Ahmet Muhip Dranas (Olvido) Şiiri

Şiirler bölümünde yer alan bu konu Hasan Şeref İlhan tarafından paylaşıldı.

  1. Hasan Şeref İlhan

    Hasan Şeref İlhan Harbi Aktif Üye

    Olvido

    Hoyrattır bu akşam üzerleri daima!
    Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
    Yalnızlığımızla doldurup her yeri
    Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
    Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
    Lavanta çiçeği kokan kederleri;
    Hoyrattır bu akşam üstüleri daima!
    Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
    Unutuşun o tunç kapısını zorlar
    Ve ruh atılan oklarla delik deşik.
    İşte doğduğun eski evdesin birden,
    Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven
    Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
    Ve cümle yitikler, mağluplar, mahzunlar...
    Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
    Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
    İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı
    Hatırlar gibi bir gün camı açtığını,
    Duran bir bulut, bir kuş uçtuğunu,
    Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
    Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.
    Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
    Halay çeken kızlar misali kol kola.
    Ya sizler! Ey geçmiş zaman etekleri,
    İhtiyar ağaçlı, kuytu bahçelerden
    Ay ışığı gibi sürüklenip giden;
    Geceye bırakıp yorgun erkekleri
    Salınan etekler fısıltıyla, nazla.
    Ebedi aşığın dönüşünü bekler
    Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
    Artık olmayacak baharlar içinde.
    Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
    Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış;
    Her garipsi ayak izi kar içinde
    Dönmeyen aşığın serptiği çiçekler.
    Ya sen! Ey sen! Esen dallar arasında
    Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
    Ne istersin benden akşam saatinde?
    Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
    Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
    Hatıraların bu uyanma vaktinde
    Sensin hep, sen, esen dallar arasından.
    Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
    Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
    Çıkmaz artık sular altından o dünya.
    Bir duman yükselir gibidir kederden
    Macerası çoktan bitmiş gibi o şeylerden.
    Amansız gecenle yayıl dört yanıma
    Ey unutuş! Kurtar bu gamlardan beni.