Boğazlar Bölgesi

Coğrafya bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    BOĞAZLAR BÖLGESİ İstanbul ve Çanakkale boğazları ve Marmara denizini çevreleyen arazi üzerine kurulmuş ve askersizleştirilmiş bölge. Sevr ve Lozan antlaşmalarıyla boğazlar etrafında askeri olmayan bir bölge kurulmuş,Montreux(Montrö) antlaşması ile bu bölge üzerindeki kayıtlar kaldırılmıştır. Sevr antlaşması ile Fransa,İngiltere ve İtalya tarafından birlikte kullanılmak üzere ayrılan bu bölgeyi lüzum gördüklerinde bu devletler işgâl edebileceklerdi. Ancak bu hükümler Kurtuluş Savaşı’nın başlamasıyla uygulanmadı. Lozan antlaşmasına bağlı olarak imzalanan “Boğazların tabi olacağı usule dair mukavelename” ile Boğazların etrafında ve Ege Denizi’ndeki bazı Türk ve Yunan adalarına askerlikten arınmış bir bölge tesis edilmişti. Bu mukavelenin 4.maddesinde bölge şu şekilde sınırlandırılmıştır. 1. Çanakkale Boğazı:Saroz körfezinde Bakla burnunun kuzeydoğusundan başlayan hudut,güneydoğuya doğru seyrederek Kumbağı yakınlarında Marmara denizine varır. Bu hattın güneydoğusunda kalan bölge,yani bütün Gelibolu Yarımadası askerlikten arıtılmıştır. Aynı boğazın Anadolu kıyısına gelince,Bozcaada karşısındaki eski İstanbul burnundan başlayarak,20 km uzaklıktan kıyıya paralel olarak çizilen ve Karabiga’nın kuzeyinde Marmara denizine varan hat ile kıyı arasında kalan bölge gayrıaskeridir. 2. İstanbul Boğazı:Anadolu ve Rumeli kıyılarına 15km uzaklıktan çizilen paralel bir hatla kıyı arasında kalan bölge askersizleştirilmiştir. 3. Adalar:Marmara Denizi’nde,İmralı hariç,Marmara adaları,Ege Denizi’nde Semendirek;Limni,İmroz(Gökçeada),Bozcaada ve Tavşan adaları Boğazla bölgesi içindedir. Bu bölgede hiçbir askeri tesis ve bölgenin inzibatını sağlamak için hafif silahla donatılmış polis ve jandarmadan başka silahlı kuvvet bulundurulmayacaktı. BOĞAZLAR KOMİSYONU İstanbul ve Çanakkale boğazları bölgesinin ve rejiminin kontrolü için Sevr(10 Ağustos 1920) ve Lozan (24 Temmuz 1923) antlaşmaları ile kurulmuş olan milletler arası komisyon. Komisyon;Fransa,İngiltere,İtalya,Japonya,Romanya,Y unanistan,ABD(girmek istediği takdirde) ve Milletler Cemiyetine üye olurlarsa Bulgaristan ve Rusya delegelerinden kurulacaktı.Fransa,İngiltere,İtalya,Japonya,ABD ve Rusya ikişer;Romanya,Yunanistan ve Bulgaristan birer oya sahip olacaktı. Sevr antlaşmasının 38. Ve 61.madderlerinde söz konusu olan komisyon;Çanakkale ve İstanbul boğazları arasında kalan ve boğazların üç mil kadar açıklarına kadar olan sularda ve gerektiğinde kıyılarda faaliyette bulunacaktı. Boğazlardan geçen gemileri rusuma ve tekâlüfe tabi tutmak hakkı ve bunlardan elde ettiği gelirleri sarf etmek yetkisi;ayrıca istikraz aktetmek yetkisi bulunacaktı. Boğazlardan geçiş bakımından gerekli bütün tedbirleri almak,gerekli sağlık teşkilâtını kurmak ve sağlık hizmetlerinde bulunmak gibi çeşitli yetki ve görevleri bulunacaktı. Komisyon faaliyetlerini yürütürken mahalli hükümetten tamamen bağımsız olarak hareket edebilecekti. Sevr antlaşması Osmanlı hükümeti tarafından kabul edildiği halde;Türkler milli mücadele başlatarak,bu barışı tanımadılar ve böylece Sevr barışı gereğince kurulması ve faaliyet göstermesi gereken Boğazlar komisyonu faaliyete geçemedi. Lozan Konferansı’nda;önce İtilâf Devletleri Sevr antlaşmasında olduğu gibi Boğazlar komisyonunun kurulması tezini savunmuşlarsa da Türk delegasyonunun itirazı üzerine ısrardan vazgeçerek Türk tezini kabul ettiler. Sevr barışına göre,Türklerin malı bulunan boğazlarda seyrüseferi kontrol ve idare edecek komisyonda bir Türk delegesinin oy hakkına sahip olarak bulunmayışı gibi bir ayrılığa karşılık Lozan antlaşmasında Türk delegesinin daimi başkanlığı altında bir Boğazlar komisyonu kurulacak;bu komisyonda Fransa,İngiltere,İtalya,Japonya,Romanya,Bulgarista n,Yunanistan,Rusya ve Yugoslavya’nın tayin ettiği delegelerde yer alacaktı. ABD ile Karadeniz’de kıyısı bulunan bağımsız devletler sözleşmeye katıldıkları takdirde komisyonda temsil olunmak hakkı kazanacaklardı. Komisyonun görevi hükümlere tam olarak uyup uymadıklarını kontrol etmekten ibaretti.