Atatürk'ün eğitim alanında yaptığı yenilikler

Mustafa Kemal Atatürk bölümünde yer alan bu konu LAL tarafından paylaşıldı.

  1. LAL

    LAL Moderatör

    Atatürk'ün eğitim alanında yaptığı yenilikler nelerdir

    EĞİTİMDE GÖZÖNÜNDE BULUNDURULACAK İLKELER

    Türk millî eğitim politikasının başarılı olabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin dayandığı temel ilkelerin, eğitim sisteminde başarılı bir şekilde uygulanması ile mümkündür. Bu ilkeler; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Lâiklik, Devletçilik ve İnkılâpçılıktır.
    Eğitimin yaygınlaştırılması, bilgisizliğin ortadan kaldırılması, lâik esaslara göre belirlenmesi, Türk eğitim politikasının üzerinde önemle durduğu konulardır.

    Eğitim politikası, devletimizin dayandığı temel ilkelere uygun olmalıdır. Cumhuriyetçilik ilkesine uygun olarak, cumhuriyetin en iyi yönetim biçimi olduğu öğretilmelidir. Bu sayede demokrasimiz gelişip güçlenecektir. Eğitimde milliyetçilik ilkesi, Türk milletini sevmeyi, millî çıkarlarımızı savunmayı, millî birlik ve beraberliğimizi korumayı Öğretir. Halkçılık ilkesi ile eğitimin yaygınlaştırılması ve fırsat eşitliğinin sağlanması amaçlanır.

    Lâik eğitimle, din ve vicdan hürriyeti sağlanır. Devletçilik ilkesi, eğitimin devlet kontrolünde olması, planlanması ve denetlenmesini öngörür.
    Eğitimde uygulanacak inkılâpçılık ilkesi de yeniliklere açık, toplumun ihtiyaçlarına göre gelişen bir eğitim verilmesi demektir.

    EĞİTİM POLİTİKASI

    Eğitimde tespit edilen amaçlar ile bu amaçları gerçekleştirmek için takip edilen yola, eğitim politikası denir.

    Eğitim, millî ve çağdaş olmalıdır. Atatürk eğitimin millî olması gerektiğini şöyle açıklar: "Bir millî eğitim programından bahsederken, eski devrin hurafelerinden ve yaradılış niteliklerimizle hiç ilgisi olmayan yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen bütün etkilerden tamamen uzak, millî karakterimiz ve tarihimizle uyumlu bir kültür kastediyorum. Çünkü millî dehamızın tam olarak gelişmesi ancak böyle bir kültürle sağlanabilir. Herhangi bir yabancı kültür şimdiye kadar takip edilen yabancı kültürlerin yıkıcı sonuçlarını tekrar ettirebilir."

    Bir ülkenin kalkınmasının ancak çağdaş bir eğitimle mümkün olacağını da büyük Önder şu sözü ile açıklar: "Türk milletine gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden, buluşlarından, ilerlemelerinden yararlanalım."
    Millet olarak varlığımızı devam ettirebilmemiz, ancak millî bir eğitimle mümkündür. Türk milletinin, millî, ahlâkî, manevî ve kültürel değerleri, millî eğitimle korunur ve geliştirilir.

    MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN ESASLARI

    Millî eğitim sistemimizin gözeteceği esaslar, Atatürk'ün eğitim hakkındaki şu görüşlerine dayanır: "Millî eğitim programımızın temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir. Cahillik yok edilmedikçe yerimizdeyiz. Yerinde duran bîr şey ise geriye gidiyor demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer taraftan toplumsal hayatta bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek lâzımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür."
    Buna göre millî eğitim sistemimizin planlanmasında ve uygulanmasında devletimizin dayandığı ilkelere uygun olarak şu esaslar gözetilmelidir:
    - Öğretim birliği.
    - Karma eğitim.
    - Eğitimin yaygınlaştırılması.
    - İlköğretimin zorunlu ve parasız olması.
    - Öğretimde teori ve uygulamanın birlikte yürütülmesi.
    - Öğretim programlarının sosyal hayatın ihtiyaçlarını ve çağın gereklerini karşılaması.
    - Öğretim programlarının millî ve bilimsel olması.
    - Eğitim ve öğretimde disiplin ilkesi.
    - Eğitimde öğretmenin önemi ve rolü.

    Öğretim Birliği
    Atatürk, ülkede millî birlik ve beraberliğin sağlanmasının öğretim birliği ile gerçekleşeceğine inanıyordu. Bu sağlanmadan sosyal bütünleşmenin ve çağdaşlaşmanın mümkün olmayacağı inancındaydı. Ülkede yeni okulların yanı sıra medreseler de vardı. Bu durum eğitimde bölünme ve ikilik oluşturuyordu. Bu yüzden ülkede öğretim birliğinin sağlanması için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Atatürk'ün başlattığı bu çalışmalar olumlu sonuçlar vermiştir.

    Karma Eğitim
    Atatürk kadınların sosyal ve ekonomik hayatta aktif rol alması gerektiğini düşünerek "bir milletin erkeği ve kadını ile bir bütün oluşturduğunu, kadınların da yüceltilmesiyle bir milletin yücelebileceğini" savunmuştur.

    Atatürkçülükte; Türk Milleti'nin kalkınabilmesi için kadın ve erkeğin eşit şartlar altında çalışması şarttır. Bunu gerçekleştirmek için eğitimin bütün kademelerinde kız ve erkek çocukların eşit olarak karma bir eğitim görmeleri sağlanmıştır.

    Eğitimin Yaygınlaştırılması
    Devletin başlıca görevlerinden biri, eğitimin geniş halk kitleleri arasında yaygınlaştırılması ve bilgisizliğin ortadan kaldırılmasıdır. Atatürk'e göre, millî eğitim ışığı memleketin en derin köşelerine kadar ulaşıp yayılmalıdır. Bilgisizlik yok edilmeli, eğitim yetişkinleri de kapsamalıdır. Atatürk bunun önemini ve gereğini şöyle açıklamıştır: "Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız. Çocuklar geleceğindir... Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki yetiştirecekleri çocukları bu millete ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı olabilecek şekilde yetiştirsinler." Bilgisizliği ortadan kaldırmak için eğitimin yaygınlaştırılması gerekir. Bunun sağlanabilmesi için yaygın bir eğitim sistemi kurularak bütün vatandaşların okur-yazar hâle getirilmesi gerekmektedir.

    İlköğretimin Zorunlu ve Parasız Olması
    Bir milletin çağdaşlaşmasında, bütün vatandaşların okuma yazma bilmesinin büyük bir rolü vardır. Bu sebeple, ülkede herkesin ilköğretimde eğitim-öğretim görmesi ve ilköğretimin parasız olması hedeflenmiştir.

    Öğretimde Teori ve Uygulamanın Birlikte Yürütülmesi
    Atatürk, öğretimde teori ve uygulamanın birlikte yürütülmesini hedeflemiştir. Atatürk bu amacını 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşmasında şöyle açıklar: "Büyük davamız, en medenî ve müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde de temelli inkılâp yapmış olan büyük Türk Milleti'nin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda başarmak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz." Bu teşebbüste başarı ancak iyi bir plânla ve verimli bir şekilde çalışmakla mümkün olur.

    Öğretim Programlarının Sosyal Hayatın İhtiyaçlarını ve Çağın Gereklerini Karşılaması
    Bir toplumda eğitimin başarılı olabilmesi, öğretim programlarının sosyal hayatın ihtiyaçlarını ve çağın gereklerini karşılaması ile mümkündür. Bu anlamda eğitim, yalnızca bilgi vermeye ve ezberciliğe dayalı olmamalıdır. Hayata ve beceri kazandırmaya yönelik olmalıdır. Deney yapma imkânı sağlamalı, bilgisayar kullanımına önem vermelidir. Bu konuda ileri ülkelerin ulaştığı çağdaş eğitim yöntemleri ve donanımı kullanılmalıdır.

    Öğretim Programlarının Millî ve Bilimsel Olması
    Atatürk'e göre eğitim programları her şeyden önce millî olmalıdır. Çünkü, Türk Milliyetçiliği temelleri üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin sonsuza kadar yaşaması buna bağlıdır. Türk çocukları millî bilinç ile yetişirse, Türk Devleti'nin ve Milleti'nin geleceği de güvence altına alınmış olur. Bunun yanında eğitim ve öğretim programları temel ve uygulamalı bilimlere, araştırmaya önem veren, bilim alanındaki en yeni gelişmeleri göz önünde tutan bilimsel esaslara göre düzenlenmelidir.

    Eğitim ve Öğretimde Disiplin İlkesi
    Atatürk'e göre eğitim ve öğretimin başarısı disipline bağlıdır. 1925 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açış konuşmasında görüşünü şöyle açıklamıştır: "Hayatın her çalışma safhasında olduğu gibi özellikle öğretim hayatında disiplin, başarının esasıdır. Müdürler ve öğretim kadroları disiplini sağlamaya ve öğrenci disipline uymaya mecburdurlar." Eğitimde beklenenlerin gerçekleşmesinde öğretmenlere büyük görev düşmektedir.

    Eğitimde Öğretmenin Önemi ve Rolü
    Atatürk, eğitim alanında başarıyı etkileyecek en önemli unsurun öğretmenler olduğunu görmüştür. Öğretmenlik mesleğine lâyık olduğu değeri vermiştir. Başöğretmen Atatürk, Öğretmenlere "Sizin başarınız cumhuriyetin başarısı olacaktır." diyerek ülkenin geleceği için öğretmenlerin güvence kaynağı olacağını belirtmiştir.