dinimizde sigara...

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu gizems tarafından paylaşıldı.

  1. gizems

    gizems HaRbİ PrEnSeS

    Sigara içmek haram mi?

    Bu meselenin tamamen benzeri ne Kur'an'da vardir, ne de sünnette. Bu son devirlerde ortaya çikan bir durumdur. Bu konuda en hafif konusanlar mekruh demisler. Fakat bu durum islâm'in bu meseleye bakis açisini tam yansitmamaktadir. Çünkü insan sigara içmekle hem israf, hem vücuda zarar, hem de baskasina zarar vermektedir. Mekruh diyenler bir sigara içmekle bu üç zarar ayni anda olmadigi için diyorlar. Oysa insan tiryaki olunca bu üç zarar bir arada ve artarak olur ve mesele haram görünümü kazanir. Bu görüs fikihtan biraz anlayan kimselerinin kabul edecegi bir görüstür. Bu hükme nasil bir kiyas ile ulasiyoruz bir de ona bakalim. Bir seye haram hükmünü vermek için illa naslarda (Kur'an ve Sünnette) lafzen (kelime olarak) geçmesi sart degildir. Mesela eroin de naslarda lafzen geçmez ama eroinin zararlarini gerek tipçilar gerek se fikihçilar çok açik bir sekilde ortaya koyuyorlar. Nefse zarar veriyor, mala zarar veriyor ve baskalarina da zarari dokunuyorsa, bu üç zarari bir arada ve sürekli olarak veren her sey bütün fukahaya göre haramdir. Karsimiza çikan yeni meselelere de bu ölçüyle bakip hüküm vermeli. Bu sayilan unsurlar bir çok açik nasla haram olduguna göre, ayni zararlara götüren seylere deharam diyoruz. Ayni seyi sigaraya tatbik etmekle sigaranin da haram oldugu hükmüne variyoruz. Sigaranin mubah ve mekruh oldugu üzere fetva verenler - zamanlarinin sartlari içinde - sihhate ne ölçüde zarar verdigini bilemedikleri için böyle yapmis olabilirler.

    Sigaraya mekruh diyenler

    Bu gün sihhate zarari bilindigi halde hala mekruh diyen hocalarimizda malesef vardir. Bu insanlari aldatan zararin az az, uzun vadede ve birden olmamasidir . Eger her sigara içen bir hafta içinde ölseydi veya bir organi bir hafta içinde islemez hale gelip kesilseydi. Acaba ona hala kim mekruh diyebilirdi? Gelecek bu zararlarin geç gelmesi ve azar azar gelmesi, mekruh diyenlerin mekruh demesine, onlara muhalif olanlarin da olaya yumusak bakmasina neden oluyor. Ama bir gerçek hiç bir zaman unutulmamali. Eger zararin uzun zamanda ve geç gelmesi bir harama helal görünümü kazandiracaksa içki, kumar, hirsizlik, intihar, eroin ve daha kesin haram olan bir çok seyde -Allah muhafaza- helal veya mekruh olabilir. Yani bir kimse; zehir) kullanarak intihar edecegim dese acaba ona cevabimiz ne olurdu? Haram olan içkiyi her gün az az alan, zararini uzun vadede gören veya görmeyen, sarhos olmayacak kadar içen kimseye, içkide az zarar veriyor veya sarhos etmiyorsa, diye hangi hoca efendi "mekruhtur" diyebilir. Haydi içki ayet ve hadisle haram oldugu açik olan bir sey, ona mekruh diyemiyoruz. Ya eroine, biraya ne demeli? Bunlar ayet ve hadiste açik olarak geçmiyor. Bunlara ayette ve hadisde geçmiyor, zararida uzun vadede görülürse bunlari kullanmak haram degil mekruhtur diye kim fetva verirse o kisiler sigaraya da ayni fetvayi verebilirler.

    Kimse darilmasin

    Hala sigaraya mekruh diye fetva veren veya duydugu bu fetvalarla amele devam eden olacaksa veya sigaraya kadar daha neler var deyip olayi geçistirmeye çalisanlar bulunacaksa, onlar bilsinler ki, bu satirlarin yazari onlardan daha çok onlarin yüce divanda sorumlu olmamalarina "dua"cidir. Bu satilarida kimseyi rahatsiz etmek ve içtigi sigaranin zevkini burnundan getirmek amaciyla yazmiyorum. Hatta çok daha büyük yanlislar varken, onlara göre ufak bir yanlis ( ufak gibi görünen) olan sigara ile birinci derece ugrasmayi da gereksiz görüyorum. Bu satirlardan dolayi kendilerine cevap hakki dogan tiryakileride kendi vicdanlariyla bas basa birakiyorum, vicdanini tatmin eden ..... Bu konunun genis tahlilini gelecegini bildigim itirazlarla birlikte Fikih ölçülerinde tekrar ele alacagim insaallah. ( Sigara konusunda bugün bir çok islam alimi böyle düsünmektedir. Bu satirlar indi (sahsi) bir görüsten daha ziyade alimlerimizin bu konudaki degerlendirmelerinden ilham alinarak yazilmistir. Yukaridaki görüslerin benzerleri Günümüz islam Hukukçularindan Prof. Hayrettin Karaman ve digerleri tarafindan da dile getirilmektedir.)