Dualar Nasıl Kabul Olur

Dualar bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Duanın Kabul Edilmesi

    Şu mesele bilinmelidir ki: Duanın kabul edilme si, Mevlâ Tealâ Hazretleri tarafından sadık bir va'd a (doğru bir söz)dür. Her kim, bir haceti için duâ edip | de o anda kabulünü görmezse, bunun sebepleri vardır. Ve zaten duanın kabul edilmesi, kulun: "Ya Rabbi!" Ey Rabbim dediğinde Mevlâ Tealâ Hazretlerinin:

    Lebbeyk abdî, "Buyur kulum." demesidir. Bu ise, her duâ eden mümin hakkında va'd edilmiş bir gerçektir. Lâkin duâ edenin $ ihtiyacının görülmesi bazı kere o anda olur, bazen uzun zaman sonra olur bazen de ahirette olur. Bazı kere de hayır, onun duasının kabul edilmemesinde Iolur. Duanın kabulü üç şeye bağlıdır.

    1. Kazaya muvafık (Allah'ın taktirine uygun) olması,

    2. O kimse hakkında duanın hayırlı olması,

    3. İstenilen şeyin muhal (imkansız) olmaması.

    Duanın kabulü için, edeplerine ve şartlarına riayet lâzımdır. Bu şartların hepsi bulunarak duâ edildiğinde, kabul olunma yönü fazlaysa da, kabulü, Allah'ü Tealâ'nm dilemesine bağlı olup kesin değildir.

    Gerçi Cenabı Hak bazı ayeti kerimelerde duayı kabul edeceğini, mutlak (kayıtsız) olarak zikretmişse de diğer ayeti kerimelerde de, duanın kabulünü, dilemesine bağlamış olduğundan Allah'ü Tealâ üzerine kabulu vacip değildir. Binaenaleyh ister kabul eder, ister etmez.

    Bununla beraber, duâ etmek ibadetin ta kendisidir ve ahirette sevabı vardır ve kabulü anî olmadığından, istenilen şeyin bir müddet sonra verilmesi umulduğu gibi, duası miktarı o kimsenin üzerinden bîr kötülüğün kalkmasına sebep olması veya bilmediği bir yönden duası--nın eserinin hasıl olması ihtimaline binaen hiç bir duaya kabul olunmadı nazarıyla bakılamaz, zira insan, istediği şeyin hasıl olup olmamasın-(-da ne gibi hikmetler olduğunu bilemez.

    Buyurulmuştur ki: Duâ, gök kapısının anahtarıdır, bu anahtarın dişleri ise helâl lokmadır.

    Nitekim Ebû Hureyre radıyallâhu anh'den rivayet edilen bir hadisi şerifte Efendimiz sallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

    "Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah, Tayyip (terte-miz) dir. Tayip (temiz)den başka bir şey kabul etmez. Allah, müminlere de Resullere emrettiği şeyleri emrederek: "Ey Resuller! Helâl olan şeylerden yeyin ve salih amellerde bulunun. Çünkü ben, sizin yaptık-larınızı pek alâ bilirim."

    Başka bir ayette: "Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helâl, hoş olanlarından yeyin. buyur-muştur," dedi.

    Sonra şunları söyledi: "Bir kimse, Hak yolunda uzun sefere çıkar, saçları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir hâlde, ellerini semaya uzatarak; Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi! diye duâ eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram hasılı kendisi ha-ramla beslenmiş olursa böylesinin duası nasıl kabul edilir?"[1)


    1) Müslim, Zekât:64 H. No: 1015, Tirmizî, Tefsir-i Sure:2,36, Darımı, Rikâk:9, Ahmed îbn-i Hanbel:2/328