Duygulanim Bozukluklari

Ruh Sağlığı bölümünde yer alan bu konu SaMeT46 tarafından paylaşıldı.

  1. SaMeT46

    SaMeT46 Moderatör

    Duygulanım bireyin olaylara, anılara, düşüncelere, duygusal tepki ile katılabilme yetisidir. Neşe, öfke, üzüntü, nefret, kin, sıkıntı, korku gibi. Bu normal duygulanımlar uzun süre aşırılaştığı ya da uygunsuz tepkiler olarak ortaya çıktığında duygulanım bozukluğu düşünülebilir. İnsanda duygu-durum dört ana başlık altında sınıflandırılabilir:
    1. Normal duygu-durum: Belli sınırlar içinde dalgalanmalar ve değişmeler gösterir.
    2. Tşkın Duygu-Durum: Coşma, aşırı neşe, aşırı öfkelilik duygularını içerir.
    3. Çökkün duygu-durum: Elemli, sıkıntılı duyguları içerir.
    4. Uygunsuz duygulanım:Uyaranla bağdaşmayan duygulanım biçiminde görülür.
    Çökkünlük (depresyon), derin üzüntülü bir duygu içinde düşünce, konuşma ve hareketlerde yavaşlama ve durgunluk olarak özetlenebilir.
    Taşkınlık, aşırı neşeli, bazen de öfkeli, coşkulu bir duygudurum içinde düşünce, konuşma, hareketlerde hızlanma ile tanımlanır.
    Duygulanım bozuklukları, öncelikle ruhsal çökkünlükler, bütün hastalıklar arasında en sık görülen rahatsızlıklardır. Belirtiler başlangıçta hafiftir. Çeşitli bedensel yakınmalar, halsizlik, iştahsızlık, çabuk yorulma ile başlar. Hasta önce kendi kendine bu sıkıntıları yenmeye uğraşır. Başaramayınca karamsarlık başlar. Hafif ya da orta derecede çökkünlük nöbeti genellikle iki üç haftadan birkaç aya kadar sürer. Altı yedi ay süren ağır çökkünlükler vardır. Psikiyatrik tedavi gereklidir. Hastalığın seyri tedavinin düzenli oluşuna ve psikososyal sebeplere bağlı olabilir.
    Sık çökkünlük nöbetleri geçiren hastalar tedavi görseler bile yıllar boyunca iş ve aile yaşamlarında önemli sorunlarla karşılaşabilirler. Tedavi olup sağlıklı bir durum sergileseler de hastalığın tekrarlayacağı korkusu kişiyi hep tedirgin eder. Kişinin kendine olan güvenini zedeler. Toplumsal, mesleksel ve meslekdışı ilgileri zayıflar. Aşağılık ve yetersizlik duyguları gelişebilir. Hastaların önemli bir bölümü uygun bir tedavi ile sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. Genellikle kişilik bozukluğunun az olması, kişinin esnek ve değişebilen koşullara kolayca uyum sağlayabilmesi, olumlu iş ve aile koşullarının olması, tedaviye erken başlama, yaşın çok ileri olmaması, nöbetlerin seyrek ve iyilik dönemlerinin uzun oluşu, nöbetlerin çevresel koşullara çok bağlı olmaması, alkol ve ilaç alışkanlıklarının bulunmaması tedavi açısından olumlu göstergelerdir.