HarbiForum  
Bu Fırsat Kaçmaz
Geri git   HarbiForum > Kültür & Sanat > Biyografiler
Biyografiler bölümde Ahmet Hamdi Tanpınar konusunu görüntülüyorsunuz.

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Biyografiler Ünlü ve tanınınmış insanların hayat hikayeleri.


Yeni Konu aç Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18.04.08, 16:33   #1
♥_YoRguNeLLa_♥

 
P®€ñ§£$ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üye Hakkında
Üyelik tarihi: Mart 2008
HF Kimlik No: 52388
Konular: 360
Mesajlar: 2.009
Points: 68.059,25
Bank: 0,00
Total Points: 68.059,25
Rep Bilgisi
Rep Gücü : 967
Rep Puanı : 37367
P®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesiP®€ñ§£$ harbiforum sevilen üyesi
Hediyeler
PRENSESİME....(İÇİMDEN GELDİ) - (C@NSU) Teşekkür Ederim - HENA Derdini dinler , arkandan vurmaz.. Koynuna alır uyursun işte sana  ayıcık :D - Shadow_BoY .. - Lonely Forumda en sevdiğim kızına.Tatlı Cadı! - MaVi_HoRoZ
Çok Seviyorum onu.Cici Kız! - MaVi_HoRoZ Her ne derse desin cok temiz kız! - MaVi_HoRoZ Forum en gzl kızı ona kalp yetmez :) - MaVi_HoRoZ Bana kızcak gene ama kız olsun! - MaVi_HoRoZ Sana Kocaman bi kalp daha! - MaVi_HoRoZ
Ona kalp yetmez.Bi tanecik!!! - MaVi_HoRoZ DAha istion mu kız??? - MaVi_HoRoZ Bu da kalp! - MaVi_HoRoZ Bu da kalp!Yeter mi hı? - MaVi_HoRoZ Valla bi tancik bunlar yanında fıs ama elimden bu kadar geliyo! - MaVi_HoRoZ
No Message - MaVi_HoRoZ çok güzel - gitt saol - ninja25 prenses tacın kabul et :) - (C@NSU) calarsın artık foruma guzel bır parca:Dama turku olsun:D:D:D:D:D:D:D - bjk1903carsi
Standart Ahmet Hamdi Tanpınar


Ahmet Hamdi Tanpınar
Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Haziran 1901 tarihinde İstanbul'da doğduİstanbul'da Ravaz-i Maarif İbtidaisi'nde, Sinop ve Siirt rüşdiyelerinde, Vefa, Kerkük ve Antalya sultanilerinde öğrenim gördü Baytar mektebini bırakarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden 1923 yılında mezun oldu Erzurum, Konya ve Ankara liseleriyle, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı, aynı akademide estetik ve sanat tarihi dersleri verdi (1932 - 1939) 1939 yılında İstanbul Üniversitesi'ne Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak atandı Maraş Milletvekili olarak 1942-1946 yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulundu Bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptıktan ve Güzel Sanatlar Akademisinde eski görevinde çalıştıktan sonra 1949 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne yeniden döndü ve bu görevde iken 24 Ocak 1962 tarihinde İstanbul'da öldü


ESERLERİ
Şiir:
Şiirler (1961 - Bütün Şiirler)

Hikaye:
Abdullah Efendi'nin Rüyaları (1943), Yaz Yağmuru (1955)

Roman:
Huzur (1949), Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962), Sahnenin Dışındakiler (1973), Mahur Beste (1975), Aydaki Kadın (1987)

Deneme:
Beş Şehir (1946), Yahya Kemal (1967), Edebiyat Üzerine Makaleler (1969), Yaşadığım Gibi (1970)

Tarih:
XIX Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949), Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mektupları (1974 - Der Z Kerman)

HAKKINDA YAZILANLAR

Hazır Reçete Yok !
Her şey bizden bir yeni terkip bekliyor
Mahmut Çetin

Türk aydını, Osmanlı devletinin Batı karşısında çözülmesiyle yeni bir kültür dünyasına açılırBu çaba Osmanlı devletinin yıkılması ve onun değer yargılarının tasfiyesiyle hızlanırAydınlarımız bu maksatla önce yerli olanla islami olanı ayırıp, yerli olana bağlanmayı denerArdından yerli olan kültür kaynağını iyice daraltıp folklordan hareketle teorik bütüne ulaşmayı düşünürlerFolklordan hareketle bir çok fikri üretim yapılmasına rağmen, bu arayış asıl amaç olan ‘yeni bir teorik zemin’i oluşturamazITarih Kongresiyle ortaya yeni bir tez atılırTez şudur: “Bütün dünyaya şamil medeniyetin mebde ve menşei Orta Asya’dır”(1)

Erol Güngör esaslı bir eleştiriye tabi tuttuğu bu tezi şöyle özetlerYeni teze göre Orta Asya medeniyetin beşiğidirTürkler Orta Asya’da yaşarken bir kuraklıkla yurtlarından ayrılmışlar, dünyanın değişik yerlerine göç etmişler ve medeniyeti dünyaya yaymışlardırBu arada Anadolu, Mısır ve Mezopotamya’da yeni yeni medeniyetler kurmuşlardırEtiler, Hititler ve Sümerler gibiTürkler müslüman olunca yeni bir göç dalgasıyla yeniden Anadolu’ya ulaşmışlar, buradaki Eti , Hitit kültürleriyle yeniden kaynaşmışlardırAnadolu 4 bin yıllık Türk yurdudurCumhuriyetle bu en eski Türk kültürlerine sahip çıkılmıştır(2)

Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı zinciri Türk tarihinden bir sapma mı ?

Teorinin buraya kadar olan kısmı, Anadolu üzerinde gözü olan Batı ülkelerine karşı sevimli bir çıkış olarak görülebilirAncak teoriyi üretenler hızını alamayıp asıl Türk tarihinin kaynağını Anadolu Medeniyetleri adı altında Eti-Hitit-Sümer zincirine bağlar ve Türk tarihinin Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı zincirini asıl özden bir sapma olarak nitelerBu nedenle Türklerin müslümanlaşmasından sonraki dönemler, gözden geçirilmesi gereken dönemlerdirAydınlar başlangıçta -genellikle- kabul etmekle birlikte zaman bu tezi geçersiz kılar

İki ara bir dere: Batı

Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı dönemini es geçerek oluşturulmak istenen tarih anlayışlarının geçersizliği, arayış içindeki odakları, Batı medeniyetini evrensel tek bir medeniyet olarak görmeye ve ona entegre olmaya itmiştir

Batı medeniyetine entegre olma düşüncesi Nurullah Ataç tarafından teorik birliğe ulaştırılmaya çalışılırBelki de yabancılaşma dönemi boyunca sınırlı da olsa başarıya ulaşmış tek düşünce budur1938 yılından sonra fikir hayatımıza bu düşünce hakim olmuşturBu görüşe göre Batı medeniyetinin gelişme çizgisi, bütün insanlık için ortaktırBatı medeniyeti dışında ortaya çıkan medeniyetler ayrıktır ve onların ancak folklorik bir değeri vardırYerli medeniyetlerin tasfiye edilip, Batı medeniyetine adapte olmaları tarihi bir zarurettirBundan dolayı Yunan, Latin ve Fransız kaynaklarından Batı kültürü aktarılarak, pozitivizmde karar kılınmıştırResmi görüşe paralel olarak, Batı’dan aktarılan yeni fikir akımları sınıf ya da üretim temelinden yoksun olmasına rağmen siyasi yönelişlerde ve kadrolaşmada kaynak olmuşturBatı alıntılarıyla, aktarmacılığıyla devlete ‘kapılanma’ mümkün olduğundan resmi siyaset ve kültürü kendilerine göre yorumlayan siyasi gruplar, üretimden kaynaklanmayan gelirlerle ‘sübvanse’ edilerek ithal bir kültür ortaya konmuştur(3)Bu aktarma kültürün etkisi günümüzde azalarak sürmektedir

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ileri sürülen tarih görüşleri 1950 sonrası serbestlik ortamıyla, devlet görüşü olmaktan çıkmıştırBu görüşlerin ileri sürüldüğü dönemlerde ise daima karşı tezler var olmuştur

Kültüre dayalı çözüm: ‘değişerek devam etmek’

Bu karşı tezlerden biri de AnadoluculukturÖzellikle Yahya Kemal’in tarih görüşü bu isimle ifade edilmiştirBu görüşe göre Türk Tarihi, Malazgirt Zaferiyle başlarDilin ve milletin önceki macerası, bu tarihin bir çeşit mukaddimesinden ibarettirMalazgirt Zaferi, İstanbul’un Fethi ve Milli Mücadele, Fransız İnkılabı çapında ‘doğu rönesansı’na kaynaklık etmişlerdir

Yahya Kemal’in fikri halefi durumundaki büyük yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur adlı şaheserinde roman örgüsü içinde üç önemli tezi de yoğurmaktadırTarihinin sürekliliği, kültür devrimlerinin başarısızlığı ve milli çözüm: halkın gücü

Bizim üç ana başlıkta topladığımız Huzur tezleri, bütüncül bir tarih tezi ortaya koymuştur“Yalnız bir şeyi biliyoruzO da bir takım köklere dayanmak zarureti, tarihimize bütünlüğünü iade etmek zaruretibunu yapmazsak ikiliğin önüne geçemeyizMuvazalar daima tehlikelidir”(4)

Tarihi bütünlüğün sağlanması, yani tarihin bir takım zoraki tezlerle değil, sadece vakıa-olgu olarak değerlendirilmesini gerektirirTarihin belirli devirlerini tasviye edip yerine mantıki tezler teklif edememe durumu, toplumda mutlak bir yabancılaşmayı başaramasa da değer yargılarını yozlaştırmaktadır
Bu tahribat nedeniyle fertler, toplumlarına has hüviyetlerini temsil edemez hale gelmektedirHüviyetini bulamayan fertlerin oluşturduğu toplum bunalımlara gebe bir toplumdur “Evvela insanı birleştirmekVarsın aralarında hayat standardı yine ayrı olsun; fakat aynı hayatın ihtiyaçlarını duysunlar”(5)Köklerine bağlı fertler, farklı içtimai sınıflara mensup olsalar bile ‘biz şuuru’nu muhafaza edeceklerdir “Maziyi ihmal edersek hayatımızda ecnebi bir cisim gibi bizi rahatsız eder”(6) Tarihi birikimden kaçmak boşuna bir çabadırİnsan için hafıza neyse, millet için de tarih odurNasıl insan fikir değiştirebildiği halde hafızasını silip atamamaktaysa, milletler de günlük zaruretler nedeniyle tarihi birikimlerini silip atamazlarSilip atmaya kalktıkları durumda bile hayatın tabii akışı ‘günlük dayatma’ları geçersiz kılacaktırYabancılaştırmanın başarıldığı iddia edilen sömürge topraklarda bile toplumsal doku hepten silinememekte ve tarihi birikim ‘ecnebi bir cisim gibi’ insanları rahatsız etmektedir

Halkın içinde ve önünde aydın

Toplum için değişik bakış açılarıyla değişik tasnifler yapılabilirBunlardan biri de halk ve aydın ayırımıdırHalk ve aydın ikiliği yabancılaşma döneminin başından itibaren cemiyetimizde etkisini gösterirTürk toplumu için bu iki kesim de yeni dönemin rengini vermeğe tek başına yeterli değildirHuzur romanındaki karakterlerden Mümtaz, Türkiye’nin kültür birliği sağlanamadığından gelecekten ümitsizdirAncak romanın diğer kahramanı İhsan yani romandaki Yahya Kemal, “Güçlük varFakat imkansız değilBiz şimdi bir aksülamel devrinde yaşıyoruzKendimizi sevmiyoruzKafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede’yi Wagner olmadığı için, Yunus’u Varlaine, Baki’yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruzCoğrafya, kültür, her şey bizden bir yeni terkip bekliyor; biz misyonlarımızın farkında değilizBaşka milletlerin tecrübesini yaşamaya çalışıyoruz”(7) der

Başkasının hayatını yaşayamazsınız

Medeniyetlerin farklı gelişme çizgileri vardırAncak batıcı ortodoks görüşe göre Batı medeniyeti evrensel ideal gelişim sürecinden geçmiştirBu medeniyetin dışındaki medeniyetlerin yaşaması, Batı medeniyetine adapte olmasına bağlıdırBu görüş kültür hayatımıza hakim olmuş ve aydınımızı kültür ikiliğine yani kimlik bunalımına düşürmüştürBu hususta Tanpınar’ın işareti şudur: ‘başka milletlerin tecrübesi’nden faydalanılabilir, ama onun tecrübesini yaşamak mümkün değildir
__________________
İnsan bu ya, bırakıverir bazen elindeki hayatı
Kayıp gitmesini seyreder elinden zamanın
Ama hayat bu, kolay kolay bıraktırmaz kendini!
Ve illa ki öğretir kaçınılmaz dersini







(C@nsu)P®€ñ§£$
P®€ñ§£$ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet

Etiketler
ahmet, hamdi, tanpinar


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)

 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Konu açma yetkiniz yok
Mesaj yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesajlarınızı değiştirme yetkiniz yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hamdi Bey diye biri yok elecTRo Magazin 1 29.02.08 18:21
ahmet akdeniz257 Yeni HarbiForumcular 7 14.08.07 10:20
'Tanpınar Roman Yarışması' eser bekliyor Shakespeare Kültür 0 03.06.07 09:16


Forum Zaman Ayarları GMT +3 olarak ayarlanmıştır.
Şu Anki Saat: 13:43 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Koskoca Bir Alemden Bahsediyoruz.
Alemin En HarbiForumu
Akıldan Noksan Kişiler Taklit Yapadursun !!!

Valid XHTML 1.0 Transitional