Biyografi Nedir - Biyografi Ne Demek

Harbi Sözlük bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Biyografi Nedir - Biyografi Ne Demek
    Biyografi, bir insanın yaşamındaki olayların belirli bir kronolojik sıraya göre detaylı biçimde anlatıldığı bir yazı türüdür. Bu yazı türü, kişinin eğitimi, mesleği, ilişkileri ve ölümü gibi şahsi bilgilerin yanı sıra bu olaylarda edindiği kişisel tecrübelerini, kişilik analizini ve hayatının çeşitli açılardan vurgulanan yönlerini de yansıtır. Kişinin kendisi tarafından değil onu yakından tanıyan veya hayatını yakından inceleyen başka bir yazar tarafından yazılır. Bir eser, kişinin tüm hayatını kapsayacak şekilde anlatılıyorsa biyografi sayılabilir. Biyografik eserler genellikle kurgusal değildir fakat kurgusal şekilde yazılanları da vardır.

    Kişinin kendisi tarafından yazılan ise otobiyografi olarak adlandırılır.
    Divan Edebiyatı'nda ruzname olarak geçmektedir.

    Her döneme, her mesleğe ve her millete ait kişilerin biyografilerini veren eserlere evrensel biyografi; belirli bir millete ait kişilerin biyografilerini verenlere ulusal biyografi, bir bölgeye mensup kişilerin biyografilerinin toplandığı eserlere bölgesel biyografi, belli bir mesleğe mensup kişilerin yer aldığı eserlere meslekî biyografi, belirli bir dönemde yaşayan insanların hayat hikâyelerinin verildiği eserlere de dönem biyografisi adı verilir. Dönem biyografisine örnek olarak çağdaş dönem insanlarının yer aldığı Who's Who (Kim Kimdir?) adlı eseri gösterebiliriz.

    Biyografiler, yazım tekniğine ve içeriğine göre bazı farklılıklar içermektedir. Bunlar kısaca şu şekilde sınıflandırılabilir:

    a. Bilimsel Biyografi: Biyografik bilgileri kronolojik bir sıra içerisinde, alt başlıklar halinde, onun dönemi içindeki konumunu, getirdiği yenilikleri, gösterdiği başarıları, eserlerini, eserlerinin değişik özelliklerini eleştirel bir tutumla, belgelere, araştırma ve incelemelere dayalı olarak veren çalışmalara bilimsel biyografi ya da biyografik monografi denir. Bu tür eserlerde kişinin doğumu, yetişmesi, öğrenimi, çalışma hayatı, türlerine göre eserleri, eserlerinin önemi, şekil ve muhteva özellikleri, başarıları, ödülleri ve başka özellikleri bölümler halinde verilir. Bilimsel biyografi türüne şu örnekler verilebilir: Mehmet Kaplan, Tevfik Fikret Devir-Şahsiyet-Eser (1971); İsmail Parlatır,

    b. Biyografik Roman: Ünlü kişilerin hayatlarını konu alan, bunları roman tarzında işleyen edebî yazılara biyografik roman denir. Roman, hikâye gibi tahkiye kurgusu içerisinde, olay anlatımı üslûbuyla kişiyi bir roman kahramanı gibi olayların içindeki konumlarıyla sunan eserlere de edebî biyografi ya da biyografik roman denir. Biyografik romanlarda kişinin ruhsal ve fiziksel özellikleri, davranışları, duyguları, düşünceleri, tepkileri, tavır alışları, giyinişi gibi pek çok değişik özellikleri ayrıntılı olarak verilip bir anlamda onun portresi çizilir. Hayatı içerisinde canlı, yaşayan bir kişilik olarak sergilenir. Buna örnek olarak M. Emin Erişirgil'in Mehmet Akif /İslâmcı Bir Şairin Romanı (1956); Tahir Alangu'nun "Ömer Seyfettin "(1968) adlı eserleri verilebilir. Ayrıca Oğuz Atay'ın "Bir Bilim Adamının Romanı" (1975) adlı romanı da bu türün en iyi örneklerindendir. Yazar bu romanında hocası Mustafa İnan'ı merkez alarak bir dönemin idealist neslinin hayatını yansıtmıştır.

    c. Nekroloji: Ölen ünlü bir kişinin hemen ölümünden sonraki günlerde genellikle gazete ve dergilerde yakın çevresinde yer alan kişiler tarafından onun üstün niteliklerinin, erdemlerinin, çalışmalarının ve diğer özelliklerinin anı üslûbuyla anlatıldığı yazılara denir. Bu yazılar bir anlamda öleni çok seven birinin ağıtları, duygusal, öznel açıklamalarıdır.

    Bu tür yazılara örnek olarak Yahya Kemal'in ölümü dolayısıyla kaleme alınmış şu yazıları verebiliriz: Vehbi Cem Aşkun, "İstanbul Aşığını Kaybetti" (Dün-ya, 5 Kasım 1958); Nimet Behsuz, "Büyük Şairin Arkasından" (Yeni Gün, 3 Kasım 1958); Cenap Gedikoğlu, "Bir Dev Şair Göçtü" (Yeni Gün, 5 Kasım 1958).