Hristiyanlar cennete girecek mi?

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu islamıyaşamak tarafından paylaşıldı.

  1. islamıyaşamak

    islamıyaşamak Yeni Üye

    Hristiyanlar cennete girecebilecek mi? Hangi hristiyanlar cennete girebilecek?

    Arkadaşlar bu konu çok önemli ve anlaşılması da bir o kadar basit olan bir konudur.Sabırla okur ve biraz ince düşünürseniz, olayların perde arkasına dair harika bir bilginiz olacaktır diye düşünüyorum. ‘’Hıristiyanlar cennete girecek mi, girmeyecek mi, ne olacak, ne bitecek, sadece La ilahe illallah demek yeterli midir?’’ diye bütün millet birbirine girdi. Bilen de yorum yapıyor bilmeyen de. Sadece etrafından duydukları ile karar veren ve hiç araştırmadan sorgulamadan hüküm veren, sürünün koyunu gibi nereye çekersen oraya gidenlerde var.İşte tam bu konu ile ilgili Kur’anda öyle güzel bir ayet var ki Kur’anın Allah Kelamı olduğunu bir kere daha kanıtlıyor. Kuranın sadece Peygamberimizin asrına değil tüm asırlara hitap ettiğinin ayrı bir delilidir bu.

    ’’ Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa bir cemaate kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.’’
    (Hucurat Suresi 6. Ayet)

    Öncelikle bu konuyu araştırdığınız için Allah sizden Ebeden Razı Olsun! Yukarıdaki ayeti uyguluyor ve araştırmadan kimse hakkında yorumda bulunmuyorsunuz. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu işin ilginç olan tarafı belki duyuyorsunuzdur Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bir İslama hizmet anlayışı var.İnsanlar uygun bulur, uygun bulmaz ‘’Diyalog ve Hıristiyanlarla ya da farklı dinlerle görüşerek onlara hoşgörü ve saygı çerçevesinde yaklaşarak İslamı anlatabilmektir, daha doğrusu iletişim kurabilmektir.’’ Tabi bizim kime hizmet ettiği bilinmeyen basın ve Müslümanların içinde dolaşan Müslüman görünümlü münafıklar
    bunu şöyle yorumluyor: ‘’ Fethullah Gülen Hoca oralara gidiyormuş ve diyormuş ki: Tamam siz hepiniz cennete gireceksiniz kafanızı fazla yormayın gibi…’’

    Emin olun böyle bir kelime yok ve Fethullah Hoca’nın üslubu da bu değil. Ve böyle bir ifadesi de yok.İsteyen araştırsın.Tamamen uydurmasyon. Nedenini yazının devamında anlayacaksınız ve sizin de bu yazılanlara hak vereceğinizi düşünüyorum. Orada yapılan olaya şu çerçevede bakmak lazımdır. Bakın arkadaşlar ben 5 yıllık bir üniversite bitirdim ve 17 yıl okul okudum ve şunun farkına vardım ki: ‘’ Diyalog kuramadığınız hiç kimseye bir tek kelime bile anlatamazsınız.’’ Psikolojide bir numaralı kuraldır ve okullarda ders olarak okutulur. İsterseniz deneyin ve görün. Bir ortama girdiğinizde, bir toplumda bulunduğunuzda birilerine bir şeyler anlatmak istiyorsanız öncelikle o kişi ile iletişime geçmelisiniz, tanışmalısınız ve o kişiyi de tanımalısınız. Nelerden hoşlanır, ne yemeyi sever, İslama bakışı nedir hatta ve hatta tutuğu takımı bile bilmelisiniz ki o kişiye yaklaşabilmek için bir kale olsun sizin için.

    Bazı düşüncelerimizi anlatabilmek için diyalog şart ve kaçınılmaz. Aynı şekilde bizi sevmeleri ve bizden korkmamaları da lazım. Gelsin beni bulsun İslam’ı anlatayım olayı sadece vizyonu ve ufku sınırlı olan kişilerin düşüncesidir.Oturarak iş yapmak veya İslam’a hizmet etmek mümkün değil. Yapabilen varsa helal olsun. Müslümanlığa girenlerin hayatlarına bir bakın bakalım Kuran’la ve İslam’la nasıl tanışmışlar. Ortak noktaları, hep birinin vesile olması. Hidayeti veren Allah ama sebepleri yaratanda Yüce Allah. Ve yüce yaratan bu sebepler perdesinin arkasına gizlenmiştir. Sözün özü birçok insanla irtibata geçebilmenin en önemli yolu karşılıklı anlayıştır.

    ‘’Dinler Arası Diyalog’’ kavramına yahu dinler arası diyalog mu olur? İslam tek din. Hıristiyanlık diye bir din yok Yahudilik diye de bir din yok diyen birçok insan ve hoca var. Eee bunu biz de biliyoruz. Sanki Fethullah Gülen Hoca bilmiyor İslam’ın Allah’ın bizler için seçmiş din olduğunu. Arkadaşlar burada şu gerçeği unutmamak lazım Hak din İslam’dır. Ama batıl dinlerde vardır. Ve bu batıl dinleri görmezden gelemeyiz.

    ‘’Hak geldi batıl zail oldu.’’ kesinlikle, bunda şüphe yok. Ama o insanlar diğer dinleri kabul etmişler. Onun doğru olduğunu düşünüyorlar. ‘’ Bu hizmet anlayışının adı Dinler Arası Diyalog Değil de, Kafir olan Hristiyanlarla Hak Din olan İslam arasında Diyalog’’ olsaydı emin olun kafadan kaybederdik. Çünkü Hıristiyanlar kendi inançlarına göre bizim cehenneme gideceğimizi düşünüyorlar ve bizim kafir olduğumuzu sanıyorlar. Çünkü bilmiyorlar. Yani empati yapmak şart arkadaşlar. Onların yerine bir de kendimizi koyalım ve öyle düşünelim.

    Onlar bize kendi dinlerini anlatmasa, biz onlara kendi dinimizi anlatmazsak, Kuran’ın en önemli farzlarından biri olan irşad ve tebliğ olayı nasıl hayat bulacak? Peygamber Efendimiz zamanında kafirlerle bir araya oturulup yemekte yenmiş, irtibatlar da var, toplantılar da var. Peki ne anlatmış peygamberimiz bu insanlara? Doğru tektir. Bir sorunun iki doğru cevabı olamaz. Tek bir din altında toplanmayı anlatıyor Peygamberimiz (s.a.v) bu şekilde. Herkes bir dinde buluşmalı. Ya biz Hıristiyan veya Yahudi olacağız ya da siz Müslüman olacaksınız. Çünkü iki taraftan biri yanılıyor ama kim?

    Niçin korkuyoruz peki? İslam doğru olan, hak olan din değil mi? İman etmedik mi? Biz şüphe mi ediyoruz doğru yol olduğundan. İslam’ı bulan birinin Hıristiyan olma ihtimali yüzde kaçtır arkadaşlar. Sınavda doğruyu bilen yanılmaz. Çünkü emindir cevaptan. İstediğin kadar yanlışı anlat ona. O cevap değişmez. Ama yanlış bilen, emin olun doğruyu tasdik edebilir. Çünkü yazdığı cevap kendini de tatmin etmemiştir. Kendi düşündüğünü de içine alan veya kapsayan daha doğru bir cevap sunabilirsek çözüm ortaya çıkar. Ama iletişime geçmeden nasıl olabilir ki bu? Aramızdaki duvarları yıkmak lazım, küslükler ortadan kalkmalı ve hiçbir zaman kendimizi Hıristiyanlara veya Yahudilere oranla üstün görmemeliyiz. Çünkü ne olacağımız belli değil.

    Bakalım bütün cemaatlerin saygı duyduğu (İsmailağa Cemaati olsun, Süleyman Efendi Cemaati olsun, Menzil Cemaati olsun Allah hepsinden ebeden razı olsun) Bediüzzaman Said Nursi, eserlerinde tam bu konu hakkında ne diyor?

    26. Mektubun 4.kısmında 5. mesele sizler de okuyun kardeşlerim. Bediüzzaman’a bir soru soruluyor. ‘’Yalnız La ilahe illallah demek kafi midir yani Muhammedür Resullullah demezse bir insan ahiret yurdunda kurtulabilir mi? Soru gayet net ve açık. Üstadın cevabını özet olarak sizlere açıklamaya çalışacağım. Tam orjinalini okumak isteyenler de Risale-i Nur’dan okuyabilir.

    Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri eserlerinde yukarıda ki cümleyi tebligatı alan yani Peygamber Efendimizi bilenler için kullanmıştır. Yani Efendimizi biliyor ama ne diyor? ‘’Ben kabul etmiyorum.’’ Yani yokluğunu kendisi tercih ediyor. Ama başka bir adamın ise hiçbir tercihi yok.

    İslam dininde şu olay vardır arkadaşlar. Bir yaratıcıya inanıyorsa ama teslis inancı gibi değil, yani Hz. İsa Allah’ın oğludur (haşa ve kella) gibi bir inanç olamaz ya da bir ineğe veya puta tapmak gibi değil. Hıristiyanların içinde bazı zümreler sadece Allah birdir ve Hz. İsa (a.s) onun Resulüdür diyerek tek bir ilaha inanır. Şimdi bu kısımda bir insan hani hep sorarlar siz de karşılaşmıssınızdır; dağın başında, hiçbir şekilde ona din anlatılmamış, hiçbir şekilde din, İslam, iman kavramları kendisine ulaşamamış, ama bir yaratıcı olduğunu biliyor. Sadece bir yaratıcı olduğunu biliyor. Onu da ya eski peygamberlerden biliyor ya da kendi çabası ve aklı ile ulaşmış bu duruma. İşte bu insanın durumu nedir diye? Said Nursi hazretlerinin cevabı çok net. Bu cevap aslında Peygamberimizin ve Yüce Kitabımız Kuran’ın da cevabıdır. Böyle insanlar fetrettedir ve cennete gidebilir. Şimdi biraz daha açıklamak gerekir diye düşünüyorum çünkü kafalar karışmış olabilir.

    Öncelikle şunu tekrar belirteyim. Peygamber Efendimizi bilmiyorlar ve düşünmüyorlar bu insanlar. Hiçbir şekilde ne söyleyen olmuş ne de bir tebliğ eden. Size çok ilginç bir fetret örneği söyleyeyim. Öyle ülkeler var ki mesela atıyorum Antartika Kıtası’nın bazı yerlerinde kişilerin din ile hiçbir teması yok ve bu insanlar sadece Hıristiyanlarla görüşmüşler zamanında. Oraya İslam dini ile alakalı hiçbir şey gitmemiş. Bakın çok ilginç. Bunlar için de fetrettedir diyor Üstad. Çünkü son peygamberin geldiğinden hala haberleri yok. Hem de bu insanlar bu asırda yaşıyorlar.

    Bir de televizyon ve iletişim araçlarının olmadığı asırları düşünelim. Ulaşım şartlarının bu kadar ilerlemediği asırları düşünelim. Örneğin Amerika Kıtası’nın keşfinden önce orada yaşayan insanlar
    Peygamber Efendimizi (s.a.v) nasıl bilebilirdi ki? Onlar kendi kavimlerine gönderilmiş olan peygamberlerin inancı ile yaşamıştı çoğu zaman. Son peygamberin geldiğini duysaydılar yüksek ihtimalle bir kısmı iman edecek bir kısmı da inkar edecekti. Ama tebliğ bu yerlere ulaşmadığından bu insanlar da ‘’Bir tane Allah vardır’’ dediyse Ahiret Yurdunda Cenab-ı Hakk’ın rahmeti sarıp kuşatacak bu insanları ve cennete gidecekler inşallah. Ama yaratanın tek olduğuna inanmaları gerekiyor. Yani ‘’La ilahe İllallah’’ demiş olmalılar bir bakıma. Amerika’yı keşfeden Hıristiyanlar da sadece kendi dinlerini anlatmışlardı oraya gittiklerinde. Sözün özü Müslümanların tebliği ulaşana kadar oralarda yaşayan birçok insan fetrette kalmıştır arkadaşlar.

    Fakat tebliğin ulaştığı insanlar yani Peygamber Efendimizi bilen ve tanıyan toplumlar sadece
    ‘‘La ilahe illallah’’ demekle kurtulamaz. Çünkü fetrette kalanlardan durumları çok farklı. Peygambere ve Yüce Kitap Kuran’a iman etmediklerinden ebedi cehennemlik olacaklardır.

    Evet arkadaşlar, Risale-i Nur’larda bu kadar açık, 12 yaşındaki bir çocuğun ders olarak yapabileceği kadar net bir konu varken yok Fethullah Gülen Hoca demiş ki bütün Hıristiyanlar kurtulacak. Tam dinlemiyor ve araştırmıyorlar ki. Eeee bir dinlesene kardeşim. Cımbızla çekip alıyorsun ve
    ‘’Hristiyanlar Cennete Girecek’’ dedi Fethullah Gülen. Bu nasıl hoca Kur’anın ayetlerini inkar ediyor. O zaman bu kafirdir.

    Ama siz de okudunuz hangi Hıristiyanlardan bahsettiğimizi. Sormuyor, araştırmıyor. Karala kardeşim karala. Çamur at, izi bi şekilde kalır mantığı. Şu an kaç kişi bu açıklamaları onların ağızlarından duyduğu için Müslüman kardeşleri hakkında ileri geri konuşup, gıybetini yapıyor ve kul hakkına giriyor. Yukarı da bir ayet yazmıştım. İşte Kuran ne güzel her çağa ışık tutuyor değil mi? Biz kurana ve Ehli Sünnet hocalarımızın ağızlarından çıkanlara değil de birkaç münafığın ağızlarından çıkanlara birkaç Tv Kanalından duyduklarımıza itibar ettiğimiz için maalesef ki kaybediyoruz.

    Evet arkadaşlar, yukarıdaki yazı size soruyorum net değil mi? Aklınızın almadığı ya da size tuhaf gelen bir yer var mı? Belki tam anlaşılmamıştır tekrar o kısmı ifade ediyorum. ‘’ İslam adına hiç bir şey duymamışsa, işitmemişse, sadece Hıristiyanlığı duyurmuşlar, oradaki Hıristiyanlarda hiçbir şekilde İslam’dan ve Peygamberimizden (s.a.v) bahsetmemişler, işte bu kişiler kurtuluşa erebilirler.’’
    Ama neydi şartı? ‘’La ilahe illallah’’ demek. Yani Yaratıcı birdir Hz. İsa (a.s) peygamberdir, ilah değildir demeleri gerek. Efendimizi (s.a.v) bilseler belki ona da inanacaklardı biz bilemeyiz. Ama diğerleri işitti ve inanmadı ise geçmiş olsun, ebedi olarak cehennemde kalacaktır.

    Bu kısmı bazı arkadaşlara anlattığımda ‘’Yaa işin bu şekilde olduğunu bilmiyorduk, aksine Fethullah Gülen Hoca’nın onlara hizmet ettiğini bile düşünmüştük ama şimdi işin iç yüzünü anladık‘’ demeleri bazı münafıkların amaçlarına nasıl ulaştıklarını açık ve net şekilde gösteriyor. Medya da fırtınalar kopardılar. Çocuklar bile güler bu insanlara bu cahillere. Fethullah Gülen Hocaefendi Risale-i Nur’ları hepimizden daha iyi okumuş ve anlamışken bazı kişiler Fethullah Gülen Hoca aleyhine konuşur. Anlamak mümkün değil.

    Peki biz bu durumdan ne anlayacağız? Ya bu fırtına koparan medya veya büyük cemaatlerden herhangi birine bağlı olmayan, hoca olup olmadığı belli olmayan insanlar bu konuyu anlamadı ya da anlamak istemiyor. Ya da işin korkunç kısmı bazıları onlara diyorlar ki: ‘’Anlama!’’

    Çünkü eğer anlarsa ‘’ Müslüman cemaatler birbirine girmez, araları iyi olur, iyi geçinirler, hiç biri diğerinin kusurunu araştırmaz. ‘’ Münafıkların ve ne olduğu belli olmayanların pek sevmediği bir durumdur bunlar. Münafıklar hep isterler ki ‘’ O cemaat o cemaate vursun, bunlar birbirlerini kırsınlar, hepsi bunların yok olup gitsin.’’ Böylece biz de istediğimiz gibi müslümanlara dinsizliği empoze edelim. Onlar istiyorlar ki Yüce Yaratan’ın emri olan şu yüce ayetin emrini dinlemesinler.
    “Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin.’’
    (Hucurat, 10.Ayet)

    İşte bu ayete tam ters hareket eden mümin midir bilinmez ama münafıklar bizim kardeş olmamızı istemezler. Bu yüzden cemaatler hakkında menfi olarak konuşurlar. Böylece fitne doğmuş olur. Çık işin içinden çıkabilirsen. Gelin biz hiçbir cemaat ve hocamız hakkında konuşmayalım. Eğer ki varsa bir sorun, bir günah, bir yanlış, bunun hesabını soracak olan Yüce Yaratan’dır. Biz daha doğru düzgün ibadetlerimizi bile hakkını vererek yapamazken böyle konularda alim kesiliyoruz. Çok yazık. Unutulmamalıdır ki, her insanın fıtratı ve özellikleri farklıdır. İnsanlar kendi fıtratına uygun gördüğü cemaatte İslamiyet’i yaşar. Buna hiç birimiz karışamayız ve o kardeşimizi ayıplayamayız. Çünkü bilmeliyiz ki o cemaatlerdeki kardeşlerimizi, oraya Yüce Allah istihdam etmiştir.

    Aman haa kardeşlerim sakın münafıklara yardımcı olmayalım. Çünkü gerçekten bu işi çok iyi başarıyorlar. Fitne fesat çıkarmakta onlardan daha iyisi yok. Biz sakın fitneye ortak olmayalım. Yoksa Ahiret günü bu olayda adı geçenler de kendi ismimizi de görürüz de helak olup gideriz. Fitne fesada yardım edenler listesine Allah düşürmesin bizi. Dikkat etmek lazım. Yazının başındaki ayeti tekrar hatırlatmak istiyorum. Umulur ki ders alırız bu yüce ayetten!

    ’’ Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa bir cemaate kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.’’ (Hucurat Suresi 6. Ayet)

    Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatühü…
     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 23 Ağustos 2012
  2. şeker

    şeker Üye

    her insanın fıtratı ve özellikleri farklıdır. İnsanlar kendi fıtratına uygun gördüğü cemaatte İslamiyet’i yaşar. Buna hiç birimiz karışamayız ve o kardeşimizi ayıplayamayız. Çünkü bilmeliyiz ki o cemaatlerdeki kardeşlerimizi, oraya Yüce Allah istihdam etmiştir...alıntı