Babasını Özleyen Çocuk!

Aşk Şiirleri bölümünde yer alan bu konu hürrem sultan tarafından paylaşıldı.

  1. hürrem sultan

    hürrem sultan Yeni Üye

    BABASINI ÖZLEYEN ÇOCUK!

    Türker Akın Sağlık
    ________________________________________-


    Çocuklar…
    Saflığın, masumiyetin temsili…
    Ağlayan gözleriyle…
    Özlemleriyle…
    Umutlarının taze baharında…
    Tutacak elleri gözleyen kimsesizlikleriyle…

    Çocuklar…
    Bahardır..
    Gönüllerde ışık…
    Yarının inkişaflarında ön ayak olacak birikim..
    Ya da..
    Ezikliğin ve kimsesizliğin girdabında savaşarak ayakları üzerinde kalma şansını ve azmini gösteren nadide çiçekler..
    Kimi dalında kırılır.
    Kimi kırılan yerden devam eder.
    Yüreğinde taşıdığı ezikliklerle!

    Cezaevlerinin kapılarında bekleyen aileler…
    Annesini eline sarılmış ve saatlerce Babasının yüzün cam gerisinden de olsa görebilmek telaşındaki çocuklar..
    Yaşayanlar bilir..Anlar..Hisseder.
    O soğuk duvarlara bakarak… Demir parmaklıklar ve teller örülü mahpushaneleri…
    Ziyaretçiler de mahpustur..
    Yönleriyle beraber..
    Yıllarca süren sıkıntılar.
    3 yaşında bıraktığı çocuğunun 18 yaşına geldiğini gören ve dış aleme ayak bastığında şoklar yaşayan ‘Baba Yürekleri’..

    09/Haziran/2008 günü ekranlara kilitlendim.
    Haber kanalında feryat eden bir çocuk…
    ‘Ne olur izin verin..Babamı öpmek istiyorum!’ direnişiyle koşan çocuk..
    Babası kelepçeli…
    2 senedir baba çocuğuna, çocuk babasına sarılamamış…
    Duvarlar engel olmuş.
    Ağlıyor…Gönlü yanıyor..
    Babasının yüzüne hasret..
    Sarılamadı canına..
    Baba kelepçeli….Gelemiyor çocuğuna..
    Tablo acı….Gönül hançerleyen manzara…

    Gariplik işte!
    Sahipsizlik zor.
    Bu âlemde yalnızlık fena…
    Bir de manzaraya bakın.
    Banka hortumlamak iddiasıyla tutuklanan gazete patronlarından bazısı hastanelere giderek,özel odalarda kalmışlardı..
    Özel odalar….TV seyrederek..Özel yemekler geliyordu odalarına…Kızları,çocukları yanı başlarına geliyordu.
    Sonra çıktılar..
    Zorlanmadan..Hayatları rahattı…
    Çocukları ‘Bırakın bir kez babamı öpeyim!’ diye feryat etmedi…
    Şartlar ve zaman…
    Mekan ve durum farklı…
    Pozisyon değişik…


    10 yıl öncesini düşündüm..
    Kızıma sarılamadan tıkmışlardı içeri..
    Kızım da 3 yaşındaydı..
    1 hafta sonra babamın vefat haberi…
    Hücredeydim..
    Cenazesine gitmeme izin bile vermediler.
    15 yıl ardımda koşan,12/Eylül işkencelerine benimle beraber dayanan babam yoktu artık…
    Kimsesizlik…Yoksulluk….Acılarla dolu yaşam…
    Zor beyim zor…
    Şimdilerde ahkâm kesenlere bakmıyorum…
    Babamın tabutunu bile taşımama izin vermeyenler…
    Vicdanlarını unutmuşlarsa ne yapalım?

    Şartlar ve zaman akıyor, değişiyor…
    Ne seni,ne de dünü anlayamıyorlar..
    Yaşamayan ne bilsin..
    3 gün nezaret yaşayan ağlıyor…
    Kayıpları olmamış…
    Miras üzerinden yaşıyorlar…
    Yorulmamış ve çile çekmemişler..
    Acımasızca ve ezbere eleştirirler..
    Tanımazlar…Görmemişlerdir bile..
    Bilmeden konuşurlar…
    Bir masa ve iskemlelik hayalleri vardır…
    Ne oldum delisi olmanın biganeleri…
    Dünü anlamayan,yarın hakkında bana ders veriyor..
    Ayakları yere bile basmıyor…
    Uçuyor..Nereye konacağını ve hangi rüzgarın önünde yalpalayacağı anı fark edemeden…


    ‘Babasını özleyen Çocuk’..
    Binlercesi var…..Umutla bekler….
    Kimi yağmurun yağacağı serinletici günler..
    Kimi karanlıktan çıkacak babasını…..
    Anlamazlar sizi..
    Bizi anlamadılar ki…
    Bugünü hiç fark edemezler…
    Aydınlığı görmemişler…
    Asaletin mana iklimine yabancı olarak yaşam sürüyorlar…
    Orta çağ keşişleri gibi…Kurban ararlar.
    Giyotinlerde feryat eden canların görüntüsüyle baş başa kaldılar…
    İpte asılan çocukların ruhlarını bile fark edemediler…
    Sadece devrin kuklası olarak yaşamlarına devam ettiler..
    Siz 12/Eylül işkencelerini yaşamış çocukların babalarına acımadınız..
    Bugünün çocuklarına hiç acımazsınız..
    Masal dünyasında ahmaklar arayarak dünyanızı sürdürmeye bakın..


    Hayat siyah ve beyaz renklerle bakmaya devam edin..
    Ötesini göremezsiniz..
    Kendiniz dışındakilere yaşama hakkı bile tanımazsınız.
    Sadece siz varsınız…Ötekiler yok….
    Babasını özleyen çocuklara acımazsınız….Merhametiniz körelmiş…
    Hayatta her şeyinizi kaybedebilirsiniz..
    Merhamet ve vicdanınızı kaybettiyseniz yazık!
    En büyük felaket budur…
    Merhametsizlik!