DC-DC konvertörler hakkında kapsamlı bir çalışma

Elektronik bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    DC-DC konvertörler hakkında kapsamlı bir çalışma

    DC-DC KONVERTÖRLERE GİRİŞ

    SEMBOLLER
    fs = Anahtarlama frekansı
    fo = Konvertör çalışma frekansı
    fr = Rezonans frekansı
    R = Kondaktör etkin yük direnci
    n = Sarım oranı
    Vs = Sekonder ortalama gerilimi
    Is = Sekonder ortalama akımı
    DITsi = Anahtar kesimde iken bobin akiminin degisim süresi
    DITs2 = Bobin akiminin sifir oldugu süre
    VL = Ani yük gerilimi
    IL = Yük akımı
    D = Darbeleme görev oranı. Bir sistemde ortalama darbe gücünün tepe darbe gücüne oranı
    PWM = Darbe Genişlik Modülasyonu (Pulse Width Modulation)
    Pd = Giriş Gücü
    ILB = Ortalama bobin akımı
    IL,tepe = Bobin akımının tepe değeri
    ILB,max = Ortalama bobin akımının maksimum değeri
    IOB = Sürekli ve süreksiz iletim durumundaki akım değeri
    Lm = Trafo endüktansi
    L = Akım tutucu endüktans
    DVo = Çıkış geriliminin en alt ve üst seviyesindeki farkı
    DQ = Bobin akiminin kondansatörden dolayi olusturdugu yük
    DIL = Çıkıştaki bozulmalara sebep olan bobin akımı
    fc = Filtre frekansı
    Ts = Toplam periyot
    TI = İletim süresi
    Tk = Kesim süresi
    k = Sabit
    Vk = Kontrol sinyali
    VST = Osilatör sinyalinin tepe değeri
    Vo = Çıkış gerilimi
    Vd = Giriş gerilimi
    Io = Çıkış akımı
    Id = Giriş akımı
    Po = Çıkış gücü

    1.GİRİŞ
    Güç elektroniğinin temelleri, daha elektronik sözcüğünün yaygın olarak kullanılmaya başlamasından önce, 20.yüzyılın başlarında atılmıştır. Günümüzde kullanılan güç çevirici devrelerinin çoğu o yıllarda geliştirilmiş devrelerdir.

    Güç elektroniği dalındaki ilk çalışmalar alternatif akımdan doğru akım elde edebilmek için yapılmıştır. Bu amaçla önce mekanik dönüştürücüler kullanılmış ve daha sonraları, civa buharlı doğrultucuların bulunması ve geliştirilmesi ile mekanik doğrultuculardan statik doğrultuculara doğru bir değişim başlamıştır. 1920'li yılların başında geliştirilen ızgara denetimli civa buharlı tüplerde doğru akım çıkış geriliminin denetlenebilmesi mümkün olmuş ve bu amaçla geliştirilen devreler, günümüzde kullanılan devrelerin temelini oluşturmuşlarıdır.

    İlk yarıiletken doğrultucu bakır oksitli olup, 1920'li yılların sonlarında kullanılmaya başlamış. 1930'larda ise selenyum doğrultucular ortaya çıkmıştır.
    İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra katı hal fiziğinde önemli gelişmeler olmuş ve 1950'lerde imal edilen yarı iletken diyotları, 1957 yılında General Electric firmasının geliştirip imal ettiği tristörler izlemiştir. Bu yarıiletken, güç elektroniği dalında bir devrim yaratmış, küçük ve sağlam yapısı, çalışma koşullarından etkilenmemesi gibi özellikleri dolayısıyla güç elektroniği uygulama alanlarını büyük çapta artırmıştır.

    Güç elektroniğinin evrimini hızlandıran ve uygulama alanlarını genişleten bir diğer etken de yakın geçmişte yaşadığımız enerji krizi olmuştur. Enerji tasarruf yapma zorunluluğu, asenkron motorları daha verimli bir şekilde çalıştırabilmeyi sağlayacak yeni güç elektroniği devrelerinin geliştirilmesini sağlamıştır.

    1957 yılında tristörün güç elektroniği elemanları arasına katılmasının yarattığı devrime benzer bir devrim de, 1974 yılında, ilk mikroişlemcinin piyasaya sürülmesiyle yaşanmıştır. Mikroişlemciler, çok sayıda ayrık ve tümleşik devre elemanlarının yerini alabilme özellikleri ile güç elektroniği dalında çalışan kişiler önünde yeni ufuklar açmış, şimdiye kadar karmaşık yapıları ve ekonomik olmamaları nedenleri ile ancak özel durumlarda kullanılan güç elektroniği devrelerini ve denetim yöntemlerini tekrar cazip bir duruma getirmiştir. Asenkron motorların, karmaşık ve pahalı olmayan sistemlerde, doğru akım motorları kadar kolay ve hassas bir şekilde denetlenebilme olanağı doğmuş ve fırça, komitatör problemleri ve bakım zorlukları doğrudan doğru akım motor sürücü sistemleri bir ekonomik alternatif olarak düşünülmeye başlamıştır. Güç elektroniği uygulama alanları özellikle son yıllarda hızla artmış ve iletişim, savunma, endüstriyel süreçler, güç üretimi, taşıma ve dağıtımı, enerji dönüşümü, ulaşım , dağıtım ve tüketici elektroniği gibi çok geniş bir alana yayılmıştır.

    Çoğu endüstriyel uygulamalarda sabit gerilimli DC kaynağın, değişken gerilimli DC kaynağa çevrilmesi gerekmektedir. DC/DC konvertörler olarak da bilinen bir DC kıyıcı direkt olarak DC 'yi DC 'ye dönüştürür. Bir konvertör, sürekli değiştirilebilir sarım oranlı bir AC transformatörün eşdeğer DC devresi gibi de düşünülebilir. Transformatörün AC gerilimi arttırıp azaltabildiği gibi DC/DC konvertör de bir DC kaynağın gerilim değerini arttırıp, azaltabilir.
    Konvertörler, elektrikli otomobillerde, deniz yük asansörlerinde, çatal kaldırıcılı kamyonlarda, maden ocağı çekicilerinde motor çekim kontrolü için oldukça sık kullanılır. Yumuşak hız kontrolü, yüksek verim ve dinamik tepki gibi avantajları DC/DC konvertörlerin tercih nedenleridir. Ayrıca enerjiyi malzemenin içine geri göndermek için de motorların aktif frenlenmesinde de kullanılmaktadır. Bu özellik sık durmalı aktarım sistemlerinde enerjinin korunmasını sağlar.

    Bir Konvertörün Çalışma Sistemi: Şekil 1.1.'de görüldüğü gibi özetlenebilir.

    [​IMG]
    Şekil 1.1. DC/ DC Konvertör Sistemi
     
    Son düzenleme: 29 Nisan 2012