.....Biten Bir Aşkın Öyküsü.....

Aşk Hikayeleri bölümünde yer alan bu konu xisyankarx tarafından paylaşıldı.

  1. xisyankarx

    xisyankarx !!!.isyankar.!!!

    `` ben gidiyorum.biz ayrılıyoruz.birşey yap bişey söyle ve ben gitmemem gerektiğine inanayım.bir mücize yarat ben kalayım``
    ``ne söyleyeyim,gitmek istiyorsan seni nasıl durdurum``

    güneş batmaya başlamıştı vurdum kendimi yollara beşiktaş iskelesinden gidişini izlemiş olan beynimi toplamya çalışarak yürüdüm.yok olmaasını istemediğim bişey beynimde yok olacaktı yok edecektim.tramva kabulleniş olarak geldi ilk başta.nedenlere niçinlere boğulmamalıydım.çok güçsüz düşmüştüm güçlü olmalıydım.kader bu ise herzaman ki gibi sahiplenmeliydim benim olanı.yürümeliydim.beynimde ilk günden bu ana şimşekler gözümün önünden son konuşmalar geçiyordu.
    ``beni istediğin zaman arayabilirsin``
    en çok bu laf koymuştu sanırım canıma.nedendir bilinmez bu lafı hiç sevmedim.bir cümle bu kadar yakın olup nasıl bu kadar uzaklaştırabilirdi insanı.
    son sarılma daha doğrusu onun sarılması senin kollarını götürüp kabullenmeyi sevmeyen bir çocuk gibi geri kaçışın.ya son gözgöze gelme.
    ``iyi ol lütfen``
    bu ne saçma bir cümle.lenet herif sen yine kilitlendin dimi bu anda diye kızmam kendime.
    ayrılık lafından önceki gülüşmeler.bu ne boktan bir ayrılık hangi ayrılık böyledir ki.nefret edelim birbirimizden hadi.ben sana ``k.hp.`` diyeyim sen bana ``şerefsiz``.ama yok.
    gülüüyoruz sonra konuşuyoruz sonra susuyoruz.
    ``şu an yine toparlıyoruz gibi.``diyorsun.``peki yaşamak mı istiyorsun iyi yaşamak mı istiyorsun``
    ``iyi yaşamak`` diyor salak dilim.
    `ben seni seviyorum`` diyorsun.o zaman niye bu haldeyiz diyarum kendi kendime.bende seni deliler gibi seviyorum.
    herzaman yaptığım gibi şakaklarınla saçlarının birleşiği yerden kulağından boynuna doğru bir seviş yapıyorum acı acı gülüyosun.
    en hararetli konşumanın bir yerinde ``biz kendi sorunlarımızdan birbirimizi mi unuttuk acaba `` diyorsun.o an elini tutuyorum.elini yumru yapıp elimin içinde kaybediyorum.sen diğer elini üsütne koyuyorsun.uzun bir müddet böyle kalıyoruz.belki ilk defa ellerimi ben ayırıyorum ellerinden.
    ayrılıkla dalga geçen bir halimiz var.
    gülüyorsun.
    ``ama ayrılırsak ben bu gülüşü çok özliyeceğim`` diyorum.bişey demiyorsun.
    sonra konuşuyorsun ben dalmış seni izliyorum.
    ``bakma öyle diyorsun.elini yavaşca yanağıma götürüp okşuyorsun ben her zamnki gibi kendimi ellerine bırakıyorum.
    an geliyor saate bakıyorsun.
    ``beni istediğin zaman arıyabilirsin`` diyorsun.dayanamıyorum yanağına öpücük konduruyorum.titrek bir sesle ``hadi vapuru kaçırma`` diyorum.
    ``galiba beni kovuyorsun.``diyorsun.
    ``hadi git`` diyorum.
    sarılma sarılmama arasında arkanı dönüp gitmen benim gidişini izlemem......

    biraz etrafa bakıyorum sen girdikten sonra .arkamı dönüyorum bir adım ikinci adım üçüncü....
    hayır diyorum kendime bişey yap gerizekalı dön.yıldırım gibi fırlıyorum.iskleye gidiyorum jeton alıyorum giriyorum.hayır ordan ayrılan boğaz vapurunda olma diyorum içimden.daha iki dakika olmadı.ne acelen var piç vapur.bekçi kapatıyor kapıyı ``bu üsküdar vapuru mu`` diyorum ``hayır boğaz``
    lanet olsun.belki motaora binmiştir diyorum koşmalıyım içine tükürdüğüm iskleden çıkamıyorum.turnikeden atlayıp motorlaraın oraya gidiyom göremiyorum.sonra anlıyom ki ordan ayrılmışsın.
    heyır pes etme diyorum kendime.arıyorum seni.
    ``kalktımı gemi``diyorum
    ``evet``
    ``kolundan tutup çıkarmak istedim seni oradan ama gitmişsin`` diyorum.
    ``bu kadar basit mi.``gerçekten gitmek istiyormusun`` diyorum
    ``bunları konuştuk`` diyorsun.
    ``kelebek öldü desene`` diyorum.``ben galba gemiyi kaçırdım.kendine iyi bak`` diyorum
    ``görüşürüz`` diyorsun.

    hiçbirşey düşünmeden bir hafta geçiyor.sonra bir kez daha bülüşüyoruz anlatacaklarım var anlatıyorum.
    laf arasında `` seni ikna etmek değil niyetim desemde bariz bir şekilde geri çevirmeye çalışıyorum seni.
    ``gitmek isteyenin önünde dağ olsa duramaz `` diyorum.``ama gitmek istemiyorsan gitme yazık olacak`` diyorum.
    ``şu an bu karar çok yeni belki yarın arıcağım seni belki bir yıl sonra``diyorsun.``inşallah pişman olmayız`` diyorsun
    ``inşallah oluruz`` diyorum.
    anlıyorum ki bu açılan delik çok büyük ve kapanması çok zor belki çok zaman sonra.
    ``gitmek isteyenin önünde dağ durmaz ama en fırtınalı denizlerde sağlam gemiler ayakta kalır`` son sözüm bu diyorum.
    yine susuyoruz.``kartını şirketten aldın mı`` diyorsun
    ``hayır`` diyorum.
    ``alınca bana mesaj çeker misin`` diyorsun.
    çok garip geliyor.ne alaka amına koyayım diyorum içimden.herşey bitti de bumu kaldı.hiç haberleşemezken bunun için mi seninle haberleşçem.
    hem ne olarak be gülüm arkadaşın olarak mı.amacın bumu ayrıldık ama arkadaş mı kalalım yani bunu mu demek istiyorsun.bak eğer öyle ise buna gelemem.
    ben seni yarim olarak görürken nasıl arkadaşım olarak bakarım.seni kendime eş etmişim oradan arkadaşlığa yatay geçiş zor be gülüm diye devam ediyor içim...

    otobüsle biniyorum içimde geri döneceğine dair hiç umut yokmuş belliki hayalkırıklığı taşımıyorum.ati`yi arıyorum.bu bir haftalık zaman zarfında bir tek o biliyor adam gibi ayrılığın detaylarını.
    ``bana bir çay ısmarlasana`` diyorum.
    ``tabi babucum``diyor..
    en zor zamanımda yanımda olan olmasını istediğim dostum bu yalnızlıkla girdapta yanımda onu tutuyorum.
    yine baya baya anlatıyorum.dinliyor yorum yapıyor beni rahatlatıyor.anlıyorum ki bilinçaltımın etkisiyle atiye geliyorum çünkü mantığımın bittiği yerde beni toparlıyor.
    ``babaucum çok zor biliyorum ama dik dur.bence geri dönüş olmasın.çünkü bitmiştir diyor.dünyada üçmilyar dişi var.geri dönüşte daha yıpratcı gidişler olur bak ne güzel bahsediyorsun.ayrılık güzel kalsın.
    ``haklısın`` diyorum.ama niye dediğimi içimde tartmak istiyorum.artık birleşmemizin imkansız oldğuunu mu düşünüyorum yoksa gerçekten bitmesimi gerekiyordu diyorum içimden.kendimi kandırıp işin içinden çıkmayı başarıyorum.bu arada mekanda çalışa garson kıza kur yapmaya başlıyorum.çenem düşüyor.muhabbet muhabbeti açıyor kızla.gidiyor sonra yanımızdan. iki dakika sonra tekrar geliyor
    ``apple pasific nasıl.beğendiniz mi?`` diyor.
    ben yine konuşmaya devam ediyorum.gülüyor gülüşüyoz.bi ara ati ye bakıyorum.kaşlarını çatarak gülüyor.gülüşünden
    ``ulan bu ne perhiz bu ne lahana turşusu anlamı çıkıyor``
    bende kaşlarımı kaldırıp ``neyapayım`` bakışı atıyorum.
    ne yapayım.....
    hücrelerimde sen varsın ama sen yokken bunu kaldıramam.seni unutmalıyım en azından içimde ki seni yük yapıp senden nefret etmek istemiyorum.bunun tek bir yolu var başka dişiler bulmalıyım seni unutturacak dişi istemiyorum ama seni unutmak istiyorum.kafayı meşgule atmalı.yine kolay olanı seçiyorum yani.yine üsütnü örtüyorum yine kendimi kandırıyorum.
    böyle düşünsem bile ati nin bakışındandır sanırım muhabbeti kısa kesip mekandan çıkıyoruz.......

    kitaplara vuruyorum kendimi.ati durumumdan ötürü `` aşkın metafiziği`` diye bir kitap veriyor.okuyorum.eh biraz da kandırabiliyorum kendimi.kitap her ne kadar seni metalaştırsada şu anki durumumda böyle düşünmem iyi olduğu için rahatlatıyorum kendimi.bazen ``oh be iyiki ayrılmışz`` diyorum.``ne kadar da kafamda yükmüşsün.şimdi çok rahatım.zaten bitmesi gerekiyordu.yıpranmıştık hiç bir anlamı yoktu beraberleiğimizin oh herkeez kendi yoluna`` diyorum bazen.
    bu aşkı kimin bitirdiğini karıştırıyorum.bazen ben bitirdim bazen sen bitiridi oluyor kafamda.``üff lanet sorular ve cevaplar``
    ben bitirdimde seni çok özlüyorum.lanet kafa lanet diyorum kendime niye akıllı olsaydın ya tutsaydın kelebeğini elinde.
    yok yaa o bitirdi diyor beynim bazen.o zaman sana kızmıyorum ama o zaman seni kafamda bitirmem gerekliliği beynime zor geliyor ağır geliyor.gözü kesmedi bu ilişkiyi yaşamayı ve gitti diyorum.bu düşüncede bazen haykırma isteği geliyor içimden bazen köşeye çekilip sessizce susma.içimi derin huzursuzluklar kaplıyor bazen hani kötü bişey olmuş hissi. seni bu kadar çok seviyorum ya acaba sana kötü bişey mi oldu diyorum.evet arabesk hurafi düşüncelere giriyorum.türk filmi tatında yaşıyorum bazen seni.bazen uykumdan uyanıyorum balkona çıkıp sigaraya koşturuyorum kendimi.deli bir şarkı bulup söylüyorum yatağa gidip uyuyamamaya dalıyorum.telefon eve geldiğimde hep bana uzak bir yerde oluyor.telefon çaldı paranoyalarına dalmak istemiyorum.ama yinede yatmadan önce en az bir kere bakıyorum.bazen lanet bir çağrı oluyor.lanetten anlaşılacağı üzere o sen olmuyosun.mesaj gelince ise beni hatırlayan avea 9300 mesajları oluyor.oğlum salakmısın aramaz seni hem aramasını beklemiyorsun ki böyle bir beklenti içinde değilsin diyip kandırıyorum kendimi.ne kadar da güçlüyüm diyerek kendimle gurur duyuyorum.

    zaman hızla geçiyor.gün geliyor kendimi yatakta buluyorum yanımda uyuyan biri var.para verip yapıyorum parasız yapıyorum 3 milyar dişi beni bekliyor psikolojisini oturtmaya çalışıyorum beynime.seni unutmayı başarıyorum çoğu zaman.o anlarda.çoğu an.hiçbirzaman zaman zaman her zaman.günlerde çok gülüyorum çok eğleniyorum.şırrank diye bir yumru giriyor sonra boğazıma yine mi sen diyorum kendime defol git artık diyorum.yok yok iyi bu diyor beynim sonra.hadi canım git beynimde sana ver vermek istemiyorum.çelişkliler benimle gelmeye devam ediyor anlayacağın.

    çocuklarla buluşup eğlendiğimiz bir günün sonunda eve doğru yürümeye başlıyorum.sonbahar başı olmasına rağmen hava epey soğuk üşüyorum.sert ama ince bir yağmur yağıyor bizim eve giden yokuşu çıkıyorum.dilime k.hp. ama vurucu bir şarkı doluyorum.telefonu cebimde hissediyorum.belki şimdi çalar sen beni ararsın diyorum.sonra tekrar umutsuzluk kaplıyor bedenimi.yağmurlu günlerde yürüdüğümüz yollar geliyor aklıma sonra içimi bir huzur kaplıyor.yeni bir sayfa açıyor o huzur bana.seni kaybettiğimi değilde hayatın devam ettiğini hatırlıyorum.ve seni eski sevgililer listesine koyuyorum.en zor sen giriyorsun o listeye.listeye giriyorsun ben kapağı kapatıyorum

     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 4 Şubat 2009
  2. SHEFF

    SHEFF Yeni Üye

    :(:(:(..........