henüz vakit varken gülüm(nazım hikmet)

Şiirler bölümünde yer alan bu konu green_eyes tarafından paylaşıldı.

  1. green_eyes

    green_eyes Üye

    • Henüz vakit varken, gülüm
      Paris yanıp yıkılmadan,
      henüz vakit varken, gülüm,
      yüreğim dalındayken henüz,
      ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
      Volter rıhtımında dayayıp seni duvara
      öpmeliyim ağzından
      sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a
      çiçeğini seyretmeliyiz onun,
      birden bana sarılmalısın, gülüm,
      korkudan, hayretten, sevinçten
      ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
      yıldızlar da çiselemeli,
      incecikten bir yağmurla karışarak.
      Henüz vakit varken, gülüm,
      Paris yanıp yıkılmadan,
      henüz vakit varken, gülüm,
      yüreğim dalındayken henüz,
      şu Mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz
      söğütlerin altından, gülüm,
      ıslak salkım söğütlerin.
      Paris'in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana,
      en güzel, en yalansız,
      sonra da ıslıkla bir şey çalarak
      gebermeliyim bahtiyarlıktan
      ve insanlara inanmalıyız.
      Yukarda taştan evler,
      girintisiz, çıkıntısız,
      birbirine bitişik
      ve duvarları ayışığından
      ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor
      ve karşı yakada Luvur
      aydınlanmış ışıklarla
      aydınlanmış bizim için
      billur sarayımız...

      Henüz vakit varken, gülüm,
      Paris yanıp yıkılmadan,
      henüz vakit varken, gülüm,
      yüreğim dalındayken henüz,
      şu Mayıs gecesi rıhtımda, depolarda
      kırmızı varillere oturmalıyız.
      Karşıda karanlığa giren kanal.
      Bir şat geçiyor,
      selamlıyalım gülüm,
      geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım.
      Belçika'ya mı yolu, Hollanda'ya mı?
      Kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın
      tatlı tatlı gülümsüyor.

      Henüz vakit varken, gülüm,
      Paris yanıp yıkılmadan,
      henüz vakit varken, gülüm...
      Parisliler, Parisliler,
      Paris yanıp yıkılmasın