Aciyi Kurutan Dudaklar

Aşk Şiirleri bölümünde yer alan bu konu HENA tarafından paylaşıldı.

  1. HENA

    HENA Üye

    :love:ACIYI KURUTAN DUDAKLAR

    Acıların ülkesinde doğmuş bir biçare,
    Hiç bir zaman düz bir çizgisi olmayan,
    Ruhunun satılmadığı, bedeninin satılmadığı bir an,
    Hiç görmedim ve göremeyeceğim herhalde,
    Bir kere olsun bile...

    Ülkesinde, yankılanıp duvarlarda çınlayan
    Çorak bir ses vardı,
    Bitkileri kurutan, tüyleri inmeksizin uyandıran.
    O ses ki bir kez olsun bir can almasın.
    Mutlak, bir can kurban olarak verilir.
    Biçare sıranın ne zaman kendisine geleceğini düşünür.
    Oysaki çizgilerini düzeltmek için ufacık bir ümidi vardı.
    Belki de yolun yarısında kenar mahallelerde
    Mile oynama arzusuyla yanıyordu.
    Haşarı bir çocuk olup
    Altına umarsızca yapmak istiyordu.
    Bu kadar karanlık bir ortamda bunları görebiliyordu.
    Hey Arkadaş yak artık lambanı!
    Engellerin ne kadar ölümsüz olsa da,
    Dinamit koy tabanına.
    Yapamayacaksın, çünkü elini kaldıramazsın.
    Enerjin kurumuş, neslin kurumuş.
    Sen ve ben hiç göremedik bunları
    Ve göremeyeceğiz.

    Acılar doğurmuştu bizi.
    Kaderimiz ve ülkendeki insanların kaderi,
    Acı ve kan üzerine oturtulmuştu.

    İçilen bizim kanımızdı.
    Fakat bitmedi yıllardır ve bizi ayakta tutan
    Sadece O kan.

    Sancıyla kıvranacak takat kalmamış,
    Ama alıştık arkadaş,
    Acıya, nefrete ve zora.
    Ben sana alıştım arkadaş.
    Fakat karşımda bir sen kalmıştın bana zorluk çıkarmayan.
    Seni de kaybediyorum yavaş yavaş...
    Ama belki sen bende kaybolursan,
    Beni arkamdan vurursan,
    Belki bu bende bir çığır açar,
    Uzun bir atlayış gerçekleştiririm.
    Bendimi bir çırpıda aşar,
    Acıların çocuğunu ellerimle öldürürüm;
    Hem de büyük bir zevkle...



    Temelimdeki acıları yıkarken belki kendimi de yıkacağım.
    Seni içimden söküp atarken belki kendimi satmış olacağım.
    Sessizlik ve uçarılık istiyorum ama bunu başaramıyorum aslında,
    Aradığım benim bağsız uçabilmek,
    Engelsiz atılabilmek ve çözmek sorunları,
    Gülmek, insanlara gülebilmek,
    Kendime gülümseyebilecek birilerini bulabilmek,
    İçimdeki acı temellerini yıkacak birini aşılayabilmek,
    Çocukluğuma dönmeden mile oynayabilmek
    Ve ikiyüzlü şahsiyetimi insanlara gösterdiğimde
    İçimdeki zevk çığlıklarının bir an olsun susması,
    O çığlıkların susmasa bile insanlara duyurulmaması,
    Ama çabalar fayda vermiyor,
    Yinede duyuyorlar...
    Aşacağım bunları, gülümseyen birilerini bulacağım.
    İçimdeki sen çık git hayatımdan.
    “Asıl ben” olmamı engelleyen sen
    Bana bak ve dinle beni!
    Bana verdiğin acının kaynağını nereden alıyorsun,
    Devamlı yağmurlu bir havada nasıl yaşıyorsun,
    Güneşlerin yok mu senin?
    Güzel duyguların ve aşkların;
    Duan olmadı mı hiç? ,
    Ümit bağladığın bir duan...
    Sana yardım etmesini beklediğin bir Allah’ın...
    Ne kadar zengin olsan senin hiç bir şeyin olmadı.
    Biliyormusun senin sende olan şeylerin ne kadar az? .
    Aslında sen yaptıklarının sahibi bile değilsin.
    Ama anlayamıyorum bu sonsuz enerjiyi nereden bulursun?
    Bu hiç kapanmayan musluğun suyu hangi dağdan?
    Aklının sermayesi nereden?
    Bunların hiçbiri sana ait değil sefil yaratık.
    Sen yaratılmışsın bir kere.
    Sen seni yaratana şükret ki hayattasın.
    Ama bu senin içimden çıkmana engel olamayacak,
    Çirkef şahsiyetini, acılarını bana kusmana artık izin vermeyeceğim.
    Senin içine fışkırtacağım gülümsemeyle,
    Ruhunda güneşleri açtıracağım.
    Ama bu durumun hiç bir zaman affettirmeyecek seni,
    Senin bir zamanlar ne kadar insafsız olduğun gerçeğini unutturmayacak
    Ve senin içimden çıkmanı, sonsuza dek rahatsız etmemeni engelleyemeyecek.

    Artık çıktın içimden...
    Çıktın mı?

    Hiç görmedim, belki de göremeyeceğim.
    Çünkü hiç hissetmedim,
    Nasıl bir duygu bilemedim, sensiz bir an...

    Artık çıktın içimden...
    Çıktın mı?

    Hiç bilmediğim bir duygu, evet.
    Zaten hiç görmediğim bir şeyi yaşıyorum.
    Seni hayatımdan attım ve hayata gülüyorum.
    Sensiz bir hayatta başka sensizlikler arayışındayım.
    Gülüşüme karşılık verecek bir gülüş arıyorum,
    Bir gülüş ve bir öpüş...
    O gülücük ve öpücük “Acı” ateşini söndürecek
    Ve benden hayat dolu bir ben ve nesiller doğuracak...
    Bana gülen
    Ve beni öpen o dudakları görüyor gibiyim...


    FERİT EMRE ADAKLI :love:

     
  2. MaVi_HoRoZ

    MaVi_HoRoZ Üye

    Biraz zamanımı aldı ama okumak paylaşım için saol! :)