Meme Kanseri

Kanser & Tedavisi bölümünde yer alan bu konu SaMeT46 tarafından paylaşıldı.

  1. SaMeT46

    SaMeT46 Moderatör

    Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.
    Meme kanserinin nedenleri nelerdir?
    Meme kanserinin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte hastalıkla ilişkili olduğu bilinen risk faktörleri vardır. Risk faktörlerinin hastalığa yatkınlığı arttırması kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Farklı kanser tiplerinin farklı risk faktörleri vardır. Risk faktörlerinin bazıları kişinin kendisi tarafından değiştirilebilirken, bazıları da değiştirilememektedir.
    Değiştirilemeyen risk faktörleri Nelerdir?
    • Cinsiyet: Kadınlar, meme kanseri için daha büyük risk taşırlar. Erkeklerde meme kanseri seyrek görülmektedir.
    • Yaş: Meme kanseri riski kadınlarda yaşla değişmekte ve ileri yaşta risk belirgin artmaktadır. Bu artış 40 yaşından sonra belirgindir.
    • Kalıtsal risk faktörleri: Meme kanserlerinin yaklaşık % 5-10’ u, bazı genlerdeki değişikliklere (mutasyon) bağlıdır. Yapılan çalışmalarda bu gruptaki hastaların birçoğunda BRCA1 ve BRCA2 genlerinde değişiklikler saptanmıştır.
    • Aile hikayesi: Meme kanseri riski, yakın akrabalarında meme kanseri hikayesi olan genç kadınlarda artmaktadır. Bu risk artışı özellikle ailesinde 40 yaşın altında meme kanserli kişi bulunan kadınlarda daha belirgindir.
    • Kişide daha önceden meme kanseri hikayesi: Daha önceden bir göğsünde meme kanseri hikayesi olan kadınların diğer göğüslerinde de yeni bir meme kamseri gelişmesi riski yüksektir. Bu, ilk kanserin nüks etmesinden farklı bir durumdur.
    • Irk: Beyaz ırk kadınları, zencilere göre bu hastalığa daha yatkındır. Asya ve ispanyol ırkın kadınlarında meme kanseri gelişme riski, diğerlerine göre daha düşüktür.
    • Meme biyopsisi hikayesi: Bazı anormal biyopsi sonuçları, meme kanseri riskini hafifçe arttırmaktadır.
    • Işın tedavisi hikayesi: Daha önceden göğüs duvarına çeşitli nedenlerle ışın tedavisi alan genç kadın ve çocuklarda meme kanseri riski belirgin derecede artmaktadır.
    • Adet süresi: 12 yaşından önce adet görmeye başlayanlarda ve adeti 50 yaşından sonra kesilenlerde meme kanseri riskinde küçük bir artış olmaktadır.
    Meme kanserinin bulgu ve işaretleri nelerdir?
    Meme kanserinde en sık görülen şikayet yeni bir şişlik veya kitle saptanmasıdır. Şişlik genellikle ağrısız, sert ve kenarları düzensizdir. Bununla birlikte, bazı kanserlerin ağrılı, yumuşak ve düzgün kenarlı olabileceği unutulmamalıdır.
    Meme kanserinin diğer belirtileri şunlardır:
    • Meme cildinde kalınlaşma
    • Meme cildinde çukurlaşma olması
    • Meme başında ağrı veya meme başının içeri çekilmesi
    • Meme başında veya meme cildinde kızarma ya da yara oluşması
    • Meme başlarında asimetri olması
    Meme kanseri şüphesi varsa ne yapılmalıdır?
    Memede muayene veya mammografiyle kitle saptandığı zaman, bunun kanser olup olmadığının saptanabilmesi için, başka tetkiklerinde yapılması gerekmektedir. Hastanın fizik muayenesi yapıldıktan ve geçmişi sorgulandıktan sonra meme ultrasonu ve/veya mammografi yapılır. Bu yöntemlerle bazen kitlenin iyi huylu olduğu söylenebilir.
    • Duktogram: meme başı akıntısının nedenini araştırmak için kullanılan bir testtir. Meme başı akıntısı toplanarak mikroskop altında değerlendirilebilir ve kanser hücrelerini içerip içermediği araştırılabilir.
    • Biyopsi: Meme kanserinin kesin tanısı, biyopsi ile konur. Biyopsi; meme dokusundan inceleme amacı ile hücrelerin alınmasıdır. Bu işlem, çeşitli şekillerde yapılmaktadır. Bunlardan birisi, kitleden sıvı ve hücre almak için ince iğne kullanılmasıdır. Bu işlem ultrason eşliğinde veya elle değerlendirilerek uygulanmaktadır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi olarak isimlendirilir. Tanıda kullanılan diğer yöntemler daha kalın iğnelerin kullanılması veya cerrahi girişimle kitlenin çıkarılmasıdır.
    Erken tanı konmasının yararı var mı?
    Meme kanserinin bazı tipleri, erken tanındıklarında çok iyi biçimde tedavi edilebilmektedir. Dolayısıyla, hem hastaların hem doktorların bu kanseri olabildiğince erken tanımak için elden gelen gayreti göstermeleri gerekir.
    Meme kanserinin bütün türleri aynı derecede mi kötüdür?
    Meme kanserinin değişik türleri vardır. Bunların tedavileri ve hasta üzerindeki etkileri de farklı olabilmektedir. En iyi sonuçlar, küçük ve çevreye yayılmamış kanserlerde alınmaktadır.
    Kişinin kendi memesini muayene etmesi Nasıl Yapılır?
    Bir kadının kendi kendine yapabileceği en önemli muayenedir. Her ay yapılması önerilmektedir. Ortam, rahat ve ılık olmalı, muayene sırasında tüm ayrıntılara dikkat edilmelidir.
    Meme biyopsileri niye yapılır?
    Memesinde sertlik bulunan pek çok kadında biyopsi gündeme gelir. En basit yöntem, ince bir iğne kullanılarak şüphe edilen sertlikten örnek almaktır. Bu bir kist ise, işlem sırasında kist sıvısının gelmesi ile hem sertlik kaybolur hem de hasta rahatlar. Kanserlerin kist halinde olması olasılığı çok düşüktür. Alınan sıvı veya hücreler, patoloji uzmanı tarafından incelenir ve bu örnekte kanser olup olmadığını belirten bir rapor düzenlenir. İğne ile örnek alma, genellikle acısız bir işlemdir; memenin veya hastanın uyuşturulmasına gerek duyulmaz.
    MİDE KANSERİ NEDİR?
    Dünya üzerinde bazı ülkelerde sık görülmesi, bu kanserin genetik faktörlerle ve yeme alışkanlıkları ile ilgisi olduğunu göstermektedir. Özellikle Japonya başta olmak üzere, Çin ve İrlanda da bu hastalık sık görülmektedir.
    Erkeklerde kadınlardan 2 kat daha sık görülür. Bu hastalık genellikle 60-70 yaşlarında sık olarak görülmektedir.
    MİDE KANSERLERİ EN ÇOK NERELERDE GÖRÜLÜR
    Mide kanserlerinin büyük bir kısmı antrum veya küçük kurvatur üzerindeki bölgelerde görülür.
    MİDE KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
    ►Karın üzerinde mide bölgesi ve onun etrafındaki bölgede rahatsızlık hissi ağrı ve ağırlık hissi...
    ►Kısa sürede kilo kaybı (Bunu aylarla ifade etmemiz sanırım doğru olacaktır). Kanserli hastalar genellikle kısa sürede yüksek kilo kaybına uğrarlar.
    ►Bulantı ve kusma
    ►Kaşeksi (Şiddetli zayıflama)
    ►Yemeklerden sonra rahatsızlık hissi
    ►Sindirim sisteminde kanama veya gizli kanama
    ►Erken doyma hissi
    ►Hastaların 2/3'ünde demir eksikliği anemisi
    MİDE KANSERİNDE TEŞHİS NASIL KONUR?
    1.) Çift kontrastlı baryumlu mide grafisi:
    Halk arasında ilaçlı mide filmi denilen görüntüleme yöntemidir.
    2.) Gastroskopi (endoskopi):
    Ağızdan girilerek mideye kadar gönderilen içerisinde optik bir görüntüleme sistemi olan bir boru yardımıyla yapılır. En duyarlı ve en özgün teşhis yöntemi budur. Bu yöntemle hekim mide yüzeyini çıplak gözle görebilir ve şüphe edilen bölgelerden biyopsi ile parça alıp patolojik incelemeye gönderir, buda şüphe edilen ülser veya kanser dokusunun özelliklerini ayırt edilmesini sağlar.
    KALIN BARSAK( KOLON) ve REKTUM KANSERLERİ
    Kolo - Rektal kanserler A.B.D. de her iki cinsde en sık görülen 2. kanser türüdür. Yılda ortalama 140.000 kişi hastalığa yakalanmakta ve yılda ortalama 60.000 kişide bu hastalıktan kaybedilmektedir. Yurdumuzda da tanı yöntemlerinin artması, kişilerin hastalık belirtilerini daha iyi algılamaları ve hekime başvurma olanaklarının artması, beslenme alışkanlığımızın da giderek daha çok endüstriyel gıdalara kayması sonucu bu kanserlerle daha sık karşılaşmamıza neden olmaktadır.
    KİMLER RİSK ALTINDADIR ?
    Genelde olguların büyük çoğunluğu 45-50 yaş üzerindeki kişilerde görülmektedir.Bu Nedenle;
    • 45-50 yaş üzerindeki kişiler
    • Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar,
    • Uterus ( rahim ), over ( yumurtalık ) veya meme kanseri olan kadınlar,
    • Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar.
    KOLO - REKTAL KANSERLERDE KLİNİK BELİRTİLER NELERDİR ?
    Genelde kadın ve erkekte eşit oranda görülen Kalın barsak - Rektum kanserleri sinsi seyreder. Hastalık aşağıdaki belirtilerle ortaya çıkar.
    • Rektumdan kan gelmesi ( rektal kanama ), gaitanın kanla bulaşık olması,
    • Tuvalete çıkma alışkanlığında değişiklik
    • Gaitanın eskiye oranla incelmesi,
    • Kabızlık – İshal durumlarının ortaya çıkması,
    • Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi,
    • Karında gaz ağrıları,
    • Kansızlık (anemi),
    • İzah edilemeyen zayıflama
    TEŞHİS NASIL KONUR ?
    Kolo - Rektal kanserlerde kesin teşhis barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemlerden ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, KOLONOSKOPİ ) biriyle yapılacak tetkik ve alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik tanısı ile konur.
    SAFRA KESESİ NEDİR?
    TAŞ NASIL OLUŞUR?
    Safra kesesi taşları Kolestrol ve Pigment taşları olarak ikiye ayrılır. Kolestrol taşları mekanizması tam belli olmayan bir nedenle kolestrolun safra kesesi içine çökmesi nedeni ile oluşurlar. Pigment taşları ,koyu renkli taşlardır ve genelde siroz,safra yolları tıkanıklığı, kan yıkımı olan hastalıklarda görülür.
    SAFRA KESESİ TAŞLARININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
    Bu hastalarda her hangi bir hastalığa özel olmayan; karın ağrıları, hazımsızlık, şişkinlik,ekşime,yanma gibi sindirim sistemine ait yakınmalar olur.
    İLAÇLA TEDAVİSİ MÜMKÜNMÜ?
    Hayır, safra kesesi taşlarının ilaç tedavisi yok. Tek tedavi ameliyattır.
    AMELİYATIN ALTERNATİFİ VAR MI?
    Alternatif yok.Ameliyat olmak şarttır.