kabul edilmektedir. Ayrıca istatistiklere göre, daha önce trofoblastik hastalık geçirmişseniz, tekrar aynı hastalığa yakalanma ihtimaliniz artmaktadır. Eşinizin 45 yaşın üstünde olması, A vitamini eksikliğiniz, hiç doğum yapmamış olmanız da risk faktörleriniz arasında sıralanmaktadır.

    Mol gebeliğin tehlikeleri

    Mol gebeliği geçiren hastaların yaklaşık %10–15'inde plasentaya ait hücreler gebeliğin bitmesinden sonra da çoğalmalarını sürdürürler. Çoğalan plasenta hücreleri çeşitli yollarla diğer organlara yayılabilir. Yani akciğer ve vajinaya yayılmakla birlikte, vücudun tüm organlarına yerleşebilir. Uygun bir şekilde tedavi mümkün olmadığında bu yayılımlar sonucunda ölümle sonuçlanabilir.

    Mol gebeliğin belirtileri

    • Mol gebeliğiniz varsa, değişik sürelerde adet gecikmeniz olur.

    • Kanama en sık ve genellikle ilk görülen bulgudur. Kanamanız koyu kahve renkli akıntı veya kan nakli gerektirecek kadar fazla miktarda olabilir.

    • Bazen vajinanızdan üzüme benzer tanecikler düşebilir.

    • Bulantı ve kusmanız olması olasıdır. Bu durum normal gebelikte görülen bulantı ve kusmalarla aynı olur.

    • HCG düzeyinizin çok yüksek olması sonucu, rahminiz aşırı gerilir ve hiperemezis gravidarum denilen aşırı bulantı ya da kusmanız olabilir.

    • Gebeliğinizin erken döneminde preeklampsi (hipertansiyon vb.) bulgularınızın saptanması GTH riskinizi düşündürmelidir.

    • Görülen genel hastaların yaklaşık yarısında, rahimleri gebelik haftasına göre beklenenden büyüktür.

    • %2–7 hastada ise, tiroid hormonunun fazla salgılanmasına bağlı hipertiroidi belirtileri görülür.

    Mol gebelik tanısı

    Günümüzde ultrasonografinin gebeliğin erken döneminden itibaren yaygın olarak kullanılması ile hastaların çoğunda teşhis erken dönemde yapılabilmektedir. Böyle bir durumda USG'de gebelik keseniz görülmez. Bunun yerine mol veziküllerinin oluşturduğu tipik görüntü izlenir. Parsyiel mol tanınızı koymak ise bazen bu kadar kolay olmaz. Böyle bir durumda bebek de olduğundan, plasentanız daha dikkatli incelenmelidir. Kanınızda yapılan betaHCG test sonuçlarınızın, olması gereken gebelik haftanıza göre çok yüksek olması mol tanınız için yeterlidir.

    Mol gebeliğin tedavisi

    Tanınız konulduktan sonra, preeklampsi, hipertiroidi, elktrolit dengesizliği, anemi gibi tıbbi komplikasyonlar ve aaaastaz yönünden değerlendirilmelisiniz. Tercih edilen tedavi şekliniz genel anesaaai altıda, vajinal yoldan yapılan boşaltma işlemi olan vakum aspirasyonu olmalıdır. Yapılacak olan müdahalenizin, steril ameliyathane şartlarında, tecrübeli bir hekim tarafından yapılması gerekir. Normal kürtaja göre risk ve komplikasyonlarınız daha yüksektir. Rahminiz ileri derecede büyük olduğu durumlarda, fazla kanamaya yol açmadan kısa sürede boşaltmak için histerotomi denilen, karından boşaltma yöntemi tercih edilebilir, ancak günümüzde erken teşhis söz konusu olduğundan, bu yöntem ikinci planda kalmıştır. Çocuk isteği olmayan yaşlı hastalarda ise, histerektomi yani rahmin cerrahi olarak tamamen çıkarılması da bir tedavi seçeneğidir.

    Mol gebeliğin takip ve tekrarı

    Mol gebeliğiniz vücudunuzdan boşaltılmasından sonra genelde kabul edilen izlem süreniz 12 aydır. Mol gebeliğiniz, kürtaj ile vücudunuzdan uzaklaştırıldıktan sonra nadiren ilave bir tedaviye gerek olur. Kadın Hastalıkları ve Uzmanı Doç. Dr. Tolga Ergin: “Genellikle betaHCG değerleriniz, 1–2 hafta içinde normale döner. Üç negatif değeriniz elde edilinceye kadar betaHCG tayininiz haftada bir yapılır ve daha sonra 6 ay süreyle ayda bir kez, daha sonra da 6 ay süreyle 2 ayda bir kez betaHCG bakılması gerekir. 3 ayda bir kez jinekolojik muayeneniz, gerekli görülürse akciğer grafisi ve diğer tetkikleriniz istenir.” diyor. 1 yıl süreyle hamile kalmanızı önlemek amacıyla, doğum kontrol ilacınız doktorunuz tarafından verilmelidir. Doğum kontrol ilacı, gebe kalmanızı önlemenizin yanı sıra hormon düzeylerinizi baskılayarak, betaHCG değerlerinizin sağlıklı ölçülmesini kolaylaştırır.