Hz. İbrahim´in Duası

Dualar bölümünde yer alan bu konu SaMeT46 tarafından paylaşıldı.

  1. SaMeT46

    SaMeT46 Moderatör

    Hz. İbrahim´in Duası

    Allah´ın Halili Hz. İbrahim (a.s) sabahladığı zaman şöyle derdi:
    Ey Allahım! Bu yepyeni bir gündür. Bu bakımdan bugünü benim için ibadetle aç, mağfiret ve rızanla kapat! Bugün de bana nezdinde kabul olunacak haseneyi ihsân eyle. O haseneyi geliştir ve benim için onu kat kat çoğalt ve bugün de işleyeceğim günahları benim için affet. Çünkü çok affeden ve her çeşit nimetlerle kullarına ihsanda bulunan, kullarını çok fazla seven, daha istemezden önce onların isteklerini bilip takdir eden sensin!
    Ravi diyor ki: ´Bir kimse Hz, İbrahim´in duasıyla sabahladığı takdirde o günün şükrünü edâ etmiş sayılır´.
    Hz. İsâ´nın Duası
    Hz. İsâ (a.s) şöyle dua ederdi:
    Ey Allah´ım! Ben istemediğimi uzaklaştırmaya, umduğum faydayı elde etmeye muktedir olmadığım bir vaziyette sabahlamış bulunuyorum. Kuvvet ve kudret ise senin elindedir. Ben amelimin sorumlusu olarak sabahlamış bulunuyorum. Bu bakımdan benden daha fakir bir kimse yoktur.
    Ey Allahım! Düşmanımı sevindirecek şekilde beni gülünç duruma düşürme. Dostumu benim felâketimle üzme. Musibetimi dinimde tahakkuk ettirme. Dünyayı bana en bü-yük hedef olarak kılma.
    Ey Hayy ve Kayyûm olan Allah! Bana merhamet etmeyeni, bana musallat kılma!
    Hızır´ın Duası
    Hızır ve İlyas (a.s) her mevsimde bir araya geldikleri zaman şu kelimeleri okuyarak ayrılırlar:
    Allah´ın ismiyle! Allah neyi dilerse o olur. Kuvvet ve kudret ancak Allah´ındır. Allah neyi dilerse o olur. Her nimet Allah´tandır. Allah neyi dilerse o olur. Hayrın tamamı Allah´ın kudretindedir. Allah neyi dilerse o olur. Kötülüğü insanlardan uzaklaştıran sadece Allah´tır.
    Kim sabahladığı zaman bu duayı üç defa okursa yangından, boğulmaktan ve hırsızlıktan Allah´ın izniyle emîn olur.
    Ma´ruf-u Kerhî´nin Duası
    Muhammed b. Hasan şöyle demiştir: Ma´rûf-u Kerhî bana dedi ki: ´Beşi dünya ve beşi de âhiret için olan on kelimeyi sana öğreteyim ki, o kelimelerle Allah´ı çağıran bir kimse, Allah´ın o kelimelerinin yanında olduğunu görecektir´.
    Bunun üzerine Ma´rûf-u Kerhî´ye dedim ki: ´O kelimeleri bana yaz!´ Ma´ruf ´Hayır yazamam. Ancak Bekir b. Hanis´in bana defalarca tekrar ettiği gibi ben de sana defalarca tekrarlamak suretiyle okuyayım´ dedi. O kelimeler şunlardır:
    Dinim için, dünyam için, beni ilgilendiren meselelerim için kerim olan Allah bana kâfidir. Bana zulmedenden daha kuvvetli bulunan âlim olan Allah bana yeter. Bana kötülükle yaklaşanın belini kırabilecek derecede şiddet ve kuvvete sahip olan Allah bana kâfidir. Rahîm olan Allah ölüm ânında bana kâfidir. Kabirde sorguya çekildiğim anda Allah bana kâfidir. Hesap zamanında kerîm olan Allah bana kâfidir. Mizanın yanında lâtif olan Allah bana kâfidir. Sırât´ın yanında, kadîr olan Allah bana kâfidir. Allah bana kâfidir. İlah ancak O´dur. O´na yaslanırım. O büyük arş´ın sâhibidir.
    Ebu Derdâ şöyle demiştir: ´Kim günde yedi defa şu ayet-i celîleyi okursa Allah Teâlâ (c.c) ister o kul doğru olsun, isterse yalancı 129 onun âhireti ile ilgili bütün üzücü hâdiselerde ona kâfi gelir.
    Ey Rasûlüm! Eğer senden yüz çevirirlerse de ki: ´Bana Allah yeter. O´ndan başka ilâh yoktur. Ben ancak O´na güvendim ve O büyük arş´ın sahibidir. (Tevbe/129)