Atatürk Dönemi Türk - Bulgar İlişkileri

Tarih bölümünde yer alan bu konu SüKuN tarafından paylaşıldı.

  1. SüKuN

    SüKuN Harbi Aktif Üye

    Osmanlı Devletinin 14.y.y.’ın ortalarından itibaren Balkanlarda fetih hareketlerine başlaması ile birlikte, bu bölgede sistematik bir iskan siyaseti uyguladığı görülmektedir. Bu iskan siyasetinin temel amacı Rumeli’yi bir Türk Yurdu hainle getirmek ve buralarda Devlet nüfuzunu tesis etmekti Bu iskan siyasetinin bir sonucu olarak bu günkü Bulgaristan coğrafyasına çok sayıda Türk’ün Anadolu’dan getirilerek iskan edildiğini biliyoruz. Gerçekten de devlet bu konuya çok önem vermiş ve bunu sağlamak amacı ile Tuna nehrinin güneyinde Balkanlardan Ege kıyılarına kadar önemli ölçüde iskan faaliyeti yapmış ve Türk İslam Eserleri ile Süslenen bu Beldeler adeta bir Anadolu şehri hüviyeti kazanıştır. Bu iskan faaliyetleri Osmanlı Devletinin Balkanlarda ve Avrupa’da ilerlemesi süresince 17.y.y. sonlarına kadar devam etmiştir. İşte bu gün Bulgaristan Türkleri diye tabir edilen veya literatürlere bu şekilde geçen ve yüz yıldan fazla bir zamandan bu yana bir sorun olarak devam eden konunun ilk başlangıcı İlk iskan siyasetinin uygulanmaya başlanması ve Osmanlı Devletinin Genişleme süreci boyunca sistematik bir şekilde iskan hareketlerinin sonucunda gelişmiştir. Osmanlı Devletinin güçlü olduğu dönemlerde, bir sorun söz konusu olmamış, Bulgaristan Türkleri diye bir kavram henüz literatürlere geçmemiş, bölgedeki Türkler bütün Balkan Türklerini de kapsayan Rumeli Türkleri, Evlad-ı Fatihan v.s. isimlerle adlandırılmıştır. Ancak 19.y.y.’ la birlikte gerek Osmanlı Devletinin zayıflaması ve Fransız İhtilalinin etkileri gerekse Avrupa Devletlerinin özellikle de Rusya’nın Balkan Coğrafyasına yönelik politikaları sonucu Balkanların siyasi yapısı ciddi değişikliğe uğruyor Osmanlı Devletinin bünyesinden yeni yeni devletçikler ortaya çıkıyordu. Bununla birlikte bu coğrafyada yaşayan Türkler bundan olumsuz etkileniyor, düne kadar kendi vatanları olan topraklarda azınlık durumuna düşüyorlardı ve yüzyıldan fazla sürecek olan zorlu bir dönem böylece başlamıştır. Ancak bu zorlukların yanı sıra kısa dönemlerle de olsa Bulgaristan Türklerinin kısmen rahat ettiği veya kısmen de olsa bazı hakları elde ettikleri dönemler olmuştur. Biz bu çalışma çerçevesinde işte bu dönemlerden birisi olarak değerlenilebileceğimiz, 1919 Çiftçi idaresi ile başlayan zaman zaman zorluklar yaşansa da 1930’lu yılların sonlarına kadar devam eden süreç içerisinde Bulgaristan Türkleri ve Türkiye – Bulgaristan İlişkilerini (1919 – 1938) incelemeye çalışacağız. Bununla birlikte Bulgaristan Türklerinin durumunun, bu ilişkilere olan etkileri ve her iki tarafın Bulgaristan Türklerine yönelik politikalarını değerlendirmeye çalışacağız.