Hepİmİz Kurban DeĞİlmİyİz?

Türkiye Şehirleri bölümünde yer alan bu konu Beydereli tarafından paylaşıldı.

Konunun Durumu:
Yeni yanıtlara kapalı.
  1. Beydereli

    Beydereli Yeni Üye

    HEPİMİZ KURBAN DEĞİLMİYİZ?

    Eli, kolu bağlanmış ve çaresiz milyonlarca insanın halini düşündüğümüzde, yarınlarının hangi akıbete kurban olacağı meçhul değil mi?

    Bu ülke şartları ‘Gençlerini Kurban Etmedi mi?’

    Kim düşünüyor?

    Sorgulanan bir geçmiş var mı?

    Kader kurbanları…

    İşkence kurbanları…

    Darbelerin kurbanları…

    Siyasal düşünceleri ve haksızlıklara karşı onurlu duruş sergileyen ‘Tayin Kurbanları’…

    İşsizlik kurbanları..

    İhmal kurbanları..


    Deprem kurbanları…

    Saymakla bitmez..

    Gidenler gelmez… Geçmiş zaman dilimindeki kayıplarınız, kaybettikleriniz o zamanda kalmıştır.

    Çok yüzlülüğe alıştırılmış, her gelen kuvvete göre şekil ve tavır geliştirmeye şartlandırılmış bir toplumsal yaşamdan ‘Tam ve İstikrarlı Demokrasi’ çıkaramazsınız.

    Kin ve siyasal husumetlerle devam edecek toplumsal yapının, yarınlarda hangi sonuçları ortaya çıkaracağını düşünemeyenlerin, bugünlerdeki tavırları mahcubiyetleri de doğurabilir.

    Bugünlerde sadece geçmişi konuşabiliriz..Gelecek meçhul..

    Yakın ve uzak siyasal tarih, insanımızın harcandığı, gençlerimizin tırpanlandığı ve katı kurallarla ağır bedeller ödeyen toplumun günah keçisi olarak görüldüğü basamaklardaki feryatları işaret ediyor..

    Elleri arkadan kelepçelenerek,ringlerde adeta kurbanlık misali mahkeme koridorlarına dipçiklenerek götürülen bizler ‘Kurbanlık Gibiydik!’..


    Her kurban Bayramı, o günler gözümün önündedir.

    Ziyaretçilerimiz saatlerce cezaevleri dış kapısında,soğuk-sıcak demeksizin bekletilir,aramalardan geçer ve bizlere ulaşana kadar zahmetleri omuzlarlardı..

    Tel örgüler arkasında bizim suretlerimiz,solgun ve yorgun ziyaretçilerimizle yüzleşirdik..

    Biletinizi kesmişler ve bütün kapılar kapalıdır.

    Kimi arkadaşlarınız idam kararları ile karşılaşmış, kimisi eşinden boşanmış, kimisi parasızlık içinde çaresizdir.

    Ailesinden gelen bir mektupla beraber, bacısının böbrek yetmezliği sebebiyle rahatsızlığını duyan bir arkadaşınız böbreğini bacısına naklettirmek için dilekçeyle müracaat etmiştir.

    Bir arkadaşımız ‘Karıştır-Barıştır’ politikalarını zorlayan oyuncuların baskısıyla ve tezgâhlarıyla gözünü kaybetmiştir.

    Verem ve kanser olan dostlarınızın eridiği her anı görmektesinizdir.Hücrelerde ve koğuşlarda..Tecritlerde…Bu halde falaka yerler ve dayak altında bile baş eğmezler..


    İşte 12/Eylül öncesi Ülkücüler bu dirilik ve canlılıkla zor yolları aşarak bu günleri gördü..

    Canlar kurban edildi… Ömürler ve gençlikler kurban oldu…

    Bir kalemde silinecek ve unutulacak geçmiş değil…

    Nazi ve Yahudi saldırılarını karşılaştırdığım zaman, iki zalim güç…

    İşte, Ülkücüler o işkenceleri aynen yaşadı…

    12/Eylülü anlatan film karelerini seyrettiğimde, kelepçelenerek götürülen Alabora ve eşinin çektiklerini fazlasıyla Ülkücüler yaşadı…

    Kurbanlık isteyenler için…

    İftiralar,ihbarlar dakik işledi…Aynı kefeye konulan vatandaşlarımız susturuldu ve ezildi..

    İnsan hakları kutlamaları ve haftaları düzenleyenler,o dönemlerde kayıptı..

    Ülkücüye insan hakkı tanınmıyordu..

    İtilecek,törpülenecek,ezilecek ve sindirilecek olan kurbanlık arayanlar için yolda tuttukları Ülkücüler zindana….

    Günde 23 saat bir hücreye kapatılan bizlerdik…1 saat havalandırma…Havalandırma dedikleri de kalorifer bacasından çıkan duman ve koku içerisinde..Ciğerleriniz yanarak…

    Sahte ilahlara kurban etmek için gün saydılar..

    Olmadı… Tutmadı hesapları… Yıllarımızı çalarak mutlu oldular…

    Zindandan her çıkışımda Başbuğumu ziyaret ederdim..Babaydı….Bizlerle oturmaktan ve dertlerimizi baba şefkatiyle dinleyerek koruması hiç unutulmaması gereken muhteşem ruhtu…

    1997 yılında yetim kaldık..

    Ne işkenceler,ne zindanlar bizleri eritemedi..Yüreklerimizi yakamadı…

    1997 yılı yaktı…

    Bir nesil kurban edilmişti….Yılmadı..Ayakta kalmayı başardı….Umutlarıyla yaşamayı bildi..

    Dik duruşu sağladı..


    2007 yılındayız….

    Cezaevlerinde 30 senedir kalan Ülkücüler var…

    Biz neredeyiz?

    Demir kafesler gerisinde çile çekenler var..

    Ülkücüler büyük bedeller ödedi….

    Hala ödemektedirler…

    Öz yurdunda gariplik çektiler…

    Kurban edilmek istendiler… Çivili yollarda, dikenli bahçelerde, yangın evinde diri diri yanmaları istendi…

    Birileri unutsun… Önemli değil… Ben unutmadım…Unutmayacağız….
     
  2. sertemo

    sertemo Yeni Üye

    haklısın arkadaş
     
  3. artistturk

    artistturk Üye

    konu yanlış yerde açılmış.kilitli
     
  4. SYSTEM

    SYSTEM Üye

    nereye açılacak..bilen..
     
Konunun Durumu:
Yeni yanıtlara kapalı.