kusurlari affetmek,sıkıntılari gidermek

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu şeker tarafından paylaşıldı.

  1. şeker

    şeker Üye

    AFFETMENİN FAZİLETİ

    Değerli Kardeşlerim!

    Afv kelimesi sözlükte , yok etmek silip süpürmek demektir.Dinimizde ise kötülük ve haksızlık edeni , suç veya günah işleyeni cezalandırmaktan vazgeçip bağışlamaktır.Afüv , Allah teala'nın isimlerinden biri olup kullarının günahlarını bağışlayıcı demeektir.

    Kuran-ı Kerim'de "Kuşkusuz Allah afüv'dür, gafur'dur- affedicidir, bağışlayıcıdır."(Hac suresi/60, Mücadele 58/2)

    Allah teala'nın en çok tekrarlanan isimlerinin başında O'nun bağışlayıcı ismi gelmektedir.Kuran-ı kerim'de küfür ve şirkin dışındaki günahların dilendiği kimseden bağışlanacağı bildirilmiştir.(Nisa suresi/48)

    Allah (c.c) Kuran-ı Kerim'inde ;
    "Deki;Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım!Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.Şüphesiz Allah bütün günahları affeder.Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.".(Zümer Suresi/53)

    Bu ayet insanların Allah'tan ümit etmelerini tavsiye etmiştir.Yalnız bu ifade günah işleyin Allah nasıl olsa affeder demek değildir.Büyük günah işleyenlerin bile ümitsizliğe düşmeyip TÖVBE EDEREK Allah'a yönelmeleri gerektiği ifade edilmektedir.

    Allah (c.c) şöyle emretmiştir;
    -Affedici ol.İnsanlarla olan ilişkinde , hoşgörülü ol, herkesin eksiğine kusur bulma, kusurları bağışlamak, özür dileyenleri affetmek, önde gelen özelliğin olsun.ikinci olarak ma'rufu emret, örf, güzel ve faydalı olan her iş demektir.Dinin ve aklın iyi güzel olduğuna hükmettiği her şey ma'ruftur.
    Üçüncüsü , cahillerden yüz çevir .Düşünmeden duygularına göre hareket eden , usul ve adap bilmeyen, büyük ve küçük tanımayan, kendini bilmez, kaba ve saygısız olan kimselerle ilgilenme.Cahillerin ahmakça sözlerine, akılsızca işlerine karşılık verme.
    "(Ey Muhammed) Kullarıma, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver."(Hicr suresi/49)
    "Rahman'ın has kulları onlardır ki , yeryüzünde tevazü ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında incitmeksizin selam derler geçerler."(Furkan suresi/63)

    "Sen af yolunu tut ,iyliği emret, cahillerden yüz çevir."(A'raf suresi /199)
    Peygamber efendimiz (s.a.v) bu ayet cebrail (a.s) tarafından bildirildiğinde Cebrail (a.s)'a;
    -Bu nedir diye sordu.
    Cebrail (a.s) ;
    -Allah Teala , sana haksızlık edeni bağışlaman , sana vermeyene vermen ve seninle ilgisini kesenlerle ilgilenmeni emrediyor, dedi.(Alusi, Ruhul Maani 147)

    Peygamberimiz'in (s.a.v) hayatı incelendiğinde ,Allah'ın kendisine ve dolayısıyla bizlere olan bu talimatlarına nasıl uyduğu ; kendisine yapılan haksızlıkları nasıl bağışladığı görülmüştür.Bir insan da çok az görülen özelliklerden birisi , onun düşmanlarına karşı hoşgörülü olmasıdır.Bir insanın kendisine karşı yapılan haksızlığa karşılık vermesi ,aşırılığa gitmemek kaydıyla haktır.İnsan bu hakkı kullandığı için kınanamaz.Bu hakkını kullanmaması ise bir erdemdir.


    Kuran-ı kerimde;
    "Bir kötülüğün cezası ona denk bir kötülüktür.Buna rağmen kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükafatı Allah'a aittir.Doğrusu O, zalimleri sevmez."(Şura suresi/40)

    Peygamberimiz, hiçbir zaman kendisine yapılan kötülüğe karşılık vermemiş, af yolunu tutmuştur.
    Hz.Aişe (r.a ) şöyle diyor;
    "Peygamberimiz kendisi için intikam almazdı.Ancak Allah ‘ın yasaklarına uyulmadığında uymayanları cezalandırırdı."(Müslim)
    Mekke ileri gelenleri(Kureyş) Peygamberimize her türlü hakarette bulunmuşlardı.Onunla alay etmişler, onu ölümle tehdit etmişler, yoluna dikenler sermiş, üzerine pislikler atmış, boynuna kemend atarak sürüklemiş, ona sihirbaz ve kahin demişlerdi.
    Peygamberimiz (s.a.v) bu hakaretlerin karşılığını Mekke'nin fethi olduğu gün alabilirdi.
    İşte peygamberimiz o gün;
    -Ey kureyş topluluğu, şimdi size ne yapacağımı , nasıl davranacağımı sanırsınız , diye sordu.Onlar hep bir ağızdan;
    -Hayır umarız, sen iyi bir kardeş, cömert ve şerefli bir kardeş oğlusun, dediler.Peygamberimiz.(s.a.v)
    -Yusuf'un kardeşlerine dediği gibi ben de size;"bugün sizi sorgulamak yok, haydi gidiniz serbestsiniz"diyorum buyurdu.(İbn Kayyım ,Zadül mead 2, 180-181)

    Enes İbn Malik (r.a) anlatıyor;
    Peygamberimizle beraber yürüyordum.Üzerinden necran kumaşından sert yakalı ve kalın bir cübbe vardı.Bir bedevi ona ulaşarak cübbesinden kuvvetlice çekti.Peygamberimizin ensesine baktım ki ,Bedevi2nin kuvvetli çekişinden cübbenin sertliği oraya iz bıraktı.Bedevi;
    -Ey Muhammed, sendeki Allah malından bana verilmesi için emret dedi.Peygamberimiz bedeviye döndü ve güldü, sonrada ona bir şey verilmesini emretti.(Buhari, Farzul Humus , 19)
    Ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır;
    "O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelrini yutarlar ve insanları affederler.Allah'da güzel davranışta bulunanları sever."(Al-i imran suresi/134)

    Kudsi bir hadiste şöyle buyrulmaktadır;
    "Erdemliklerin en üstünü , seninle ilişkisini keseni, senin arayıp sorman, seni mahrum bırakana senin ihsanda bulunman ve sana haksızlık edeni senin affetmendir."(Ahmed b. Hanbel3, 158)

    Gerçekten intikama gücü yettiği halde affetmek en büyük erdemdir.Böyle yapan , hem insanlar yanında saygınlık kazanır, hem de Allah katında derece alır.
    Ebu Hureyre (r.a) nin rivatetin de Peygamber efendimiz(s.a.v) şöyle buyurmuştur;
    "Sadaka malı eksiltmez.Af sebebiyle Allah bir kulun ancak şerefini arttırır.Bir kimse için tevazü gösterirse Allah onu yükseltir.(Müslim , Birr, 19)

    Rabbim bizleri zulme uğratmasın.Uğrattığında da sabredenlerden eylesin.Amin
     
    Son düzenleme: 23 Temmuz 2010