Avustralyalı Sarah Allen'in İslam'a duyduğu büyük ilgi ve ilk Ramazan orucunun onda oluşturduğu sevinç.
Dünya Bülteni
Oruç tuttuğum ilk Ramazan'da aslında Müslüman değildim. Ramazan geldiğinde yaklaşık bir seneden beri din araştırıyordum. İslam'ı araştırmaya başladıktan sonra

mükemmel bir dine duyduğum ilgi hızla artmaya başladı.
Hayatım yavaşça değişmeye başladı ve bunun tamamıyla farkında değildim. Daha mütevazi giyinmeye başladım ve daha da mütevazi bir karaktere sahip oldum. Sonunda huzuru bulduğumu hissettim. İlk önce niye değiştiğimin farkına vardım ve İslam'a girmeyi seçtim. Artık sadece kendi hayatımda değil

etrafındaki sevdiklerimle alakalı da büyük değişiklikler yapmam gerekiyordu.
Bu yüzden

din değiştirmemden sonraki adımları yavaş ve samimiyetle atmam gerekiyordu.
Ramazanın yaklaştığını fark ettiğimde

yeni bulduğum inancın merakımın giderilebilmesi için mükemmel bir fırsat olduğunu gördüm. Ramazandan beklentilerim

neyi ümit ettiğimle alakalıydı. Bütün bir gün boyunca aç ve susuz kalmak zor olacak diye düşündüm ve haklıydım. Bu güne kadar edindiğim en zor ve en mükâfatlı disiplin

yazın oruç tutmaktı.
Oruç tutarken hissettiğim şeyleri hiç beklemiyordum. Etrafınızda yemek yiyen ve sizin yaptığınız fedakârlığın farkında olmayan insanların olması sizin sadece azminizi daha da kuvvetlendiriyor.
O zaman dünyanın dört bir yanında aynı anda benim gibi sırf Allah rızası için oruç tutan

ağabeyler ve ablalar olduğunu düşündüm. Yaşayabileceğiniz en muhteşem his herhalde budur.
Oruç sırasındaki katettiğiniz manevi yol son derece olağan üstüdür. Kendinizi daha güçlü hissedersiniz ve her şeyin üstesinden gelecek bir güce ve azme sahip olduğunuzu düşünürsünüz. Tüm kötü alışkanlıklarınız sizden uzaklaşır ve yeni doğmuş bir insan gibi olursunuz. Manevi olarak daha da güçlenirsiniz

fiziksel olarak disipline olursunuz ve daha sosyal bir şekilde etrafınızda olup bitenlerden haberdarsınızdır.
Yemek ve su gibi bazı gereksinimleri elde edemeyeceğinizi bilmeniz size daha da büyük bir azim verir. Bunlar bizim için beklendik şeylerdik ama dul bir ablanın çocuklarını beslemeye çalışma mücadelesini veya bir ağabeyin hayatta kalma çabasını düşünmeyiz.
Ramazanda gördüğüm en önemli şey

yıl içinde insanlar nasıl yaşarsa yaşasın

Ramazan ayı boyunca bir ümmet ve mükemmel bir topluluk örneği oluşturmalarıdır. Gayri Müslimken veya Müslümanken Ramazanda oruç ibadeti aynıydı. Çünkü niyetim değişmemişti ve hâlâ aynıydı ama artık Müslüman olarak vazife ve sorumluluk bilincim daha da artmıştı. Tüm ilk Ramazanını geçirenlere ve sizlere her şeyin en hayırlısını diliyorum.
Sarah Allen

hayatının tamamını Sydney'de geçiren genç bir Avustralyalı Müslüman. Üç yıl araştırma yaptıktan sonra 2005 yılında İslam'ı seçti.