Ahmet Muhip Dıranas ve Yahya Kemal Beyatlı'nın edebi kişilikleri nasıldır

Soru & Cevap bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    Ahmet Muhip Dıranasın edebi kişiliği, Yahya Kemal Beyatlının edebi kişiliği

    Ahmet Muhip Dıranasın edebi kişiliği
    Değişik hece kalıpları ile yazdığı şiirlerinde, aşk, tabiat, mutluluk gibi temaları temiz birTürkçe ile işlemiştir. Baudlaire'nin sembolizminden etkilenerek ses ve şekil mükemmelliği taşıyan güzel şiirler yazmıştır. Tiyatro eserleri, tercüme ve adapteleri, incelemeleri ve makaleleri de vardır. Tevfik Fikret'in 62 şiirini günümüz Türkçe'sine çevirdi.

    Halk şiiri geleneğinden yararlanarak şiirde ölçü ve uyağa önem veren Dıranas, Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin ustalarındandır. Baudelaire'den etkilenmiştir, ilk şiirlerinde sembolizmin etkisi vardır. Şiirlerinde biçim ve ahenge önem veren şairin yalın bir dili vardır. Şiirlerinde doğa, aşk konusunu ve bireysel konuları işlemiştir. Yurdun güzelliklerini ve bunların yüceliğini anlatan şiirleri vardır. Şiirlerinde hüzün ve umutsuzluk da vardır. Fahriye Abla, Serenad, Olvido adlı şiirleri çok tanınmıştır. Şiirleri Şiirler adlı bir kitapta toplanmıştır. Gölgeler, O Böyle İstemezdi gibi oyunları vardır.

    Yahya Kemal Beyatlının edebi kişiliği
    Yahya Kemal, yetişme tarzı, kültürü, tesirleri ve her hali Türk olan davranışlarıyla milli şahsiyetlerimizden biridir. Paris'te Siyasal Bilgiler Fakültesinde derslerini takip ettiği Albert Sorel'in kuvvetli tesiri altında kalarak Türk tarihini incelemeye başladı. Jean Moréas, Baudelaire, Verlaine gibi Fransız şairlerinin edebi mülahazalarını iyi kavradı.Paris'e gidişi bir kaçış olduğu halde orada, bilhassa Jön Türkler tarafından organize edilen siyasi faaliyetlere katılmayarak sanat çevrelerinde kendini yetiştirdi. Bu yıllarda, İstanbul'da parlayıp sönen Servet-i Fünun şiiri tesirinden kendini kurtardı.

    Klasik divan şiirini ve konularını batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla milli bir ses ve yeni bir üslupla ele aldı. Avrupa dönüşü Yeni Mecmua'da, 'Bulunmuş Sahifeler' başlığıyla yayınladığı gazeller ve şarkılarla tanındı. Bu neo-klasik şiirler, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür. Milli değerlerimize dayanmayan Batı taklitçiliğinin olamıyacağını bunun için de şiir ve yazılarıyla hiç gösterişe kapılmadan milli sanatı kurmaya çalıştı. Onda tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir.

    Yahya Kemal Beyatlı şiirlerini, makale ve hikayelerini sağlığında kitaplara toplamamış; eserleri dergilerde, birçok gazetelerde dağınık kalmıştı. Ölümünden sonra dostları ve talebeleri tarafından bir 'Yahya Kemal'i Sevenler Cemiyeti' kurulduğu gibi, İstanbul Fetih Cemiyetine bağlı bir de Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi açıldı (1961). Hakkında yayınlanmış kitapların sayısı on beşi geçer. Usta bir şiir yapısına ve kelime işçiliğine sahip olan Yahya Kemal, yüzyılımızın en başarılı Türk şairlerindendir.

     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 7 Ocak 2011