Aysel Tuğluk ifade verdi

Dünya'dan Haberler bölümünde yer alan bu konu _MeçHuL_ tarafından paylaşıldı.

  1. _MeçHuL_

    _MeçHuL_ [..вιя NΣFΣS нυzυя..]

    Aysel Tuğluk ifade verdi

    Kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, Batman'da Nevruz kutlamaları sırasında yaptığı konuşmadan dolayı adliyede ifade verdi. Yasaklı milletvekili Tuğluk, ifade verdikten sonra Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekili Sırrı Sakık ile birlikte gazetecilere açıklamalarda bulundu.
    Neden ifade verdiğinin sorulması üzerine 2005 yılında Batman'da Nevruz'da yaptığı bir konuşmadan dolayı ifade verdiğini söyleyen Tuğluk, "Propaganda suçundan dolayı yürütülmüş bir soruşturmadan dolayı ifadem alındı. Yaptığım konuşmanın bana ait olduğunu ifade ettim ama bir propaganda içeriği olmadığını, Nevruz'a ilişkin mesajlar içerdiğini ifade ettim. Diyarbakır'da yürütülen bir soruşturmayla bağlantılı. Maalesef bundan sonra böyle mahkemelerde bol bol ifade vereceğiz. Kamuoyunun şunu bilmesini istiyorum; sadece düşüncelerimi ifade ettiğim için böyle soruşturmalara maruz kalıyoruz. Hırsızlık, yolsuzluk yapmadık, bu topluma zarar verecek hiçbir şey yapmadık" diye konuştu.
    Her zaman düşüncelerini ifade ettiklerini belirten Tuğluk, "Eğer bir siyasetçi düşüncelerini ifade etmeyecekse vay memleketin haline" dedi. 8 Ocak sabahı evinde yapılan aramanın sorulması üzerine ise Tuğluk, "Ben bir hafta öncesine kadar milletvekiliydim, ama onun dışında bir kadın olarak evimin önüne sabah ve sayı olarak yüksek polislerin gelmesini yadırgadığımı, bunun gerginliklere yol açacağını savcıyla paylaştım. Ben milletvekilliğim düşmeden önce de gelip ifadelerimi vereceğimi, mahkemeyle bir sorunumuzun olmadığını, sadece uygulamadan kaynaklı ifade vermediğimizi ifade etmiştik. Milletvekilliğimiz düştüğünde çok rahat ifadelerimizi vermeye hazır olduğumuzu ifade ettik. Biz bir gün sonra karardan sonra geldik ifade verdik. Böyle açık olmamıza rağmen böyle bir uygulamanın yapılmış olmasını bir yerlere mesaj olarak görüyorum. Biz isteğimiz zaman size bu tür uygulamaları yaparız demek istiyorlar. Kürt kimliğimizden dolayı ayrımcı bir uygulamaya uğradığımızı da düşünüyorum. Türkiye'de böyle manzaralar sadece bize ait oluyor. Başkalarına böyle davranışları görmüyoruz. TBMM tarihinde hiçbir milletvekilinin böyle bur uygulamaya maruz kaldığına tanık olmadık" şeklinde konuştu.
    1994 yılında DEP milletvekillerine yapılan olayın halen akıllarda olduğunu belirten Tuğluk, bu tutumun herkesi ne kadar yaraladığını söyledi.
    Kapatılan DTP'nin Muş Milletvekili Sırrı Sakık da, "Olup bitenleri üzüntüyle izliyoruz. Türkiye 20 yıldır yerinde sayıyor. Geçmişte biz de bunları yaşadık. Aysel Hanım ve Ahmet Bey'in milletvekilliklerinin düşürülmesi, bu noktaya taşınması ülkemiz adına üzücü bir şeydir. Ülkemizin adına siyaseten sorunları çözmek, bir taraftan da parlamentoda bulunan bir partiyi kapatmak, milletvekilliği düşürülmesi, halkın oyları ile seçilmiş kişilerin eline kelepçe vurulması Türkiye'ye özgü bir şey. Biz buna yabancı değiliz ama bu sorunları çözmüyor. Sorunlarımızla yüzleşmekten korkmamalıyız. Çözümü için bir şeyler üretmeliyiz, yoksa DGM'lere gidiş gelişler bizi ve siyaset dünyasını bu konuda bedel ödeyen arkadaşları korkutmak istiyorlarsa yanılırlar. 1990'lardan bugüne kadar hep buralardaydık. Sorun çözülmezse de hep burada olacağız. Umuyoruz ki sorunun çözümü için herkes bir adım atar. Parlamento bir adım atar. Halen düşüncülerinden dolayı bir vekil yargılanıyorsa bu da bir ülkenin ayıbıdır. Kürt açılımı ve Türkiye'nin demokratikleşmesinin tamamen sözde kalan bir şey olduğunu görüyoruz. Sayın Başbakan eğer bu tabloyu izliyorsa bu açılımın ne kadar içi boş bir şey olduğunu görüyordur. Bir parti kapatılıyor ve milletvekili de DGM kapılarındaysa o da ülkenin en büyük ayıbıdır" dedi.
    İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın demokratik açılımla ilgili basın toplantısı düzenlediğini ve bu konuda somut bir şey bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine ise Sakık, "Umuyoruz ki somut adımlar atılsın. Sayın İçişleri Bakanı uzun zamandır bir şeyler yapıyor ama görüyoruz ki içinde hiçbir şey yok. Eğer gerçekten açılım olmuş olsaydı bugün DTP'li belediye başkanlarının eline kelepçe vurulmazdı. Bir taraftan bunlar olurken sonra dönüp de topluma pişkin bir şekilde açılımla ilgili bir şey yapıyoruz
    diyorlar. İnanmak istiyoruz ama ortada bir şey olmadığını görüyoruz. Diliyorum ki buna uygun adımlar atılır" diye cevap verdi.






     
  2. Ömer

    Ömer Yönetici

    Dtpliler KCK operasyonlarını sulandırıyor, Chpliler Ergenekon'u. Bu ülkede artık terör ve çetecilerin hesap verme vaktidir. Sonuna kadar arkasındayım bu iki operasyonu yürüten savcıların.