Meme Sağlığı

Kadın Sağlığı bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Meme kanseri tehlikesi her yaştaki kadın için mevcut olmakla
    birlikte yaş ilerledikçe risk artmaktadır. Bu nedenle kadınlara göğüslerini iyi
    tanımaları önerilmektedir. Göğüslerin büyüklüğü veya küçüklüğü ve biçimi
    kadından kadına değiştiği gibi göğüslerin ele nasıl geldiği de kadından kadına
    değişiklik göstermektedir. Kimi kadının göğüsleri oldukça yumuşaktır,
    kimisininki ise yumru yumrudur. Bu nedenle her kadın kendisi için neyin normal
    neyin ise anormal olduğunu bilmelidir. Örneğin göğüste bir kitle, çukurlaşma,
    biçiminin değişmesi, kaşıntı, meme başından akıntı gelmesi veya kızartı
    görülmesi ya da meme başı daha önce içeri kaçık değilken şimdi içeriye kaçmış
    olması gibi herhangi bir anormallik görüldüğünde doktora gidilmelidir.
    Göğüslerin adet günlerinden evvelki günlerde gerilmesi, yumrulu olması ve
    sancıması normaldir. Bu nedenle göğüs kontrolü adet bittikten birkaç gün sonra
    yapılmalıdır. Adetten kesilmiş olan kadınlar, düzenli olarak kontrol etmek
    koşuluyla, ne zaman isterlerse göğüslerini kontrol edebilirler ama akılda kolay
    kalması için her ayın başında kontrol yapılması iyi bir fıkirdir. 40 yaşını
    geçmiş olan kadınlar kendi göğüslerini kendileri düzenli olarak kontrol
    ettikleri kadar yılda bir de doktora göğüslerini muayene ettirmelidirler.
    Annelerinde veya kız kardeşlerinde 50 yaşından önce veya sonra yahut adet
    kesiminden önce göğüs kanseri görülen kadınlar için kanser tehlikesi daha
    büyüktür. Göğüslerinden birinde daha önce göğüs kanseri bulunan, hiç çocuk
    doğurmamış olan veya ilk çocuğunu 30 yaşından daha sonra doğurmuş bulunan, 50
    yaşlarının sonuna doğru adetten kesilmiş olan ve 13 yaşlarından önce adet
    görmeye başlamış olan kadınlar için de tehlike oranı yüksektir.
    Araştırmacılar bebeklerini emziren kadınların göğüs kanserinden korunup
    korunmadığını araştırmaktadırlar. Bebeği emzirirken kadınların vücudunda
    üretilen bir hormonun kadınları bir miktar koruduğu tahmin edilmektedir. Ancak
    bu bebeğini emziren her kadının göğüs kanserine tutulmayacağı anlamına
    gelmemektedir. Bu yönde daha çok araştırma yapılması gerekmektedir.
    Bazı bilim adamları da posası zengin gıdalardan olan, ekmek, makarna, şehriye,
    pilav ve diğer tahılların yanı sıra bol bol meyve ve sebze yemenin kanserden
    korunmakta rol oynadığını ileri sürmektedirler. Ancak bu konuda da daha çok
    araştırma yapılması gerekmektedir. Göğüs kanserinde olduğu gibi diğer
    kanserlerde de hastalık hakkındaki bilgileri
    okumak veya kanser hakkında konuşmakla kişinin kansere yakalanmayacağını
    bilmeniz önemlidir. Bazı kişiler bu tür inançlara sahip olsalar da bu düşünce
    doğru değildir. Kanser kişinin geçmişte yaptığı bir kötülüğün de cezası
    değildir.
    Tedavideki Gelişmeler…
    Meme kanserinin tedavisindeki gelişmeler artık kanser hastalarının
    göğüslerinin alınmasını gerektirmemektedir. Mamografi denilen meme röntgeni
    yoluyla, daha hasta veya doktoru kanserin farkına varmadan tümör çok küçükken ve
    hastalığın başında yakalanabilmektedir. Böylece, hastalığın başarıyla tedavi
    edilme şansı artmakta ve memeyi tamamen almadan kanserli bölümü ameliyatda
    çıkarmak mümkün olmaktadır.
    Meme Alınmadan Tedavi
    Kanser vücudun diğer kısımlarına yayılmamışsa, cerrah yalnız tümörü
    ve hemen etrafındaki hücreleri alır. Böylece, memenin ancak kanserli olan kısmı
    alınır ve meme biçimini ve duruşunu mümkün olduğu kadar korur. Bu ameliyata
    tümör ameliyatı denir. Meme kanserinin koltuk altındaki lenf bezlerine de
    bulaşma olanağı nedeniyle bu bezler de ameliyatla alınır. Meme veya tümör
    ameliyatı geçiren kadınlar arasında yapılan araştırmalarda hayatta kalabilme
    şansı bakımından herhangi bir fark olmadığı görülmektedir.
    Tümör Ameliyatının Sakıncaları Nelerdir ?
    Memenin alınması yerine yalnız tümör ameliyatı geçiren hastalara
    ameliyattan sonra altı hafta süreyle haftada beş gün ışın tedavisi
    uygulanır. Hastalar çoğunlukla bu tedaviden şikayet etmezler. Meme kanserinin
    erken teşhis edildiği vakalarda hastanın iki seçeneği vardır.
    Bunlardan biri tümörün ahnması ve ışın tedavisidir. Diğeri ise, ışın tedavisi
    yapmadan memenin alınmasıdır.
    Diğer Tedavi Yolları Nelerdir ?
    Kemoterapi ve hormon tedavisi ilaç tedavisidir. Kanserin tekrarlaması
    tehlikesi karşısında doktorlar, ister memenin tümü isterse sadece tümör alınmış
    olsun, hastaya ilaç tedavisi de yaparlar. Kemoterapinin yan etkileri olmakla
    birlikte uzun süre devam etmez ve ilaçlarla kontrol altına alınabilir.
    Memesi Alınan Kadınlara Yeni Meme Takılabilir Mi ?
    Cerrahlar göğsü alınan kadınlara kendi derilerini ve dolgu
    maddelerini kullanarak yeni bir göğüs takabilirler. Dolgu maddesi kullanarak
    yapılan göğüslerde ihtilaf konusu silikon maddesi yerine tuzlu su
    kullanılmaktadır. Kadınlar, çoğunlukla, sütyenin içine konulan takma memeleri
    (proaaa) tercih etmektedirler.
    Meme Sağlığının Korunması İçin Neler Yapılabilir ?
    Kadınlar memelerini düzenli olarak kontrol etmeli ve yılda bir kez de
    doktora muayene ettirmelidirler. Memede görülen her yumru kanser değildir ama
    gene de doktora sorarak tedbirli olmak gerekir.