Ateş ile ilgili şiirler

Şiirler bölümünde yer alan bu konu deep tarafından paylaşıldı.

  1. deep

    deep Harbi Aktif Üye

    Ateşle ilgili şiir, Ateş ile ilgili şiirler, Kısa Ateş Şiirleri

    Ateş ve Çay

    Nil’de billûr gamzenin özlemi ateş alır.
    Ve bir çöl akşamında çaydanlığı is sarar.
    Geçip giden demlerden dudaklarda iz kalır.
    Nazeninler kumsalda inci tanesi arar.
    Çöl gecesine düşen efsane ateş ve çay.

    Bir bedevi çadırı gökte ay biraz mahzun.
    Gizemli gecelerde efkâr dağıtır demlik.
    Gece Leyla’nın teni leylin saçları uzun.
    Çiy damlası hayalin her katresi yarenlik.
    Muhabbet demlerine bahane ateş ve çay.

    Bir ceren kirpiğine tutunur efkârlı nem.
    Muhacir heveslerin iltica düş kırığı.
    Yüreğe tortu gibi çöker de çaydaki dem.
    Kimse duymaz boğaza tıkanan hıçkırığı.
    Hicretin tellerine tezene ateş ve çay.

    Su sükûtu öğrenir ateşe sabreder hep.
    Gül rengi ahenk olur çaya dair anlara.
    İlticanın kokusu sinede hüzne sebep.
    Çay saati denilir buğulu zamanlara.
    Kapağı açılmayan hazine ateş ve çay.

    Ateşi Yakan bilir

    Hayatın üstünden geçer
    Hayal köprüsü
    Sonu uçurumdur.
    Yıkılası köprülerden
    Geçilir korkar adım
    Akıp geçer hayat suyu altından.
    Uzaktan çağırır sesi,
    Uzanıp alırsın kıyısındaki çiçeği.

    Hayal köprüsünden atlama
    Ayrılma binbir parçana,
    Hayalkurtaran uzak
    Hayattır yine seni kurtaracak.
    Köprüleri yıkmalı mı,
    Yoldan geri dönmeli mi?
    Altından geçen sudan
    Bir avuç içmeli mi?

    Hayalin geniş toprakları
    Hevesten öte anları,
    Gözü kapalı yaşarken heyecanları
    Biter hayat, biter hayal...
    Hayat, heyhat !
    Hayal, bedbaht!
    Söyle, kimse kabahat?
    Ben bilmem, kader bilir...

    İlmeği atan bilir...
    Ateşi yakan bilir...

    Müşerref ÖZDAŞ

    ATEŞ ARTIĞI

    Issız bir köşede üşüyen yanım;
    Hangi mekanın sığınaklığında ısınır.
    Ve,hangi zamanın vuslatında dindirir,
    Saklı kalmış yanlarını...
    Hangi saat diliminden sonra,
    Yine,o sonsuz bekleyişe gebe bırakılır.
    Bir damla düşsün ruhumdan..
    Ruhunun en sızlayan yerine,
    Yağmur damlasının cama düştüğü gibi…
    Tek bir damla…
    Süzülerek karışacak,
    En solgun en ücra yanına…
    Bir anı yaşamak adına;
    Yakılan ateşler,
    Küllenip sönecek nasılsa…
    Ve yine,karanlıkta haykıran bir ışık büzmesine,
    Rengini soracaksın,
    Susuşlarını soracaksın,
    Kainata sorduğun her soru;
    Her anlamsız haykırışın,
    Nasılsa sana geri gönderilecek…
    Ve…
    Hayat yine yaşayacak…
    Yine gün doğacak…
    Yine gün doğacak…
    Yine gün doğacak…

    Ateşin Dansı

    gecenin en sarışın rüzgarı
    üzerine sinen şehrin kokusunu
    alıp götürmüş uzaklara
    özlem saati sormuş
    hep o demiş kadın
    dağların ötesine uzanmış boynu

    biliyorum geleceğini biliyorum
    türkümüze yoğunlaşıp
    kucakladım kızıl yalnızlığımı
    dudağımın kıvrımında kurak bir öykü
    közlüyor geceyarısı burukluğumu

    hadi gelmesene seni unuttum desene
    yokluğunu sessiz bir nehire atıp
    kıyılarına doğru yürürüm
    şimdi gelme desene
    yüreğime söz geçirsene
    asiliğim sadakatimdir

    işte beyaz kağıt
    daha çok çıldırmak için
    mısralarımla aşkın kokusunu duyurmak için
    bir göğe bir yüreğe bakıp yazmak için
    hadi ağlama desene
    gözyaşlarım inancımdır

    küçük bir serçenin çölde konacak dal aramasıdır yalnızlık
    bir yudum suya hasret gibi
    bir gülüşün bir bakışın bir şiirin peşinden koşmasıdır
    nasılda hazırdır dünya sevgiye
    ben de her dilden şarkıda sana ölmeye
    şimdi ölünmez desene
    sevdam cesaretimdir

    meleğim de kadınım da
    ölürüm de dirilirim de
    Tanrının küçük kızı kalacağım
    gizlemeden içimdeki tüm düşleri
    hayallenirim gecenin ortasında
    sus desene
    bu dans harımdandır

    ATEŞBÖCEĞİ

    Ateşböcekleri ile yazarken adını kalbimde,
    Yıldızlar kayboldu sindi yar gözlerinde,
    Uzanıp tutuver ellerimi bırakma hiç,
    Hep bende kalacaksın bende sende.

    Bir gül gibi sakladım seni,
    Gönül defterinde saklı bir yerde,
    Seni unutmak imkansız güzelim,
    Hep bende kalacaksın bende sende.

    Bak yine sonbahar dökülür yapraklar,
    Aşkın yakar yüreğimi yaralar,
    İnsanı insan yapan hatıralar acılar
    Hep bende kalacaksın bende sende.

    Ateşi sevdim ey

    Giderken bırakılmış sessizlik evimize
    Yolculuk hüznüyle kapılar kilitlenmiş
    Bir tutam hasret yüklenmiş yüreğine
    Yüreği mühürlenmiş.

    Aşk ölmeden önce, farkedildikten sonra
    Nasıl ışıldardı yüzleri karanlıkta
    Gün geceyi karşılardı akşam üstleri
    Kalbim aşkla çarpardı.

    Yüreğim sihirlenmiş.Çağdaş bir roman biraz romantik
    Aynaya baktığımda kusursuz görünüyor resmim
    Bir şehrin ortasında kaybolmuş gibi
    Nasıl çarpıyor kalbim, duygularım platoni
    Ölebilirdim belki gitseydim çalgıcı