****İlK EZAN****

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu gizems tarafından paylaşıldı.

  1. gizems

    gizems HaRbİ PrEnSeS

    Hicretin birinci yilina kadar, namaz icin ezan okunmazdi. Müslümanlar az ve toplu bir halde bulunduklari icin böyle bir ihtiyac da hissedilmemekteydi. Namaz vakti gelince (Essalatü, Esselatü) yani ''Namaza, Namaza'' diye cagirip ve bununla yetinirlerdi. Hicretten sonra, müslümanlar cogalmaya basladigindan artik (Essalatü) diye cagrilmasi, maksadi temin etmiyor, sehrin her tarafindan isitilmiyordu. Bundan sonra namaz vakitlerini bildirecek bir vasitaya ihtiyac vardi. Kimisi, can calarak bildirelim dedi. Resulullah Efendimiz:
    ''O Nasara'ya (Hiristiyanlara) mahsustur'' buyurdu.
    Bazilari boru calsak dediler.
    Peygamber Efendimiz:
    ''O da Musevilere mahsustur'' buyurdu.
    Abdullah bin Zeyd hazretleri, bir rüya görmüstü. Sira ile üc gün tekerrür eden bu rüyasini, ücüncü gün sabahi, Resulullah Efendimizin huzurunda söyle anlatti:

    Yesil bir sal ve pestemal baglamis, eline can almis bir kisi gördüm. Ona sordum:
    *Elindeki cani satar misin?
    *Ne yapacaksin?
    *Namaz vakitlerini bildirmek icin calacagim.
    Bunun üzerine o zat:
    *Ben sana daha hayirlisini tarif edeyim, deyip, Kibleye karsi durdu ve yüksek sesle Ezan in mübarek kelimelerini okudu. Biraz durduktan sonra, ayni kelimeleri tekrar ederek sonuna dogru (kad kametis'salatü) cümlesini ilave etti. Bunun üzerine Resulullah Efendimiz emir buyurdular:

    ''Rüya haktir. O kelimeleri Bilal'e ögret, okusun!''

    Hazret-i Bilal de bu kelimeleri ögrenip, Mescid-i serifin yaninda bulunan yüksek bir dama cikarak, ilk ezani okudu. Hazret-i Ömer, ezan sesini isitince, kosa kosa, Resulullah Efendimizin huzuruna geldi. Hazret-i Bilal'in söyledigi kelimeleri aynen rüyasinda gördügünü arz etti. O gece Eshab-i kiramdan bir kismi da ayni rüyayi görmüslerdi.

    Iste o günden itibaren, her namaz vakti ezan okunmasi sünnet oldu.