|
|||||||
| Kayıt ol | Etiketler | Ajanda |
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 |
|
|
ELİNİ ÖPTÜRMEMEK İÇİN DİRENİŞİ...
![]() Atatürk fotoğraflarını renklendiren Ateş Akkor ve Engin Gökdeniz'in çalışmalarından biri. Tarih, 24 Temmuz 1927. Yer, Dolmabahçe Sarayı... Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhurbaşkanı sıfatıyla İstanbul'a ilk gelişinden 23 gün sonra. Sarayın merdivenlerinden inerken birisi elini öpmeye çalışıyor. O ise elini öptürmemek için direniyor. Ulusu daima üstte tutmanın erdemini hatırlatıyor. Ayrıca 'o' anda kendisinden yıllar yıllar sonra elini öptürmek için uzatan politikacılarımıza ders vermeye devam ediyor. Mücadelelerin adamı 'o' anda küçücük bir başka mücadele veriyor. VE YORGUN HALİ... ![]() Atatürk, fotoğrafın çekildiği 29 Mayıs 1936 tarihinde İsmet İnönü ile birlikte Harp Akademileri'nin tatbikatını izlemişti. Bu olaya ait çok fotoğraf var. Ve o gün çekilen fotoğrafların çokluğu bize, o gün epey yorulduğuna dair ipuçları veriyor. Bu pek bilinmeyen fotoğrafsa günün yorgunluğu kanıtlıyor. Gömleğinin yakasından bir düğme açmış, ayaklarını uzatmış, hemen hemen her fotoğrafta olduğu gibi sigarası elinde, kasketi dizinde yorgun ve dalgın bakıyor. ATAMIZ PLAJDA ![]() 17 Temmuz 1936'da İstanbul Florya plajında, denizin, kumun, güneşin keyfini çıkaran bir insan.. Türkiye Cumhuriyeti'nin Birinci Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk. Florya'da o gün sırtüstü uzanıp güneşlenmiş, sonra ne olduysa yerinden doğrulmuş ve 'o' anda da deklanşöre basılmış. Ve elbette sırtında deniz kumuyla ve mayosuyla fotoğrafının çekilmesine hiç aldırmamış. Hatta ulusun denizden, deniz sporlarından yararlanmasını teşvik için bu fotoğrafların yayımlanmasını istemiş... VE MUTLU HALİ..... ![]() Atatürk, 1919'daki ayrılışından sonra İstanbul'a hiç gidememişti. Zaferden sonra 1 Temmuz 1927'de İstanbul'a gitmek nasip oldu ve bu büyük bir olaydı tabii... İstanbul, halk tarafından gelin gibi süslenmişti. Kent,Atatürk'ü Marmara Denizi'nde karşılamıştı. Denizyollarının 13 küçük, 8 büyük vapuru Şirket-i Hayriye'nin 12, Haliç Şirketi'nin 7 vapuru Marmara Denizi'ne açılmıştı. Ayrıca tamamen dolu 20'den çok özel şirket vapurları da Adalar'a doğru yol almıştı. Diğer özel motorları, sandalları, kayıkları ve benzerlerini saymak mümkün değildi. Marmara Denizi vapurlar, motorlar, sandallar tarafından adeta istila edilmişti. 1 Temmuz sabahı Adalar açıkları böyleydi. Atatürk de 'o' anlarda böylesine mutluydu... ![]() Yıl: 1928.Türkiye Cumhuriyeti henüz 5 yaşında.Dünyaya meydan okuyan lider.Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni saygın bir devlet olarak kabul ettirmesinin haklı gururunu yaşıyor o anda.Çünkü bu masadakiler O'nun ve Türkiye'nin gücü karşısında saygı duymaktan başka birşey yapamayan dünya liderleri.Bu masada.Yani Atatürk'ün masasında o anda tam 32 kral ve 62 cumhurbaşkanı var. ![]() O sadece bir asker.Bir devlet adamı değildi.O her anlamda bir öğretmendi.Matematik.Geometri.Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi.İzmir Atatürk Lisesi'nde bir Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi.Kendine güvenen.Kendinden emin duruşuyla tam bir başöğretmendi. Sığırtmaç Mustafa ![]() 1929'un 15 Eylül günüydü.Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı.Atatürk yolda gördüğü 9 yaşlarındaki bir çocuğa yolu sordu.İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı.Birgün sonra Mustafa'yı tekrar buldu ve himayesine aldı.Okuttu.Her iki Mustafa takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet ederken böyle yansıdı o an'a. Afet İnan'la Dansı ![]() İçimizden Biri ![]() Cumhuriyet'in Kadınları ![]() Cumhuriyeti kuran.Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık sık yurt gezileri yapardı.İşte o gezilerden birinde çekilmiş bu o an.Türk kadınına hak ettiği çağdaş değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk kadınlarıyla çevrelenmiş. Renkli Yolculuk ![]() Ölümünden önceki yıllardı.Hastaydı.Ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu.Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği yeri yeterli bulmuyor.Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak istiyordu.Yorgundu.Ama biliyordu.Bu işte yorulmak yoktu.Zira O'nun yolundan devam edecek bir nesil düşlüyordu.Siyah-beyaz bir ülkeyi.Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir hale getirmişti.Yola devam etmek gerekirdi. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yasaklandı
|
Paylaşım için saol!!
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
vay be süper ötesi bişey
![]() ![]() ![]() :
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Bu konuyu aşağıdaki sitelere kaydet |
| Etiketler |
| atamiz ve, o an |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) |
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Buyurun Atamız | ibiramcan | Atatürk Köşesi | 0 | 31.01.08 11:09 |