Felak Suresinin Tefsiri

Sureler ve Anlamları bölümünde yer alan bu konu mahir tarafından paylaşıldı.

  1. mahir

    mahir Harbi Aktif Üye

    Felak Suresi Tefsiri ve Detaylı olarak anlamı

    Felâk sûresi Mekke'de inmiş olup bu sûre de kullara, yaratıklarının ve karardığı zaman gecenin şerrinden Allah'ın himayesine girmeleri, yücelik ve saltanatına sığınmaları öğretilmektedir. Çünkü gece ruhlar yalnızlık hisseder kötü ve ahlâksız kimseler etrafa yayılırlar. Sûre aynı zamanda bütün kıskanç, büyücülerden de Allah'a sığınmayı öğretir. Bu sûre, Rasulullah (s.a.v)'ın, nefsini Allah'ın korumasına havale ettiği "Muavvizeteyn" denilen iki sûreden biridir. [1]

    Bismillâhirrahmânirrahîm

    1, 2, 3, 4, 5. De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, ka-ranhğı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!

    Kelimelerin İzahı

    Felâk, sabah demektir. Araplar, son derece açık olan bir konu için derler, Musibet ve hayret verici şey demektir. Bunun aslı, yarmak olup "bir şeyi yardım" mânâsına gelen sözünden alınmıştır. Yanlan her şey, ister hayvan, tane veya tohum olsun, felâktır. Sabahı yaran"[2] âyetinde de bu mânâda kullanılmıştır. Zürrumme şöyle der:

    Nihayet, sabah aydınlığı onun yüzünden etrafa yayıldığında... Gâsik, zifiri karanlık gece demektir, Gece karanlığının ilk vakitleridir. Gece karardığında denir. Şâir şöyle der:

    Bu gece, iyice karardı. Üzüntü ve uykusuzluktan rahatsız oldum.[3]

    Karanhğıyla bastırdı. Girmek demektir. Neffâsât, üfürükçüler demektir. Tükrüksüz üfürmek mânâsına gelen 7 benzeridir. Tükrüklü olursa buna Jü denir. Antara Şöyle der:

    İyileşirse (ne âlâ). Ben ona üflememişimdir. Kaybedilirse zaten o kaybolmayı hak etmiştir.[4]

    Âyetlerin Tefsiri

    1. Ey Peygamber! De ki, geceyi yaran ve karanlığı dağıtan sabahın Rabbine sığınırım. İbn Abbâs şöyle der: Felak, sabah demektir. Nitekim Yüce Allah, "Sabahı yaran"[5] buyurmuştur.[6] Arap darb-ı meselleri arasında "O, sabah aydınlığından daha açıktır," sözü vardır, Tefsirciler şöyle der: Sığınma vakti olarak sabahın tahsis edilmesinin sebebi şudur: Gece karanlığından sonra sabah aydınlığının yayılması, sıkıntıdan sonra rahatlığın gelmesine benzer. İnsan, nasıl sabahın doğmasını beklerse, korku içinde olan kimse de başarının gelmesini öyle bekler. [7]

    2. İnsan, cin, hayvan ve haşere gibi bütün yaratıkların ve Allah'ın yarattığı bütün eziyet vericilerin şerrinden Allah'a sığınırım. [8]

    3. Karardığı ve zifiri karanlık haline geldiğinde gecenin şerrinden Allah'a sığınırım. Çünkü gece karardığında insan ve cinlerin kötüleri etrafa yayılır. Bunun içindir ki Araplar şu darb-ı meseli söylemişlerdir: "Gece, şerri en iyi gizleyen şeydir". Fahreddin Râzî şöyle der: Geceleyin yırtıcı hayvanlar inlerinden, haşereler yerlerinden çıktığı, hırsız ve soyguncular hücuma geçtiği, yangınlar olduğu, yardım imkânı az olduğu için, gecenin şerrinden Allah'a sığınmak emredildi.[9]

    4. İpliklerde düğüm yapıp üfleyen büyücülerin şerrinden de Allah'a sığınırım. Bu büyücüler, sihirleriyle Allah'ın kullarına zarar vermek ve karı kocayı birbirinden ayırmak için bunu yaparlar: "Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler"[10] Ebû Hayyân şöyle der: Muavvizeteyn sûrelerinin inmesinin sebebi Lebîd b. A'sam olayıdır. Lebîd, tarak, saç, erkek çiçek kapçığı, üzerine onbir düğüm atılmış ve iğnelerle dikilmiş iplerle Hz. Peygamber (s.a.v)'e büyü yapmıştı. Bunun üzerine Muavvizeteyn sûreleri indirildi. Rasulullah (s.a.v) her âyeti okuduğunda bir düğüm çözüldü ve kendisinde bir hafiflik hissetti. Nihayet son dügmü çözülünce, zincirden kurtulmuş gibi ayağa kalktı.[11]

    5. Başkasının nimetinin elinden çıkmasını isteyen ve Allah'ın kendisi için ayırdığı rızka razı olmayan hasetçinin şerrinden ç!e Allah'a sığınırım. [12]

    Edebî Sanatlar

    Bu mübarek sûre birçok edebî sanatı kapsamaktadır. Bunları aşağıya özetliyoruz:

    1. arasında cinâs-ı nakıs vardır.

    2. Kelimesi sûrede birkaç defa tekrarlandığı için itnâb yapılmıştır. Maksat, bu vasıfların adiliğine dikkat çekmektir.

    3. "Yarattıklarının şerrinden..." Âyet-i kerîme'sinden sonra, gelenlere önem verildiğini vurgulamak için umûmî olandan sonra husûsî olan zikredilmiştir. Zira bunun mânâsı umûmî olup gecenin, üfürükçülerin ve hasetçilerin şerri bunun kapsamına girer.

    4. ile o arasında cinâs-ı iştikak vardır.

    5. Âyet sonlarına riâyet için fasıla harfleri birbirine uygun düşmüştür.

    Yüce Allah'ın yardımı ile "Felak Sûresi"nin tefsiri bitti. [13]

    Kaynakça savfetut tefasir

    [1] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/481.
    [2] F.n'âm sûresi, fi/96
    [3] Ttefsir-i kebir, 30/194
    [4] Kurtubî: 20/257

    Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/482-483.

    [5] En'âm sûresi, 6/96
    [6] Mııhtasar-ı İbn Kesîr, 3/694
    [7] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/483.
    [8] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/483.
    [9] Tefsîr-i kebîr, 32/195

    Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/483.

    [10] Bakara sûresi, 2/102
    [11] Bahr, 8/530

    Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/483.

    [12] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/483.
    [13] Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 7/484.