30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Gündem bölümünde yer alan bu konu Ömer tarafından paylaşıldı.

  1. Ömer

    Ömer Yönetici

    Zafer Bayramınız Kutlu Olsun, 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
    [​IMG]

    30 Ağustos Zafer Bayramı 89. yıldönümünde ayrıca Ramazan Bayramının coşkusunu yaşıyoruz. Çifte bayram diye buna denir işte.

    30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, 89 yıl önceki milli mücadele azmine ve ruhuna atıfta bulunularak birlik mesajları verilirken, terörle mücadele konusunda da kararlı bir duruş sergilendi.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
    30 Ağustos Zaferi, aynı zamanda Anadolu’nun ebediyen Türk yurdu olduğunun ilanı, millet-ordu bütünleşmesinin göz kamaştıran sonucudur. İnanıyorum ki Türkiye, ekonomisiyle demokrasisiyle ordusuyla istikrarını koruyan, uluslararası alanda ağırlığını sürekli artıran güçlü bir ülke olarak yükselmeye devam edecektir. Ülkemizin birlik ve bütünlüğünün korunması, halkımızın huzur ve esenliğinin sağlanması için yüksek bir vazife şuuruyla görevini yapan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının, bu mücadeledeki fedakârlıkları takdire şayandır.

    Başbakan Tayyip Erdoğan
    Tarihten silinmek istenen milletimizin, bilakis tarihe yön vermeye devam edeceğinin en açık mesajlarından biri olan bu zafer, milli belleğimizden asla silinmeyecektir. Bugün hepimize düşen görev, cumhuriyetimize ve kazanımlarına hassasiyetle sahip çıkmak, ülkemizi uygarlık yarışında en üst sıralara taşımak olmalıdır. Nitekim, Türkiye bugün demokraside, ekonomide, ulaşımda, eğitim ve sağlıkta katettiği mesafelerle; adalete, hukuk devleti ilkesine, insan hak ve hürriyetlerine olan bağlılığıyla muasır medeniyetlerin üzerine çıkma hedefine her zamankinden çok daha yakındır.

    TBMM Başkanı Cemil Çiçek
    Bağımsızlık mücadelesinin ardından kurulan Cumhuriyetimiz, gelişen demokrasisi, güçlü ekonomisi, tarihi ve kültürel birikimiyle bölgesinin ve dünyanın ışık saçan ülkelerinden biri haline gelmiştir. Dünyanın güçlü ve etkin ordularından birine sahip olan Türkiye, milli bütünlüğümüze ve güvenliğimize yönelik tehlikeleri bertaraf edecektir. Kahramanlığı ve cesaretiyle tarihte özel bir yer edinen askerimiz bölgesinde ve dünyada barış ve istikrarın güvencesidir.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
    30 Ağustos ruhuna ve azmine bugün de büyük bir ihtiyaç vardır. Ne var ki, bu kutlu zaferin anlamına ve sonuçlarına bütünüyle nüfuz etmek yerine, tüm dikkatler 30 Ağustos’taki tebrigatı kimin kabul edeceği hususuna odaklanmıştır. Dönemsel güçlerinden dolayı şuurları kapanarak milletimizin anlam kaynaklarını heba eden gafiller, elbette er ya da geç haklarında verilen milli hükümden kurtulamayacaklardır.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
    30 Ağustos Zafer Bayramı, hem Cumhuriyete ve demokrasiye açılan bir kapı, hem de çoğulculuğa ve çok sesliliğe giden yoldur. 30 Ağustos, Atatürk ilke ve devrimlerinin filizlenerek kök salmaya başlayacağı sürecin yolunu açan Zafer Bayramının tarihe kaydedilişidir.

    Günün Anlam ve Önemi
    Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.

    Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919′da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919′da Ankara’ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920′de TBMM’yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı’nın merkezi Ankara oluyordu.

    TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. “Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü”nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu’da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar’a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini verdi.

    Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e “gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verildi.

    Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld”. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922′de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos’ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te vardı.

    Bu savaş, Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922′de İzmir’in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline “dur” diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.