Amel Hususunda Acele Etmek"

İslamiyet bölümünde yer alan bu konu HENA tarafından paylaşıldı.

  1. HENA

    HENA Üye

    Kaybolan iki arkadaşı olup onların birini yarın diğerini de bir veya bir sene sonra gelmesini bekleyen bir kimse bir ay veya bir sene sonra gelecek arkadaşını karşılamak için değil, yarın gelmesini beklenilen arkadaşını karşılamak için hazırlanır. Öyleyse ölümün gelmesini bekleyen bir kimsenin kalbi o müddetle meşgul olur. O müddetin ötesini unutur. Sonra her gün bütün seneyi beklediği ve seneden geçmiş günü eksiltemediği halde sabahlar. Bu durum ise onu acele amel işlemekten alıkoyar. Çünkü bu kimse, daima o sene içerisinden nefsi için bir genişlik görür. Dolayısıyla ameli terkeder.
    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    "Sizlerden biriniz dünyadan ancak azdıran bir zenginliği veya unutturan bir fakirliği veya ifsad edilen bir hastalığı yahut bağlayıcı bir ihtiyarlığı veya teçhiz edici bir ölümü veya beklenilen en şeriri olan Deccal'ı veyahut da kıyameti bekliyor. Oysa kıyamet daha dehşetli ve daha acıdır."
    İbn Abbas (r.a) şöyle demiştir: Hz. Peygamber (s.a.v) bir kişiye nasihat ederek şöyle dedi:
    "Beş şeyden önce beş şeyi ganimet bil:
    1- İhtiyarlıktan önce gençliği,
    2- Hastalıktan önce sıhhati,
    3- Fakirlikten önce zenginliği,
    4- Meşguliyetten önce meşguliyetsizliği,
    5- Ölümden önce hayatı!"
    Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    "Kim korkarsa geceden yola çıkar. Erken yola çıkan da menzile vanr. İyi bilin ki Allah'ın metaı kıymetlidir. İyi bilin ki Allah'ın metaı cennettir."
    İbn Ömer (r.a) güneş hurma dalının yapraklarının uçlarında iken Hz. Peygamberin çıkıp şöyle dediğini rivayet ediyor:
    "Geçen bugüne nispetle akşama ne kadar vakit kaldıysa kıyamete de o kadar vakit kalmıştır. Dünyanın misali, dikişleri başından sonuna kadar yırtılmış sonunda bulunan bir dikişe asılı kalmış bir elbise gibidir. O dikişin de kapsamı yakındır!"
    Câbir (r.a) şöyle diyor:
    "Hz. Peygamber (s.a.v.) hutbe okuyup kıyameti andığında sesini yükseltir yanakları kıpkırmızı kesilirdi. Sanki bir ordudan korkutuyor gibi davranırdı."