Mezheplerin Arasında Görüş Ayrılıklarının Sebepleri

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu prenses tarafından paylaşıldı.

  1. prenses

    prenses MoNo MeLeği ♥

    hadisin bir hüküm beyan etmediği konularda âlimler, ictihad etmişler, böylece çeşitli mezhepler ortaya çıkmıştır.
    Müctehidler arasında anlayış farklılıkları şu sebeplerden ortaya çıkmıştır:
    1.Ayetlerde ve hadislerde kullanılan kelimenin mecâz ifade edip etmediği,
    2.Bir kelimenin birden fazla manaya gelmesi,
    3.Emir veya nehiy ifadelerinin gerçek manada kullanılıp kullanılmadığı,
    4.Hadislerin farklı kelimelerle rivayet edilmesi,
    5.Aynı meselede farklı iki hadisin olması vb.
    Mezheplerin ortaya çıkmasındaki en önemli sebep, âlimlerin bir olaya yaklaşım tarzındaki farklılıktır. İnsanoğlu birbirinden farklı düşünebilir. Kur'an-ı Kerîm'de hüküm ifade eden âyetleri anlayış, herkes için ayrı ayrı olabilir. Bu sebeple yorum gerektiren ayet ve hadisleri anlamada mezhep alimleri, farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.
    Müctehidlerin fıkıh meselelerini çözmede öncelikleri arasında farklılıklar söz konusudur. Meselâ, hadislerin hangi türünün delil olarak kullanılacağı konusunda fakihler arasında ihtilaf vardır. Hanefîler, haber-i vâhidi (tek sahabeden rivayet edilen hadisi) tek başına delil kabul etmez bunun yerine kıyas veya istihsana başvurabilirlerken, Şafiiler onu delil kabul ederler ve kıyasa tercih ederler.
    Ayrıca fetvâ verilen bölgenin örf ve âdetleri de müctehidlerin yaptığı ictihadlara tesir etmiş, imamların hadis bilgileri arasındaki farklar da farklı görüşler ortaya atılmasına sebebiyet vermiştir.

    Farklı Mezheplerin Varlığı Rahmettir

    Kullarına karşı son derece merhametli olan yüce Allâh, her meselede kesin bir hüküm göndermemiştir. Böylece yeni meseleler ve çıkan problemlerin çözümü müctehidlerin Kur'an ve sünnetten çıkaracakları hükümlere bırakılmıştır. Bu ise farklı görüşlerin çıkmasına, mezheplerin birden çok olmasına sebebiyet verdi ve ümmet için bir rahmet oldu. Beşinci Halife denilen Ömer b. Abdülaziz bu konuda şunları söylemiştir: "Rasûlüllâh'ın ashabının ihtilaf etmemiş olmasını istemezdim. Çünkü onlar bir görüşte toplansaydılar insanlar zora düşerlerdi. Bir kimse onlardan birisinin sözüne sarılsa bu, kendisi için sünnet olur."
    Şöyle bir benzetme yapacak olursak, hacıların, birinin hava yolu ile, diğerinin kara yolu ile, bir diğerinin de deniz yolu ile Kâ'be-i şerîfe götürülmesi gibidir. Neticede her biri aynı yere gitmektedir ve hedef aynıdır. Hepsi aynı yerde buluşmaktadır. Ayrılık şekildedir. Aslında ayrılık yoktur. Biri Kâ'beye diğerleri başka yere gitmemektedir.
    Tek bir mezheb olsaydı, herkes buna uymağa mecbur olurdu. Bu da, çok kimseye güç gelirdi. Hattâ imkânsız olurdu. Sağlıkları, çalıştıkları ve yaşadıkları yerler başka başka olan insanlar, hangi mezhebe uymak kolay gelirse, onun "fıkıh" kitaplarına göre ibâdet edebilirler ki bu da büyük bir rahmettir.
    Farklı ictihad ve yorumlar İslâmiyet'e esneklik kazandırmış ve böylece İslâmî hükümlerin yeni hadiselere rahatlıkla uygulanmasını temin etmiştir. Mezhep imamları arasındaki ihtilaf, İslâm ilimlerinin gelişmesini temin etmiş, bu gayretler sonucunda bizlere zengin bir fıkhî miras kalmıştır.