IŞİD tarafından alıkonulan 49 rehine kurtarıldı

Gündem bölümünde yer alan bu konu Fatihan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatihan

    Fatihan Üye

    12 Haziran 2014 günü kendine Irak Şam İslam Devleti adı veren örgüt Irak’ın Musul şehrini işgal etmiş ve şehri hiçbir mukavemet olmadan ele geçirmişti.

    Merkezi Irak hükümetine bağlı ordu Musul’dan kaçınca şehirdeki tek diplomatik misyon olan Türkiye Başkonsolosluğu ve diplomatlarımız korunaksız bir duruma düştüler.

    Bir gün önceden çıkış hazırlıklarını ve belge imha işlemlerini yapan konsolosluğumuz 1000 civarındaki militan ile kuşatıldı. Konsolosumuz Öztürk Yılmaz ile birlikte 49 çalışanı rehin alındı.

    Bu olay dünyada oldukça yankı uyandırmıştı. Dünya hem IŞİD’in nasıl bir kenti bu kadar kolay ele geçirdiğini konuşuyor hem de bu olayın Irak’ın başka şehirlerine de sıçramasından endişe duyuyordu.

    Türk diplomatlarının da rehin alınması başta Türkiye olmak üzere Türkiye’nin müttefiki birçok ülkede büyük yankı uyandırdı.

    Türk diplomatlar ve aileleri binadan çıkarılarak örgütün gizli evlerinden birine götürüldü. İlk başlarda diplomatlarımıza “misafirsiniz” diye muamele eden örgüt militanları, Kuzey Irak hükümetine bağlı peşmergelerle çatışmalar yoğunlaşınca vatandaşlarımızı tekfir ederek “kafirsiniz” şeklinde muamele etmeye başladı.

    8 farklı örgüt evinde kalan diplomatlarımızı bazı yerlerde mahzenlere kapatıp, karanlık odalarda güneş göstermeden el ve ayaklarını zincire vuran IŞİD militanları, diplomatlarımızdan gelen “Peygamberimiz Bedir’de esir aldığı kafirleri bile bağlamadı” sözleri üzerine “Emir böyle” diyerek geçiştirdiler. Her gün aynı yemek verildi. Esirler arasındaki Ela bebeğin beslenme gereksinimini ise civardaki aşiretler sağladı.

    Türk istihbaratı uzun zamandır rehinelerin kurtarılması için saha çalışmaları yapıyordu. İnsansız hava uçakları bölgede uçuyor, rehinelerin nereye nakil edildikleri an be an takip ediliyordu.

    MİT’e verilen yurtdışında operasyon yetkisinin TBMM’de kabul edilmesinden sonra MİT içerisinde özel bir birim kuruldu. Rehinelerin kurtarılması için çalışmalar yürütecek olan bu birim direkt Hakan Fidan’a bağlıydı ve bir yıllık bir takvim planlaması yapıldı.

    IŞİD’e karşı dünyanın önde gelen ülkelerinin kurduğu koalisyon rehinelerin bir an önce kurtarılmasını elzem bir hale getiriyordu. ABD olmak üzere birçok devlet IŞİD’e karşı hava saldırıları düzenliyor ve bu saldırılar diplomatlarımızın can güvenliğini iyice tehlikeye atıyordu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve MİT müsteşarı Hakan Fidan kendi aralarında dışarıya bilgi sızmaması için bir mekanizma kurdular. 18 Eylül’de rehinelerin artık kurtarılabileceği bilgisinin iyice netleşmesinden sonra düğmeye basıldı.

    101 günlük esaret son buldu

    Daha evvel birçok kez rehinelerin teslim sürecine girildiği hatta uçak ve araçların gidip geldiği ancak IŞİD’in buna yanaşmadığı durumların olduğunu da göz önünde bulunduran yetkililer bu sefer daha ihtiyatlı davrandılar. Sahadaki elemanları ve teknik takiple rehinelerle sürekli iletişim halinde olan MİT’e rehinelerin yine yerinin değiştirileceği bilgisi geldi.

    Tam yer değiştirme olayının gerçekleştiği sıralarda MİT elemanları varış bölgesine önceden intikal etti ve rehinelerin yer değiştirmesine nezaret eden silahlı IŞİD militanlarından önce 49 rehineyi o noktadan aldı. IŞİD’in silahlı militanlarından önce MİT elemanlarının varış bölgesine intikal etmesinde Türkmen ve Sünni aşiretler büyük katkı sağladı.

    Konsolosluk personelimizin Kuzey Irak yolu ile yurda getirilmesi planlanıyordu. Ancak bölgede yaşanan şiddetli çatışmalar nedeniyle rota olarak Suriye belirlendi. MİT ekibi Telabyad ilçesinde kendilerini karşılayan IŞİD militanları ve Arap aşiretleriyle Rakka'ya geçti. Burada rehineler teslim alındı.

    23:30 sıralarında Telebyad’dan karayolu ile Akçakale’ye ulaşan rehineler 101 günlük esaretin ardından Türkiye topraklarına giriş yaptı. 23:23 civarında MİT müsteşarı Hakan Fidan müjdeli haberi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile paylaştı.
    rehineler-kurtarildi.jpg
    O sırada Azerbaycan’da diplomatik temaslarda bulunan Davutoğlu apar topar Başbakanlık Ana uçağı ile Şanlıurfa’ya indi ve buradan rehineleri alarak Ankara’ya geçti.

    Telabyad- Akçakale üzerinden Türkiye'ye giriş yapıldığında saatler 23.20'yi gösteriyordu. Musul'dan güvenli bölgeye uzanan yolculuk 12 saati buldu. Saat 23.23'te MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na "müjdeli haberi" verdi. Rehinelerin Türkiye sınırına vardığında ise yolculuk 17 saati aşmıştı.