AYRıLıĞıN iLaNı

Aşk Şiirleri bölümünde yer alan bu konu MaVi_HoRoZ tarafından paylaşıldı.

  1. MaVi_HoRoZ

    MaVi_HoRoZ Üye

    Ayrılığın ilanı

    Gidiyor musun diye sorma bana.
    Gönderen sensin.
    Ne terk etmeyi istedim seni,
    Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
    Senin kadar öfkeliyim ben de.
    Senin kadar endişeli...

    Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
    Ama inandıramadım seni.
    Sen, sorgularken beni kafanda
    Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
    Bir tek sözün bağlardı beni sana,
    Oysa sen hep susmanın koynunda.

    Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
    Teslim alır bedenleri de.
    Sütten çıkmış ak kaşık değildim
    Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
    O dünya ki bazen minicik bir odada
    Bazen kentin ortasında şekillendi.
    Nasıl da güzeldi...
    Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
    Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

    Yaşamak varken sevdayı delice,
    Niye boğarız sorularla?
    Nasıl ikna edebilirdim seni?
    Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
    Ben, seninleyim dedikçe
    Sen, hayır dedin.
    Zaten az konuşan sen
    Olumsuz ne kadar sözcük varsa
    Bulup çıkardın ortaya.
    Bense hiç bir şey diyemedim.

    Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
    Nasıl değiştirmişim seni.
    Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
    Kimseye zarar vermek istemem ben.
    Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
    Ama öyle oldu işte.
    Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

    Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
    Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
    Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
    Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
    Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

    Biliyor musun bir tanem!
    Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
    Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
    Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
    yalancı yüzlerde ararım.
    Seni de götürürüm yüreğimde.
    Her zaman yokluğunu taşırım.

    Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
    Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
    Ne yazık ki, kalamadın bana.
    Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
    Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.






    Gittin...
    Ben, arkandan sadece baktım.
    Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen sönecek içimdeki ateş
    ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
    Konuşamadım...


    Gittin...
    Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
    Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
    Ağlayamadım...


    Gittin...
    Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
    Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
    tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
    Anlatamadım...


    Gittin...
    Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
    Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
    Ürperdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
    Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım.


    Gittin...
    Bir yıkım gibiydi gidişin
    Sen adım adım uzaklaşırken benden
    Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
    Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
    Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
    Kalkamadım...


    Gittin...
    Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
    Hazırdım gidişine,
    Kaçak zamanları yaşıyorduk
    Zaman bitecek ve sen gidecektin
    Bense, gidişinin ertesi günü
    Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
    Başlayamadım...


    Gittin...
    Bir şey söyledin mi giderken?
    "Kal" dememi istedin mi?
    Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
    "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
    Beynim öylesine uğulduyorduki.
    Duyamadım...


    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi
    Binlerce kilometre uzakta da olsan,
    iki metre ötemde de farketmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...


    Gittin...
    Unutulanların arasına katılmalıydım
    Anıları bir sandığa koyup
    hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...


    Gittin...
    Bir okyanusun ortasında
    tek küreği kaybolmuş sandalda
    Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
    Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
    Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
    Bil ki; seni Unutamadım...