2014 Mevlid Kandili Ne Zaman

Mübarek Gün ve Geceler bölümünde yer alan bu konu cicozz tarafından paylaşıldı.

  1. cicozz

    cicozz Çocukluk cicozlarda saklı

    2014 Mevlid Kandili Ne Zaman - 2014 Mevlid Kandili Tarihi - Mevlid Kandili 2014 - Mevlid Kandili Hangi Gün

    Sevgili peygamberimizin doğum günü olan Mevlid gecesi bu yıl 12 Ocak Pazar akşamını 13 Ocak Pazartesi gecesine bağlayan geceye denk geliyor.

    Mevlid Kandiliniz kutlarken, Resül-ü Ekrem Aleyhisselam'a salat ve selam ederiz.

    Mevlid Kandili üzerine

    Sene miladi (571).Mekke’de yeni bir devre. Artık günler bir başka gün, geceler de bir başka gece olacaktır.

    Çünkü bu gecenin sabahına karşı dünyayı yeni bir isim şereflendirmektedir.

    Hazret-i Muhammed aleyhisselâm...

    Nitekim O’nun teşrifinden sonra insanlık yeniden doğmuş gibi bir yeniliğe ulaşmış, ne kız çocukları bir daha diri diri gömülmüş, ne de fakirler, zayıflar bir daha ezilmeyle yüz yüze kalmışlardır. Çünkü O, kırk yaşından sonraki nübüvvet günlerinde anlayışını ilân etmiştir:

    - Sizin en zayıfınız (haklı olduğu takdirde) benim yanımda en kuvvetlidir. En kuvvetliniz de (haksız olduğu takdirde) en zayıfınızdır.

    Bu ses, Arabistan’da ilk defa yankılanmış, mazlumlar ilk defa böyle bir arka çıkan bulmuş, zalimler de yine ilk defa böyle bir karşı koyanla karşılaşmışlardır.

    Zaten kader O’nu, bunların halini bizzat anlayacak şekilde mahrumiyet ve mazlumiyet içinde yaşatmıştır.

    Nitekim doğumundan iki ay önce babasını, doğduktan altı sene sonra da annesini kaybetmiş, kimsesizliğin, yalnızlığın acılarını bizzat çekerek hayatını sürdürmüştür.

    Nitekim O’nun altmış üç yaşında vefatından sonra arkasından gözyaşı dökenlerin sözleri de bunu ifade etmektedir:

    - Gitti yetimlerin, yoksulların, zayıfların koruyucusu!

    * * *

    Kimsesiz köylünün biri bir gün Mekke’nin pazarına getirdiği köy mahsullerini satmak üzere iken biri gelip elinden mahsullerini almış, sonra da ‘Bekle, paranı getireceğim’ diyerek ortadan kaybolmuştu. Durumu görenler köylüye, bunun Ebu Cehil’in bir yakını olduğunu, para falan getirmeyeceğini ifade etmişlerdi. Çaresiz köylü Kâbe’nin yanında Resulüllah (s.a.v.)’a boynunu büküp şikâyette bulunmuş, hakkının alınmasını istemişti.

    Efendimiz bu zayıf, kimsesiz, fakir köylünün önüne düşmüş, doğruca Ebu Cehil’in evine gidip kapısını çalmıştı. Öğle uykusundan kalkan Ebu Cehil karşısında Resulüllah (s.a.v.)’ı görünce şaşırmış, gözlerini ovalayarak bir daha, bir daha bakarken Efendimiz’den ikâzı almıştı:

    - Bu köylünün parasını hemen ver, yoksa?.. demiş, cümleyi burada bırakmıştı.

    Kekelemeye başlayan Ebu Cehil, hemen içeri gidip gaspedilen malın bedelini getirdikten sonra yakınları yanına gelmiş, kendisini ayıplamış:

    - Hani Muhammed’den korkmam, diyordun. Nasıl oldu da bir tek cümle ile köylünün parasını hemen verdin?

    Şaşkınlığını hâlâ üzerinden atamamış olan Ebu Cehil şöyle cevap vermişti.

    - Benim gördüklerimi siz de görseniz istediğini siz de yapardınız!

    - Ne gördün ki? diye sorulunca da şu karşılığı vermişti:

    - Eğer köylünün hakkını vermeseydim, iki omuzunda iki arslan hazır vaziyetteydiler. Hemen üzerime atlayıp beni parçalayacaklardı.

    Evet O, hep mazlumların, zayıfların, kimsesizlerin yanında olmuş, ezilenleri korumuş, yoksulları himayesine almıştır. Rabbi de O’nu hep desteklemiş, mucizelerle yardımında olmuştur.

    Bundan dolayıdır ki (634) tarihinde Medine’de vefatından sonra arkasından gözyaşı dökenlerin feryatları hep aynı olmuştur:

    - Gitti yetimlerin, yoksulların, kimsesizlerin koruyucusu!.. Ahmed Şahin

     
    Son düzenleme moderatör tarafından: 27 Ocak 2013