Astronominin Diğer Temel Bilimlerle İlişkisi

Coğrafya bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Astronominin Diğer Temel Bilimlerle Ilişkisi
    Hulusi Gülseçen
    Istanbul üniversitesi Fen Fakültesi, Astronomi Ve Uzay Bilimleri Bölümü, Istanbul
    özet: Astronomiye Evrendeki Cisimlerin Incelenmesi Gözüyle Bakarsak, Onu Hemen Fizik Ve Kimya Gibi Temel Bilimlerle Ilişkilendirebiliriz. Yeryüzünde Yapılması Mümkün Olmayan Fizik Ve Kimya Deneyleri Için Gök Cisimleri Mükemmel Laboratuarlardır. Eğer Astronomiyi, Uzay Teknolojisi Açısından Ele Alırsak, Yer Yörüngesindeki Uzay Istasyonları Ve Oralarda Yapılan Deneyler Yine Fizik, Kimya, Biyoloji Gibi Disiplinlere Büyük Faydalar Sağlamaktadır. Bu Bildiride, Ilk Ve Orta öğretimde Fen Derslerine, Astronominin Katkıları, Astronomi Yardımıyla, Kavranılması Zor Bazı Fizik Yasalarının öğrencilere Model Ve Görsel Malzeme Ile Anlatılması Amaçlanmaktadır. örneğin Yerçekimi, Mevsimlerin Oluşumu Gibi Fiziksel Olaylar Formüller Yerine Görerek, Modeller Yapılarak Anlatıldığında Daha Iyi Anlaşılmaktadır. öğrencinin Astronomiye Olan Ilgisi Arttıkça, Temel Bilimleri Sorgulamakta, Kendisine öğretilenlerin Yanında, Kendisinin De öğrenmek Istediği Konuları Araştırmaya Yönlendirmektedir.
    1. Giriş
    Yaklaşık 15 Milyar Yıl önce Oluşan Evrenin Evrimine Kısaca Bakacak Olursak, şunları Görmekteyiz: 15 Milyar Yıl önceki Büyük Patlamadan (big Bang) Hemen Sonra Fiziksel Evrim Diyebileceğimiz Süreçte Temel Tanecikler (proton, Elektron, Nötron Ve Atomaltı Parçacıklar) Ve Ilk Atomlar (hidrojen Ve Helyum) Oluşmuştur. Bu Yapılar Fizik Biliminin Temel Malzemelerini Oluşturmaktadır. Bu Fiziksel Evrimden Hemen Sonra Yıldızların Oluşumu Ile Evrenin Kimyasal Evrimi Başlamıştır. Bu Aşamada Ağır Elementler Ve Periyodik Cetvelin Diğer Elementleri Oluşmuştur. çünkü Hidrojen Ve Helyum Dışındaki Diğer Elementler Yıldızlarda Enerji üretimi Ve Yıldız ölümleri Esnasında Oluşmaktadır. Böylece Kimya Biliminin Temel Malzemeleri De Evrendeki Yerini Almıştır.
    Samanyolu Gökadamız Ise Yaklaşık 12 Milyar Yıl önce, Ikinci Veya üçüncü Kuşak Yıldızı Olan Güneş’imiz De Yaklaşık 5 Milyar Yıl önce Samonyolu’ndaki Yüzlerce Milyar Yıldızdan Biri Olarak Evrendeki Yerini Almıştır.
    Dünyamız Ise 4.5 Milyar Yıl önce Güneş Sistemi'nin Bir üyesi Olarak Oluşmaya Başlamış, Geçirdiği Jeolojik Evrim Sonucunda Bugünkü Halini Almıştır. 2 Milyar Yıl önce Tek Hücreli, 600 Milyon Yıl önce Ise çok Hücreli Yaşamın Başlamasıyla, Yeryüzünde Biyolojik Evrim Başlamıştır.
    Astronomiye Bu Evrimler Zinciri Açısından Bakarsak, Astronomi; Fizik, Kimya, Jeoloji, Biyoloji Ve Bir Bilim Dili Olan Matematik Ve Geometri Gibi Disiplinleri Bünyesinde Toplayan Bir “bilimsel Disiplinler Topluluğu"dur. Bu Nedenle Fen Bilimlerini Astronomiden Ayrı Düşünmek Mümkün Değildir.
    Evrenin Evrim Sürecine Baktığımızda Doğanın Yasalarının Evrenin Her Yerinde Aynı Olduğunu Görürüz. Bu Nedenle Yeryüzündeki Ve Gökyüzündeki Olayları Aynı Yöntemlerle Inceliyor Ve öğreniyoruz.
    Fen Bilimlerinin Doğuşunda Ve Gelişmesinde Deney Ve Gözlem çok önemlidir. Doğa Yasalarını Deney Ve Gözlemlerle Inceler Ve Sonuçları Matematiksel Olarak Formüle Ederiz. Leonardo Da Vinci’nin (1452-1519) şu Sözleri Deney Ve Gözlemin önemini Açıkça Ortaya Koymaktadır: “bilimsel Bir Sorunu Incelemek Için önce Bir Dizi Deney Düzenlerim. Sonra Yapacağım Deneyin Niçin şöyle Değil De Böyle Yapılması Gerektiğini Nedenleri Ile Açıklarım. Doğa Yasalarının Incelenmesinde Izlenmesi Gereken Yol