Menopoz Nedir ?

Kadın Sağlığı bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Menopoz Nedir ? Menopoz Hakkında Bilgiler

    Kadin hayatinin ortalama olarak üçte biri menapoz döneminde geçer. Menapoza girme yasi tüm dünyada ve antik çaglardan beri fazla degisme göstermemistir ve ortalama 45-55 civarindadir. 40 yastan önce menapoza girmek, “erken menapoz ” olarak tanimlanmaktadir. Menapoz genellikle hayatin dogal bir asamasi olarak kabul edilmektedir. Gerçekten de menapoz, kadin hayatinin yumurtlama fonksiyonlarinin sonlandiktan sonraki dogal bir asamasidir. Ancak menapozda olusan bazi degisiklikler kadinin hayatini derinden ve öylesine olumsuz etkiler ki bu durum pek çok hastaliklarin ortaya çikmasina ve kadinin yasam kalitesinin azalmasina neden olur. Bu gün menapoz olumsuz etkileri önlenmeye ve tedavi edilmeye çalisilan bir hastalik gibi kabul edilmektedir. Menapozun kadin hayatinin dogal bir parçasi olmasi nedeniyle hiç bir sey yapmadan izlenmesi artik eskilerde kalmistir. Özellikle kadin yumurtalik hormonlarinin laboratuar kosullarinda üretilip kullanilmaya baslanmasiyla bu kavram daha da ön plana çikmistir. Menapozda azalan yumurtalik hormonlarinin yerine konmasiyla menapoza ait tüm olumsuz degisiklikler ve hastaliklar kolaylikla önlenebilmekte veya en aza indirgenebilmektedir.
    Menapozdaki temel degisiklik kadinlik hormonu olan östrojenin yumurtlamanin durmasi sonucu azalmasidir. Böylece kadinda,
    Ates basma, terleme, çarpinti
    Uykusuzluk, sinirlilik, (ruhsal çöküntü) depresyon, unutkanlik, halsizlik, çabuk sinirlenme
    Bazen cinsel istekte (libido) azalma
    Kemik erimesi (osteoporoz)
    Damar sertligi (ateroskleroz) gelisme egilimi
    Cinsel organlarda çekilme (atrofi), kuruluk, agrili iliski
    Idrar kaçirmaya kadar varan idrar yollarinda atrofi
    ortaya çikmaktadir.
    Kadinlar bir sabah uyandiklarinda kendilerini menapoza girmis olarak bulmazlar. Menapoz 20 yil süren degisikliklerin tam ortasindaki dönemdir. 40 yasindan sonra kadinlarda önce yumurtlamanin azalmasina bagli olarak düzensiz adet kanamalari, aralikli ates basma ve terlemeler, psikolojik degisiklikler ortaya çikmaya baslar. Daha sonra yakinmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde 1 yil adet kanamalarinin olmamasi menapoz tanisi için yeterlidir. 6 aydan daha fazla adet gecikmeleri arastirilip kandaki östrojen ve yumurtlamayi uyaran hormon (FSH) seviyeleri ölçülerek kesin tani konulur. Ancak adet düzensizlikleri veya düzensiz kanamalar menapoza giriyorum düsüncesiyle normal karsilanmamali; hasta doktoruna basvurarak bu degisikliklerin gebelik ve kadin cinsel organlarinin kanserlerinde de görülebilecegi göz önünde tutularak bu hastaliklar dikkatle arastirilmalidir.
    MENAPOZDA KALP VE DAMAR HASTALIKLARI
    Menapozda östrojen hormonunun azalmasi ile kadinlarda bu hormonun kalp damar hastaliklarindan koruyucu etkisi ortadan kalktigindan damar sertligi ve kalp krizi riski % 60 artar. Yapilan çalismalar sonucunda disaridan verilen östrojen hormonunun riski %25-50 oraninda azalttigi bulunmustur. Östrojen hormonu kandaki zararli yaglari azaltirken yararli yaglari artirmaktadir. Östrojen direk olarak damarlar üzerinde de gevsetici, olumlu bir etkiye sahiptir. Kandaki pihtilasma faktörleri ve fibrinojenin de östrojen kullananlarda daha az oldugu bulunmus ve kalp krizinden koruyucu etkinin damar yatagi içinde pihti olusumu riskinin azalmasina da bagli oldugu bildirilmistir.
    MENAPOZDA KEMIK ERIMESI (OSTEOPOROZ)
    Amerika Birlesik Devletleri’nde yaklasik 25 milyon kadinin sorunu olan menapoz sonrasi osteoporoz kabaca kemik dokusunun temel minerali olan kalsiyum’un yaslanma ve menapozdaki östrojen eksikligi sonucu kalici olarak kaybedilmesidir. Ilk 5-8 yilda kemik kaybi ortalama yilda %4-8 iken daha sonra kismen azalarak kadin her yil kemik dokusunun yaklasik %1′ini kaybeder ve 75 yasina geldiginde ortalama olarak 35 yasindaki kemik dokusunun %30′unu kaybetmis olur. Buna bagli olarak menapozla beraber hizla artan kemik erimesi sonucu sessiz omurga kiriklariyla bel agrilari, boyda kisalma ve kamburluk ortaya çikar. Menapozdan sonra bir kadinda boy 65 yasina kadar ortalama 4 cm, 75 yasina kadar 9 cm kisalir. Omurga kemiklerindeki çökme kiriklarina bagli olarak ortaya çikan kamburluk ve gögüs kafesinin kemik yapisinin bozulmasi sonucu hastada solunum sikintisi gelisebilir. Kadinlar menapozda çarpma düsme sonucu kalça,el bilegi ve diger kemik kiriklarina da daha kolay maruz kalabilirler. Bu kiriklardan en ciddi olani kalça kirigidir ve kalça kirigindan sonra hastalardan %12-20’si 2 yil içinde kaybedilmektedir. Kalça kirigi geçirmis hastalarin geriye kalanlarinin bir kismi sürekli bakima ihtiyaç duymaktadirlar. Bu nedenle ABD’de yapilan yillik tedavi ve rehabilitasyon harcamalarinin tutari 20 milyar dolari bulmakta ve bu rakam her yil giderek artmaktadir. Korunma bu açidan en ekonomik, en insancil ve en kolay yöntem olarak karsimiza çikmaktadir. Kemik erimesine zemin hazirlayan risk faktörleri:
    Çok çocuk dogurma
    Sigara, alkol kullanimi
    Beslenme bozukluklari (kalsiyumdan fakir diyet)
    Günes banyosu aliskanliginin olmamasi
    Spor yapma aliskanliginin olmamasi
    Uzun süre yataga bagli kalmaya neden olan hastaliklar
    Bazi endokrin (hormonal) bozukluklar (hiperparatiroidi, hipertiroidi(guatr), böbrek üstü bezinin asiri çalismasi veya steroid hormonlarinin ilaç olarak uzun süreli alimi vb.)
    Bag dokusu hastaliklari(Romatoid artrit, sarkoidoz) ,siroz,böbrek hastaliklari,erken menapoz
    Genetik faktörler (ailede osteoporoz varligi)
    MENAPOZDA IDRAR YOLLARI DEGISIKLIKLERI
    Östrojen hormonunun eksikligi kadinlik organlarina komsulugu ve fizyolojik beraberligi nedeniyle idrar yollari ve mesane fonksiyonlarini da etkiler. Vajen ve idrar deligi (üretra) destek dokulari zayiflar, mesane fonksiyonlari bozularak idrar kaçirma varsa artabilir veya ortaya çikabilir. Bu dönemde mesane fitiklasmasi, atrofiye bagli rahim (uterus) ve vajina sarkmalari da idrar kaçirmanin bir nedeni olabilir. Ancak menapozda görülen idrar kaçirmanin en sik nedeni mesanenin zamansiz kasilmasina bagli olan asiri aktivitedir (detrusor instability). Bu hastalar genellikle sikistiklarinda yetisemeyip tuvalet kapisinda idrarlarini kaçirirlar. Menapoz öncesi dönemde kadinlarin %10′unda görülen bu durum menapozdan sonra %20-30′unda rastlanir. Vajinal veya agizdan uygulanan östrojen hormonu yakinmalari azaltir veya düzeltir.
    MENAPOZ TANI VE TEDAVISI
    Menapozun olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesinin en önemli ön kosulu tanisinin en erken asamada konulup erken tedaviye baslanmasidir. Çünkü menapozdaki kayiplar ilk yillarda en fazladir. Menapoz temel olarak yumurtlamanin durmasi (dogal) veya yumurtaliklarin alinmasi (cerrahi) veya çalisamayacak kadar hasar görmesine bagli olarak ortaya çikar. 40 yasindan sonra 1 yil süreyle adet görmeyen ve yakinmalari da olan bir kadin baska arastirma yapilmaksizin menapozda kabul edilebilir. Menapoza geçis döneminde, gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan kötü huylu hastaliklar ayirt edilmelidir. Bunun için seyrek adet gören, ates basma, çarpinti, terleme ve psikolojik degisiklikleri olan bir kadinin adetin 3. günü alinan kaninda, yumurtaliklari uyaran hormon (FSH,LH) düzeyleri artmissa tani daha kesin ve erken konmus olur ve tedaviye de hemen baslanabilir. Düzensiz (genellikle seyrek) adet gören bir kadinda FSH 40 pg/ml üzerinde ise menapoz tanisi kesinlikle konur. FSH degerinin 25-40 pg/ml arasinda olmasi halinde menapoza giris sürecinin basladigi ancak seyrek de olsa yumurtlama ve gebelik de olabilecegi düsünülür. Ancak her durumda gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan diger hastaliklar gebelik testi, ultrasonografi ve endometrial biopsi (kürtaj) vb ile arastirilmalidir.
    HORMONLA TEDAVI
    Baslica bozukluk veya eksiklik östrojen hormonun azalmasi oldugundan, temel tedavi de östrojen hormonu vermektir. Tani konur konmaz eger hasta için sakincalari yoksa;
    Agizdan
    Cilte yapistirilan bantlar veya sürülen jellerle
    Vajinal yolla
    östrojeni yerine koyma tedavisine baslamak esastir.
    Hormon kullanimina engel olusturan durumlar:
    Yeni kalp krizi(miyokard enfarktüsü) geçirmis olanlar
    Geçici iskemik atak
    Geçirilmis inme (serebrovasküler olay), beyin damar tikanikliklari
    Karaciger fonksiyonlarinin bozuk olmasi
    Östrojen ile ilerleyen tümör varligi (Meme ,rahim)
    Tromboemboli (damariçi pihtilasma ile damar tikanikligi)
    Dikkatli ve kontrollü kullanilacak durumlar:
    Kalpte iskemik hastalik (damar sertligine bagli beslenme bozuklugu)
    Hipertansiyon(yüksek tansiyon)
    Safra kesesi hastaliklari ve tas
    Diabetes Mellitus (Seker Hastaligi)
    Hiperlipemi (kanda yag,kolesterol, oraninin yüksek olmasi)
    Migren tipi basagrilari
    Miyom (rahimde tümör)
    Hormon tedavisine baslanmadan önce, bu ilaçlarin olasi yan etkileri ve uzun yillar kullanilmasina bagli ortaya çikabilecek durumlar hasta tarafindan bilinerek, ön hazirliklar yapilmalidir. Ön arastirmalar:
    Genel vücut ve jinekolojik muayene, tansiyon, kilo,agirlik ölçümü
    Karaciger fonksiyonlari (kandaki karaciger enzimleri,yaglar,kolesterol ölçülür)
    Kan ve idrar tetkiki (genel kontrol)
    Servikal smear (Rahim agzi kanserini arastirmak için alinan sürüntü)
    Mammografi (Meme kanseri taramasi)
    Endometrial biopsi ve/veya vajinal ultrason ile endometrial kalinlik ölçümü (rahim kanserini tarama)
    Açlik Kan Sekeri (Seker hastaligi arastirilmasi)
    Elektrokardiografi (Kalpte kriz veya beslenme bozuklugu arastirilmasi)
    Gerekirse kemik yogunlugu ölçümleri (kiriklari önlemek ve diger ilaçlarin gerekliliginin arastirilmasi için)
    Bu tetkikler hastanin durumuna göre en az 1 yil araliklarla tekrarlanir.
    HORMONSUZ TEDAVI
    Genellikle direkt olarak menapoza karsi degil, olusturdugu hastaliklara (osteoporoz vb ) karsi kullanilan ilaç ve yöntemleri içerir.
    Kalsiyum destegi
    Bifosfonatlar
    D Vitamini
    Diyet
    Kalsiyumdan zengin diyet esastir. Süt, yogurt, peynir vb diyetle kemik kaybi önlenmeye çalisilir.
    Egzersiz
    Her gün 30 dakikalik yürüme ve basit agirlik kaldirma, kas güçlendiren hareketler, ilaçlar kadar önemlidir. Yaz aylarinda günes isigindan (ultra-viole) faydalanmak için düzenli güneslenme yararlidir.
    OLUSAN HASTALIKLARIN TEDAVISI
    Amaç hastaliklarin önlenmesi olmakla beraber önlenemedigi zaman uygun tedaviler yapilir.
    Kemik Erimesi
    Kirik olusmussa uygun tedavi yapilir ve fizik tedavi ile rehabilitasyon saglanir. Kiriklara bagli ortaya çikan kamburluk nedeniyle olusan agri ve solunum sikintisi için fizik tedavi ve uygun atellerle hastaya yardimci olunmaya çalisilir. Kiriklarin olusumunun önlenmesi için ev, hastaya göre yeniden düzenlenmelidir. Merdiven kenarlarina, banyo ve tuvalete tutunacak kollar yapilir. Elektrik kesilmesi aninda olusabilecek çarpma ve düsmeleri önlemek için özel pilli veya jenaratörlü lambalar merdivenlere yerlestirilebilir. Yerlerdeki kaygan örtü malzemeleri (hali, kilim vb.) sabit hale getirilebilir.
    Idrar Kaçirma
    Mesane boynunun sarkmasina veya mesane aktivitesinin artmis olmasina (detrusor instabilitesi) göre degisir. Mesane boynu harekeliliginin arttigi durumlarda cerrahi; mesane kasinin zamansiz kasilmasina bagli idrar kaçirmalarda ilaç,fizik tedavi ve/veya mesanenin elektrik simulasyonuna dayali tedaviler uygundur. Hangi tedavinin yapilacagina konunun uzmani bir hekim tarafindan yapilan muayene, labaratuar ve ürodinamik (mesanenin dolum, iseme ve kaçirma basinçlarini bilgisayarla kaydi) gibi çalismalarla karar verilmelidir. Iyi seçilmemis hastalarda tedavi idrar kaçirmayi düzeltmeyecegi gibi artisina neden olabilir.
    PSIKOLOJIK SORUNLAR
    Özellikle ilk yillarda kadinlarda adetten kesilme,ates basma ,terleme ,çocuk dogurma yetenegini kaybetme gibi bozukluklar eksik kadinlik, izolasyon, depresyon, içe kapanma, uykusuzluk, asiri sinirlilik ve saldirganliga neden olabilir. Bu durumda bir psikiyatrisin öneri ve tedavisine gerek vardir. Alismaya çalismak sorunu derinlestirebilir.
    Cinsel Sorunlar
    Cinsel istek menapozdan etkilenmez. Cinsellik kadinda ögrenilebilen bir davranistir. Genel olarak gebelik korkusunun ortadan kalkmasi, profesyonel hayattan (kariyer, para kazanma vb) kaynaklanan kaygilarin azalmasi, çocuklarinin büyümüs olmasiyla azalan fiziksel bagimlilik, yillarin olusturdugu deneyimler, eslerin birbirini daha iyi tanimalari sonucu kadinin menapozdaki cinsel hayatinin daha da renklenmesi son derece dogaldir. Menapoza girerken ortaya çikabilecek depresyon ataklarinda ve uyum döneminde cinsel istekte (libido) bir miktar azalma olacagini bilerek panige kapilmadan uygun danisma ve tedavilere basvurmak en akilci yoldur. Aksi takdirde eksik kadinlik, degersizlik, hastalikli olma duygulariyla cinsel istek azalmalari uzun sürebilir veya kalici olabilir. Cinsel istek azalmadan menapozda vajen girisi ve vajinada çekilme (atrofi) ve kuruluk nedeniyle agrili iliski ve buna bagli bir isteksizlik ortaya çikabilir. Bu tür durumlarda lokal hormon veya kayganlastirici jel uygulamalariyla sorun çözülür. Unutmayiniz “Hayat kirkinda baslar”.
    Menapoz ve Aile
    Menapoz kadinin tek basina üstesinden gelmesi zor bir problemdir. Es ve çocuklar bu dönemde kadina yardimci ve anlayisli olmalidir. Bir kadin menapozu en kolay yakinlarinin destek ve telkinleriyle karsilar. Bu destek ve telkinler psikolojik, bilgilendirme veya tedaviye devami saglamak seklinde olabilir.
    Menapozun da hayatinizin dogal bir dönemi oldugunu unutmadan, gerekli önlemleri alarak mutlu yillar geçirmeniz dilegiyle!
     
  2. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    “Yas Dönümü”, kadinin âdetten kesilip, dogurganligini yitirdigi devredir. Bu dönümün diger adi, “menopoz”dur. Bu devrede, yumurtaligin, kadinlik hormonlarindan (iç salgilarindan) olan östrojenleri giderek daha az salgilamasi, döneme özgü degisikliklik ve sikâyetleri ortaya cikartir.
    “Yas dönümü” sizi nasil etkileyecektir?
    Bu, kadindan kadina büyük degisiklikler gösterir. Bazi sansli kadinlarda, “yas dönümü” farkedilmeden geçer gider. Bazilarindaysa, ki çogunluk bu guruba girmektedir. vücuda ve asabi duruma ait, degisik derecelerde sikayetler ortaya çikar. Bundan ötürü, bu dönemde, kadinlarin çogunda ortaya çikabilecek sorunlari gözden geçirmekte yarar vardir.
    “ATES BASMASI”
    “Ates basmasi sikâyetiyle doktora bas vurmam hayli güç oldu. Arkadaslarim beni neredeyse doktora gitmekten vaz geçirecekti Her kadin bu sikâyetlere katlanmali diyorlardi”
    Ates basmasi sikâyetiyle doktora bas vurmak’çok isabetli bir davranistir. Ates basmalari, vücudumuzun hormon (iç salgi) dengesinin degistiginin bir isaretidir. Doktorunuz bu durumu taniyip size gerekli tedaviyi uygulayacaktir.
    Bu durumda, en uygun tedavi, eksileni yerine koyma seklinde olacak, diger bir deyimle, size vücudunuzun artik ; yapamamakta oldugu kadinlik hormonlarindan östrojen verilecektir. Ates basmalarina katlanmanizi ögütleyenler, eskiye ait bir düsünceyi önermektedir. Ayni ögütü annelerinden ve büyükannelerinden dinlemislerdir. Oysa, doktorunuzun tavsiye edecegi östrojen tedavisiyle ates basmalarindan kurtulmak artik sizin elinizdedir.
    “KASlNTILAR BENI DELI EDlYOR”
    “Her zaman vücut temizligine öZen gösterir ve özellikle Adet zamanlarinda dikkatli oluRdum. Adetlerim iki yildir kesildi. O zamanlar ,ates basmalarindan yakinmadim, lakat bir yerde okuduguma göre, kasinti ve akintim menopoza bagli olabilirmis. Acaba bu dogru mudur?
    Sizi böylesine rahatsiz eden probleminiz, menopoza bagli olabilir. “Yas dönümü” esnasinda, vücudunuzun kadinlik hormonlari yapimi giderek azalir. Bu hormonlann en önemlileri olan östrojenler, ayni zamanda haznenizin (vagina’nizin) iç yüzünü döseyen ince derinin nemliligini ve kalinligini saglayarak, bu bölgenin mikroplardan korunmasini da temin ederler. Oysa, “yas dönümü”nde bu hormonlar artik yapilmamakta ve sizin kasinti ve akinti sikâyetleriniz ortaya çikmaktadir. Doktorunuzun uygulayacagi tedaviyle bu yakintilariniz kaybolacaktir.
    “HER SEY CANIMI SIKIYOR. MORALIM DEVAMLI BOZUK”
    Çocuklarim evdeyken, bazi olaylara daha rahat tahammül etmekteydim. Bu günlerde, en ufak sey sinirimi bozuyor. Ayrica, iyi uyku uyuyamamaktayim. Bütün bu durumlar, “yasdönümü”ne bagli olabilir mi?”
    Simdi artik çocukrariniz büyümüs ve bir anlamda sizden kopmus olduklarindan, zaman ve enerjinizi baska biçimlerde harcayabiliyorsunuz ve böylece üfak seylere dikkat verebilip gereksiz yoruluyor; bunun yanindaysa uyuyamiyorsunuz. Sayet önceden edindiginiz meraklariniz, hobileriniz -örnegin, bir müzik aleti çalmak, resim ‘ yapmak, v.b.- varsa, bu durumunuzii biraz hafifletebilir, fakat yine de tam çözüm sagiayamaz.
    Gerçekten, endise hali ve sinirlilik, “yas dönümünün sik rastlanan helirtilerindendir ve bunlara katlanmak gereksizdir.
    Doktorunuz,sizi, eksileni yerine koyma tedavisiyle, rahat ettirecektir.
    “BAZEN KOCAM BENI ISTEMIYORMUS GIBI DAVRANIYOR”~
    Benim artrk görünüsüme aldirmadigimi, evime eskisi gibi bakmadigimi söylüyor.”
    Kocanizin dediginde dogruluk payi oldugunu kabul etmelisiniz. Fakat, o da, sizin bu içinde bulundugunuz asabi durumun halen var olan fiziksel durumunuza bagli oldugunu ve en kisa zamanda doktorunuzca tedavi edilebilecegini anlamali. Kocalarin çogu, kendilerine karilarinin bu özel durumu izah edildiginde, anlayis göstermekte ve durum tedaviyle düzelene kadar, eslerini desteklemektedir.
    “HAYATIMDA BU KADAR SIKILMAMISTIM”
    “Öteden beri gezmekten hoslanirdim, fakat simdi evden disari çikmaya cesaret edemiyorum. Bunun saçma oldugunu anliyorum, ama elimde degil, aynen gebeligimde oldugu gibi, sik sik idrar etmek ihtiyacini hissediyorum ve hatta bazen de idrarimi kaçiriyorum.”
    Mesane kontrolunun kaybi menopozda rastlanan bir durumdur. Doktorunuz bunu defalarca tedavi etmistir; sikayetinizi çekinmeden kendisine anlatmalisiniz.
    “BU DÖNEMDE DOGUM KONTROLU UYGULAMAK GEREKLI MIDIR ARTIK?
    “Yaklasik sekiz aydir adetlerim düzenini yitirdi ve son üç aydan beri de tamamen kesildi. Simdi, artik dogum kontrolu uygulamasam olmaz mi?”
    Hayir. Doktorlar ,son adetin üstünden bir yil geçmeden, dogum kontrolü uygulamasini birakmamanizi ögütler.
    “TEDAVI, DOGUM KONTROLU HAPI GIBI BIR ILAÇLA MI OLMAKTADIR?”
    “Bazi doktorlarin, menopozdaki kadinlara östrojen haplari verdigini duydum. Bu yöntem, dogum kontrolu hapi yutmaya benzer mi?”
    Her iki ilaç da hormon ilaci oldugu halde, tabletlerdeki hormonlarin tip ve miktarlari ve aynca tedavinin amaçlari degisiktir. Dogum kontrol haplarindaki hormonlar, kadinin gebe kalmasini önler.
    Menopozda kullanilan östrojen tedavisiyse , kadin vücudunun giderek az östrojen yapabildigi bir dönemde, ona eksilen östrojeni disardan vermek demektir.
    “ÖSTROJEN TEDAVISI CILDIME IYI GELIR MI?”
    “Doktorum, ates basmalarinin tedavisi için bana östrojen haplari verdi. Bir kadin mecmuasinda da, öströjenlerin cildi güzellestirdigini okudum. Bu dogru mudur?”
    Kadinin kendi vücudunun yaptigi östrojenlerin, onun cildini yumusak ve esnek yaptigi, bilimsel bir gerçektir. “Yas dönümü” devresinde, kadin vücudu giderek azalan miktarda östrojen yaparken, bazi kadinlar ciltlerinin de giderek kuruyup esnekligini yitirdigine dikkat eder.
    Böylece, östrojen tedavisi, cildinize iyi gelebilir. Mamafih, burada, tedavinin esas amaci bu degildir.
    “KOCAM ANLAMIYOR”
    “Ortak yasamimizda, kocam daima anlayisli ve olgun davranirdi. Son zamanlardaysa, cinsel birlesmede canim çok yandigindan, sonunda münakasa ediyor ve hatta, bazan, bir kaç gün dargin duruyoruz. Bunun yasima bagli oldugunu ve beni artik böyle kabul etmesini anlatmaya gayret ediyorum”
    Hem hakli, hem haksiz oldugunuz söylenebitir. Sizin sorununuz çogunlukla menopoza bagli hazne (vagina) kurulugundan dogmaktadir. Bu durum da östrojen eksikliginden ötürü ortaya çiktigindan, tedavisi mümkündür. Doktorunuza bas vurup gereken biçimde tedavi edileceginizden emin olabilirsiniz. Bu probleminizi açiklamaktan çekinmeyiniz; iyi tanimlanmis, tedavisi kabil bir tibbi durumdur sizinki.
    ‘’NICIN BAZI KADINLAR BU DÖNEMDE ÇOK SINIRLI OLURLAR?”.
    “Benimle yasit arkadaslarimdan biri, son zamanlarda asiri sinirli oldu. Kocasina ve kizina ,sebepsiz bagiriyor, onlari azarliyor. Ates basmalariiidan hiç sikayet etmedi. Bu davranisi menopoza bagli olabilir mi?”
    Büyük ihtimalle, evet. Kadinlar, östrojen eksikligine çesitli sekillerde cevap vermektedir. Bazilarinca, bas dönmeleri ve terlemeler en baskin sikayetlerken, digerleri, arkadasiniz gibi, asiri sinirli olmaktadir. Onun da, sizin gibi, doktoruna görünüp tedavi edilmesini ögütleyebilirsiniz.
    “BU ÖSTROJENLER, MÜSEKKIN HAPLAR (TRANKILIZANLAR) GIBI MIDIR?
    “Ablama, menopoz devresinde, doktoru müsekkin vermisti. Bunlar, östrojenlere benzer mi?”
    Östrojenlerle müsekkinler, ne kimyasal ne de tedavi biçimi bakimindan birbirine benzer. Gerçi, geçmiste, “yas dönümü”ne özgü endise halini tedavide, müsekkin ilaçlar kullanilmaktaydi, fakat günümüzde, doktorlar artik, sikayetin kaynagini, esas nedenini tedavi ederek yani eksilen östrojeni vererek, daha etken tedaviyi tercih etmektedirler.
    Zaten, müsekkinler ,esasinda “yas dönümü” ile hiç ilgisi olmayan, her zaman ortaya çikabilecek endise halinin ilâcidir yas dönümünün ana tedavisini olusturamaz.
    “LÜTFEN, HAYAT KIRKINDAN SONRA BASLAR DEMEYIN ARTIK”
    “Belki bu deyim, menopozdaki diger kadinlara, bana oldugu gibi ters etki yapmaz ama ben bu lafa çok sinirleniyorum. Tabii ki hayat kirkinda baslamaz ve bunu iddia etmek saçmadir”.
    Evet, ama; Erken evlilik ve annelik devrelerinin sikintilarini geçirdikten ve bunlardan kurtulduktan sonra, evlilik hayati daha rahat olabilir. Çevrenize bakin ve kendisine iyi bakan, gereken tedaviyi görmüs ve uyumlarini saglamis orta yasli kadinlarin sakin güzelligini görün.
    Bu kadinlarin bazilari, bu devrede, hayat tecrübeleri ve güzellikleriyle, siklikla etraflarini etkliemekte, hayranlik uyandirmaktadir.
    Siz de “yas dönümü” devresinde uyumunuzu saglayip, kadinliginizi ve güzelliginizi sürdürebilirsiniz
     
  3. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Menopoz adetlerin kesilmesi olarak adlandirilir. Perimenopoz menopozdan hemen önceki ve sonraki döneme verilen addir. Klimakteryum ise üreme çagindan menopoz sonrasina kadar olan dönemi içerir. Ortalama menopoz yasi Türkiye için tam olarak bilinmemektedir, ancak bu A.B.D’de 50-52 yaslari arasindadir. Adetlerin ilk baslama yasi ile menopoz yasi arasinda bir iliski bulunmamaktadir. Yüksek yerlerde yasayanlarda ve sigara içen kadinlarda menopoz daha erken yaslarda baslamaktadir. Adet kanamalarinin aralari menopozdan 2 ile 8 yil öncesinden uzamaya baslayabilir. Yani adetlerin seyreklesmesi hemen menopoza girileceginin bir göstergesi degildir.
    Menopozda Görülen Belirtiler ve Östrojen Tedavisinin Yararlari:
    1. Adet Düzeninin Bozulmasi: Menopoza yaklasildiginda yumurtlama daha seyrek olmaya baslar. Bu nedenle adet kanamasinin miktari azalir ve gebe kalma olasiligi azalir. Ancak bazen adet kanamasinin miktarinda tam tersine bir artma görülebilir.
    2. Vazomotor Bozukluklar: Bunlar ates basmasi, terleme, çarpinti, yüzde ve boyunda kizarikliklar gibi belirtileri içerir. Bu belirtiler hastalarin % 50’sinde görülür, ancak daha sonra görülme orani gittikçe azalir ve menopozdan 4 yil sonra hastalarin ancak % 20’sinde rastlanir.
    3. Psikolojik Bozukluklar: Menopoz döneminde sikinti, gerginlik ve depresyon gibi psikolojik bozukluklarda artma görülür. Östrojen hormonu uyku kalitesini artirir, uykuya dalma süresini azaltir ve uykunun REM fazini uzatir. Menopozda östrojen eksikligine bagli olarak uyku kalitesi bozulur.
    4. Vajina ve idrar yollarinin örten tabakalardaki incelmeye bagli olarak cinsel iliski sirasinda agri, kasinti ve idrar yapmada zorluk gibi yakinmalar görülebilir. Ayrica ciltte kollajen dokusunun azalmasina bagli olarak incelme olusur. Vajen ve idrar yollarindaki bu belirtiler östrojen tedavisine çok iyi yanit verir ve tedavinin birinci ayinda önemli oranda düzelme görülür. Ancak tam iyilesme 6 ile 12 ay sonra saglanir.
    5. Kemiklerde Erime (Osteoporoz): Osteoporoz kemik dokusunun mikroskopik yapisindaki bozukluklar sonucunda kiriklara egilimin artmasiyla karakterize bir durumdur. Vücutta kemik dokusu 1) Kortikal kemik 2) Trabeküler kemik olarak ikiye ayrilmaktadir. Trabeküler kemik sirt ve bel kemigini olusturan dokudur. Kemik kaybi aslinda 20 yasindan sonra baslamakla birlikte, menopoz dönemine kadar görülen kayip önemsizdir. Menopozdan sonra trabeküler kemikte yilda % 5 ve vücudun total kemik kitlesinde ise yilda % 1-1.5 oraninda bir kayip görülür. Menopozdan 20 yil sonra trabeküler kemik kitlesinde % 50 ve kortikal kemiklerde % 30 kayip olur. Bunun sonucunda boyda kisalma ve kiriklara egilimde artma görülür. Örnegin yapilan çalismalarda 70 yasindaki kadinlarin % 25′inde sirt veya bel kemiklerinde ve 90 yasindaki kadinlarin % 20’sinde kalça kirigi oldugu saptanmistir. Kemik kaybi menopozdan sonraki erken dönemlerde daha hizli oldugu için tedaviye mümkün oldugunca erken baslamak gerekir. Hormonal tedavi ile kemik kiriklari % 50 oraninda azaltilabilmektedir. Tedaviye kalsiyum eklendiginde sirt ve bel kemigi kiriklarinda % 80 oraninda bir azalma saptanmistir. Ayrica 70 yasin üzerindeki kadinlarda ve günesin az oldugu bölgelerde yasayanlarda tedaviye D vitamini eklenmesi gerekir. Kemik kaybinin önlenmesinde yasam seklinin de önemi vardir. Menopoz dönemindeki kadinlara günde 2-2.5 km. yürüyüs önerilmekte ve bunun tedavinin etkinligini artirdigi düsünülmektedir. Ayrica alkol ve sigara kullanimindan kaçinilmasi gerekir. Özellikle sigara kullanimi kemik kaybini artirmaktadir.
    6. Kalp ve Damar Hastaliklarinda Artislik Kalp-damar hastaliklarinin için önemli risk faktörleri tansiyon yüksekligi, sigara kullanimi, seker hastaligi ve asiri kilodur. Erkeklerde kalp-damar hastaliklarinin görülme riski kadinlara oranla 3.5 kat daha yüksektir. Kadinlarda kalp-damar hastaliklarinin görülme yasi erkeklere oranla 10 yas daha ilerdedir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi kadinlarda yüksek dansiteli kolesterolün daha yüksek olmasidir. Ayrica düsük dansiteli kolesterol kadinlarda daha düsüktür. Yüksek dansiteli kolesterolün daha fazla olmasi ve düsük dansiteli kolesterolün daha az olmasi kadinlari kalp-damar hastalyiklarina karsi korumaktadir. Ancak menopozdan sonra kadinlarda düsük dansiteli kolesterolde hizli bir yükselme görülür ve koroner kalp hastaligi riski iki katina çikar.
    Menopozda östrojen tedavisi yüksek dansiteli kolesterolde bir artisa ve düsük dansiteli kolesterolde bir azalmaya yol açarak kadinlarda kalp-damar hastaliklarinin riskini azaltir. Yapilan çalismalarda menopozda östrojen kullanan kadinlarda bu riskin yaklasik olarak % 50 oraninda azaldigi görülmüstür. Riskteki bu azalma hasta tedaviyi aldigi sürece devam etmektedir. Bilindiginin aksine bu tedavi tansiyonda herhangi bir yükselmeye yol açmamaktadir.
    Östrojenin kandaki kolesterol üzerindeki olumlu etkileri disinda; direk olarak damar sertligini önleme, damarlari genisletme, kanin pihtilasmasini önleme, kalp gücünü artirma, lipoproteinlerin oksidasyonunu önleme ve seker ****bolizmasinin düzenlenmesine yardimci olma gibi etkileride yine kalp-damar hastaligi riskini azaltmaktadir.
    Tedaviye genellikle progesteron hormonuda eklenmektedir. Progesteron hormonunun östrojenin tersine kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkileri bulunmakla birlikte, yapilan çalismalarda progesteron hormonunun östrojenin olumlu etkilerini yok etmedigi gösterilmistir.
    Cinsellik: Menopozda vajende kayganligi saglayan sivida bir azalma olur ve vajen dokusundaki incelmeye bagli olarak elastisite azalir. Bunlarin sonucunda cinsel iliski sirasinda asiri, kuruluk, vajende daralma, yanma, tahris ve iliski sonrasi damlama seklinde kanama görülebilir. Ancak bu belirtiler hastanin cinsel aktivitesi ile de ilgilidir. Normal cinsel yasamina devam eden hastalarda bu belirtiler daha az görülürken, iliski sikligi azalan hastalarda bu bozukluklarda daha hizli bir ilerleme görülmektedir. Genel olarak bakildiginda menopozda cinsel aktivite önemli oranda degismemektedir. Östrojen alimi ile vajen dokusundaki incelme ve cinsel iliski kalitesini bozan diger faktörler önlenecegi için, cinsel yasamin daha kaliteli olacagi söylenebilir.
    Östrojen Tedavisinin Diger Yararlari:
    1. Östrojen tedavisi ile Alzheimer hastaliginin daha az görüldügü bildirilmistir.
    2. Kolon kanserinin daha az görüldügüne dair yayinlar bulunmaktadir.
    3. Yine karpal-tünel sendromu, romatoid artrit ve fibromyaljide belirtilerin daha az görüldügüne dair yayinlar bulunmaktadir.
    Tedavi sekilleri: Burada en çok kullanilan agizdan(oral) ve transdermal (cilde yapistirma) tedavi yöntemlerine deginilecektir.
    Oral Tedavi: Burada en çok konjuge östrojenler (Premarin) ve estrone sulfat veya mikroiyonize östradiol kullanilmaktadir. Türkiye’de daha çok Premarin kullanilmaktadir.
    Tedaviye hastanin uterusu (rahimi) daha önce alinmamissa progesteron eklemek gerekir. Progesteron olarak daha çok medroksiprogesteron asetat (Farlutal) kullanilmaktadir.
    Kullanilan Rejimler:
    1. Ardisik Tedavi:
    Premarin: 0.625 ile 1.25 mg/gün 1-25′ci günler
    Farlutal: 10 mg/gün 16-25′ci günler
    Kalsiyum: 500 mg/gün
    2. Devamli Tedavi:
    Premarin 0.625-1.25 mg/gün her gün
    Farlutal: 2.5-5 mg/gün her gün
    Bu tedavide hafta sonlari ara verilebilir.
    Transdermal Tedavi: Bu konuda iki preparat bulunmaktadir.
    1. Estraderm TTS 50: Cilde yapistirildiktan sonra 3 günde bir degistirilir. Yine yukaridaki rejimlerde oldugu gibi tedavide ardisik veya devamli seçenekler kullanilabilir ve hastanin uterusu alinmamissa tedaviye Farlutal eklenir.
    2. Climara: Bu preparat haftada bir degistirilir.
    Bunun disinda piyasada Klimen, Kliogest gibi kombine hormon içeren ve degisik yapidaki Livial gibi preparatlarda kullanilabilir.
    Östrojenin Verilmedigi Durumlar:
    1. Aktif karaciger hastaligi
    2. Aktif tromboemboli (damarlardan pihtilasma olmasi ve bunun baska bölgelere atmasi durumu) veya daha önce belirli bir neden olmaksizin tromboemboli öyküsü olmasi.
    3. Rahim Kanseri: Tedavi edilen hastalarda belirli kosullarda yine östrojen tedavisi verilebilir, ancak bu konuda doktor kontrolü oldukça önemli olup, burada daha detayli bilgi verilmeyecektir.
    4. Meme Kanseri: Bu hastalardada yine belli kosullarda östrojen tedavisi verilebilecegi belirtilmektedir.
    Bunun disinda tansiyon yüksekligi, koroner kalp hastaliklari, diabet, varislerin bulunmasi, endometriozis ve myom olmasi tedavi için engel olusturmaz.
    Halk Arasindaki Yanlis Bilgiler:
    1. Östrojen tedavisi rahim kanserine neden olur mu?
    Tedaviye uygun dozda progesteron eklendiginde rahim kanserinde bir artisa kesinlikle yol açmaz.
    2. Meme kanserine neden olur mu?
    Bu konuda kesin veriler bulunmamaktadir. Meme kanseri riskinde minimal bir artis olduguna dair bazi yayinlar bulunmaktadir. Ancak bu minimal artis kalp hastalisi riskindeki ve kemik kaybindaki azaltici etkisi gözönünde bulunduruldusunda önemsiz olarak kabul edilmektedir.